<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Öz Diyarbakır Gazetesi | Son Dakika Diyarbakır Haberleri</title>
    <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com</link>
    <description>Diyarbakır haber, son dakika Diyarbakır haberleri için yerel sitemizi ziyaret edin! Diyarbakır'da trafik kazası, siyaset, spor ve diğer gelişmeler burada.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 05:49:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da fizyolojik doğum]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-fizyolojik-dogum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-fizyolojik-dogum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'dan Muğla'ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır'da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Fransa'da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla'ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa'da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye'de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı.</p>

<p>Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu'na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Hastane odası ev ortamını aratmadı</strong></h2>

<p>Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa'da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu'na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla'dan ailesiyle birlikte Diyarbakır'a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ali Tokyürek ise Muğla'da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu'nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, 'ben bu doktoru istiyorum' dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır'dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, 'benim için sorun değildir, gelebilirsiniz' dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa'da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye'de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa'da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-fizyolojik-dogum</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/d-o-g-u-m.jpg" type="image/jpeg" length="54204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da 13 yeni Aile Sağlığı Merkezi açıldı]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-13-yeni-aile-sagligi-merkezi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-13-yeni-aile-sagligi-merkezi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmek amacıyla 13 yeni Aile Sağlığı Merkezi, modern ve afetlere dayanıklı yapılarıyla hizmete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Diyarbakır’da birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla 13 yeni Aile Sağlığı Merkezi (ASM), Sağlık Bakanlığının güncel yönetmeliğine ve deprem güvenliği başta olmak üzere afetlere dayanıklılık standartlarına uygun şekilde hizmete açıldı. Yeni merkezlerle birlikte vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaşırken, hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Modern fiziki altyapıya sahip olarak projelendirilen Aile Sağlığı Merkezlerinde, muayene odaları, bebek-çocuk izlem alanları, aşı uygulama birimleri ve danışmanlık hizmetleri güncel standartlara uygun şekilde planlandı. Engelli erişimine uygun olarak tasarlanan merkezlerde, hasta ve çalışan güvenliği ile hizmet sürekliliği ön planda tutuldu. Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk, açılışı yapılan merkezlerle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>''Birinci basamak sağlık hizmetleri, sağlık sistemimizin en önemli yapı taşlarından biridir. Hizmete açtığımız 13 yeni Aile Sağlığı Merkezimizle birlikte vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha kolay, hızlı ve nitelikli şekilde ulaşmasını hedefliyoruz. Yeni yönetmeliğe uygun olarak planlanan bu merkezlerimizde; yalnızca hizmet kalitesini değil, aynı zamanda deprem ve afetlere karşı dayanıklılığı da esas aldık. Açtığımız merkezlerde çoğunlukla, ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde hekim sayısının artırılabileceği şekilde projelendirilmiştir. Bu sayede artan nüfus ve hizmet ihtiyacına hızlı ve etkin şekilde cevap verebilecek esnek bir altyapı oluşturduk. Amacımız sadece yeni merkezler açmak değil, aynı zamanda güvenli, sürdürülebilir ve güçlü bir birinci basamak sağlık hizmeti altyapısı oluşturmaktır. Bu doğrultuda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz’’ dedi.</p>

<p>Açılan yeni Aile Sağlığı Merkezleri ile birlikte Diyarbakır genelinde sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve toplum sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların daha etkin bir şekilde sürdürülmesi hedefleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-13-yeni-aile-sagligi-merkezi-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/asm-1.jpg" type="image/jpeg" length="86122"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da kalpte çifte müdahale aynı anda yapıldı]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-kalpte-cifte-mudahale-ayni-anda-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-kalpte-cifte-mudahale-ayni-anda-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır  Dicle Üniversitesi, sağlık alanındaki yenilikçi çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek kalp tedavisinde dikkat çeken bir başarıya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER </strong>- Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi, sağlık alanındaki yenilikçi çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek kalp tedavisinde dikkat çeken bir başarıya imza attı. Üniversitenin Kalp Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde, minimal invaziv yöntemlerle aynı seansta hem mitral hem de triküspid kapak onarımı başarıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ileri düzey işlem, Türkiye’de yalnızca sınırlı merkezlerde uygulanabiliyor olmasıyla öne çıkarken, Dicle Üniversitesi’nin güçlü sağlık altyapısını bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<h2><strong>Açık kalp ameliyatına alternatifte yeni dönem</strong></h2>

<p>İşlem, Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Faruk Ertaş liderliğinde gerçekleştirildi. “MitraClip” ve “TriClip” olarak bilinen kapalı yöntemlerle yapılan müdahale sayesinde hastanın kalbi durdurulmadan ve göğüs kafesi açılmadan tedavi sağlandı.</p>

<p>Geçmişte ileri düzey kapak hastalıklarında tek çözüm açık kalp ameliyatıyken, günümüzde bu tür minimal invaziv yöntemler sayesinde hastalar daha kısa sürede sağlığına kavuşabiliyor. Uzmanlara göre bu teknikler, hem riskleri azaltıyor hem de iyileşme sürecini hızlandırıyor.</p>

<h2><strong>Aynı seansta çifte müdahale</strong></h2>

<p>Dicle Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bu operasyonun en dikkat çekici yönü, mitral ve triküspid kapaklara aynı anda müdahale edilmesi oldu. Bu “çifte onarım” yöntemi, kalp kapak hastalıklarının tedavisinde yeni bir yaklaşımın mümkün olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Prof. Dr. Ertaş, yöntemin özellikle cerrahi riski yüksek hastalar için hayati önem taşıdığını belirterek, kasık damarından girilerek yapılan bu işlemin kapaklardaki kaçakları önemli ölçüde azalttığını ifade etti.</p>

<p>Operasyon sonrası hastanın kısa sürede toparlanarak ikinci gününde taburcu edilmesi, yöntemin etkinliğini ve güvenilirliğini gözler önüne serdi.</p>

<p>Türkiye genelinde sınırlı sayıda merkezde uygulanabilen MitraClip ve TriClip yöntemlerinin Diyarbakır’da başarıyla gerçekleştirilmesi, bölge için de önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>BAVER ŞAHİNLİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-kalpte-cifte-mudahale-ayni-anda-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 07:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/ameliyathane-1.jpg" type="image/jpeg" length="55703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da görevli uzmandan uyarı: Şiddetin tek bir nedeni yoktur]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-gorevli-uzmandan-uyari-siddetin-tek-bir-nedeni-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-gorevli-uzmandan-uyari-siddetin-tek-bir-nedeni-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman klinik psikolog Eylül Ünaldı, Kahramanmaraş ve Siverek’teki okul şiddetine dikkat çekerek, şiddetin tek bir nedenden değil; bastırılan duygular, ihmal edilen sorumluluklar ve görmezden gelinen ihtiyaçların birikiminden kaynaklandığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Diyarbakır’da görev yapan uzman klinik psikolog Eylül Ünaldı, Kahramanmaraş ve Siverek’teki okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek, şiddetin tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç olmadığını, çoğu zaman uzun süre görmezden gelinen ihtiyaçların, bastırılan duyguların ve ihmal edilen sorumlulukların birikimi olduğunu söyledi.</p>

<p>Ünaldı, hemen her güne yeni bir şiddet ve ölüm haberiyle başlarken, şiddetin daha küçük yaşlara ve okullara kadar sıçramış olmasının herkesi derinden sarstığını kaydetti. Okulun çocukların yalnızca akademik bilgi değil, aynı zamanda güven, aidiyet ve kendini ifade etme becerisi kazandığı bir alan olması gerektiğine işaret eden Ünaldı, “Maalesef birçok ihmalin ve eksikliğin bir araya gelmesiyle oluşan bir tablo söz konusu. Bunun en büyük nedenlerinden biri, ailelerin kendi ihtiyaçları ve rahatları doğrultusunda buna göz yummasıdır. Sosyal medya, video platformları ve oyunlar, denetimsiz ve rehbersiz kaldığında çocuğun gerçeklik algısını şekillendiren güçlü araçlara dönüşür. Çocuğun ne izlediğini, neye maruz kaldığını bilmemek, aslında onun iç dünyasından da habersiz olmak anlamına gelir. Bu noktada özellikle bilgisayar oyunları tek başına ‘suçlu’ ilan edilemez, ancak içeriklerinin niteliği ve kullanım biçimi son derece belirleyicidir. Şiddetin ödüllendirildiği ve empati kurma alanı bırakmayan oyunlar, özellikle küçük yaştaki çocuklar için riskli bir zemin oluşturabilir. Uzun süreli ve denetimsiz oyun oynama, çocuğun gerçek dünyayla kurduğu bağı zayıflatabilir, duygularını tanıma ve ifade etme becerisini köreltebilir. Bu nedenle sınır koymak ve çocuğa içeriklerle ilgili rehberlik etmek oldukça önemlidir. Burada sorumluluk açıkça yetişkinlere düşer’’ dedi.</p>

<p>Ünaldı, çocukların duygusal gelişiminin de çoğu zaman göz ardı edildiğine değinerek, ‘'Duygu düzenleme becerisi kazandırılmadan büyüyen, kendini ifade etmesine alan açılmayan ve çoğunlukla ceza yaklaşımıyla yetiştirilen çocuklar, yaşadıkları yoğun duygularla baş etmekte zorlanabiliyor. Ayrıca yalnızca fiziksel şiddete değil, şiddetin her türüne maruz kalmak da bu yükü ağırlaştırıyor’’ diye konuştu.</p>

<p>Diğer taraftan okullardaki rehberlik ve psikolojik destek sistemleri oldukça yetersiz kaldığını bildiren Ünaldı, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘’'Bir rehber öğretmene düşen öğrenci sayısının fazlalığı, çocukların yeterince fark edilmemesine neden oluyor. Sistemimizde ağırlıklı olarak akademik düzenlemeler yapılmaya çalışılırken, çocukların gelişiminin en önemli boyutlarından biri olan psikolojik ve sosyal gelişim alanları geri planda kalıyor. Bir çocuğun bile fark edilmesi ve gereken desteği alabilmesi, bazen büyük bir krizin yaşanmasını önleyebilir. Duygularını ifade edemeyen ve anlaşılmadığını hisseden bir çocuk, zamanla bu birikimi sağlıksız yollarla dışa vurabilir. Dizi ve filmlerde şiddetin sıradanlaştırılması, bir güç göstergesi ve kahramanlık olarak sunulması, hem çocukların hem de yetişkinlerin zihninde zamanla normalleşmeye yol açtığı gibi, değer yargıları henüz gelişmemiş olan çocuklar üzerinde düşündüğümüzden daha derin izler bırakabilir. Bir başka kritik ama çoğunlukla gözden kaçan konu ise medyada çıkan haberlerin çocukların yanında izlenmesi ve konuşulmasıdır. Sürekli şiddet haberlerine maruz kalan çocuklar, dünyayı güvensiz ve tehlikeli bir yer olarak algılamaya başlayabilir. Bu durum, çocukların kaygılarını artırabileceği gibi bazı durumlarda şiddeti bir çözüm olarak normalleştirmesine de neden olabilir. Bu noktada ailelere düşen bazı önemli sorumluluklar vardır: Şiddet içerikli haberleri mümkünse çocukların yanında izlememek, İzlemek zorunda kalındığında içeriği çocuğun yaşına uygun şekilde açıklayarak rehberlik etmek, 'Sen şu an güvendesin, biz yanındayız' duygusunu pekiştirmek, Çocuğun merak ettiği sorularını geçiştirmek yerine açık ve sakin bir şekilde yanıtlamak, Haber sonrası çocuğun duygusunu sorarak onun iç dünyasına alan açmak gerek.’’</p>

<h2><strong>''Tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç değil’’</strong></h2>

<p>''Tüm bunlar göz önüne alındığında çözüm, suçlu aramaktan çok sorumluluğu paylaşmaktan geçiyor’’ diyen Ünaldı, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>‘’Şiddet, tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç değil, çoğu zaman uzun süre görmezden gelinen ihtiyaçların, bastırılan duyguların ve ihmal edilen sorumlulukların birikimidir. Hepsi göz önüne alındığında çözüm, suçlu aramaktan çok sorumluluğu paylaşmaktan geçiyor. Okullarda daha güçlü psikolojik destek sistemleri kurmak, ailelerin çocuklarıyla daha nitelikli zaman geçirmesini ve onlara rehberlik etmesini teşvik etmek, dijital içeriklerin kullanımı ve izlenmesi konusunda daha sınır koyan, takip eden ve rehberlik eden bir yaklaşım benimsemek. En önemlisi de çocukları gerçekten dinlemek. Çünkü bazen bir çocuğun duyulması, anlatılamayan bir hikâyenin şiddete dönüşmesini engelleyebilir.’’</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYARBAKIR, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-gorevli-uzmandan-uyari-siddetin-tek-bir-nedeni-yoktur</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/siddet-int.jpg" type="image/jpeg" length="25331"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yemek borusu kapalı doğan bebek, Diyarbakır’da sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/yemek-borusu-kapali-dogan-bebek-diyarbakirda-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/yemek-borusu-kapali-dogan-bebek-diyarbakirda-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada 5 binde bir görülen doğum sonrası bebeklerde yemek borusunun kapalı olması durumu Diyarbakır'da yaşandı. Yeni doğan bir bebek, yemek borusunun kapalı olması üzerine hemen ameliyata alınarak sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde 5 binde bir görülen sağlık problemi yaşandı. Yeni doğan bebeğin yemek borusunun kapalı olduğunu fark eden çocuk cerrahisinden Op. Dr. Taner Kamacı bebeği hemen ameliyata alıp sağlığına kavuşturdu.</p>

<p>Op. Dr. Kamacı, hastanın yemek borusunun kapalı olarak dünyaya geldiğini söyledi. Op. Dr. Kamacı, "Bizim 'özofagus atrezisi' dediğimiz bir rahatsızlıkla dünyaya geldi. 38 haftalık, 3 kilo 70 gram olarak zamanında doğmuş bir bebeğimiz. Yeni doğan tüm bebekler yemek borusu kapalı olabilir mi diye midesine bir hortum ilerletilerek yemek borusu kontrol edilir. Bu hastamıza yapılan muayenede hortumun mideye geçmemesi ve tükürüğünü yutamaması şikayetleri olması üzerine hasta bize haber verildi. Biz hastayı gördüğümüzde hortumu ilerletemedik ve çektiğimiz filmlerde de bebeğimizin yemek borusunun doğuştan kapalı olduğunu gördük ve özofagus atrezisi tanısını koyduk. Yemek borusunun kapalı olması yaklaşık 5 bin doğumda bir görülen nadir ve ağır konjenital anomalilerden bir tanesidir. Ağır bir hastalık. Farklı tipleri olmakla birlikte en sık görülen tipi, yemek borusunun üst ucunun kör sonlandığı ve alt ucunun ise mideden gelip nefes borusuna girdiği fistüllü tip atrezidir. Böylece yemek borusunun iki ucu birbiriyle birleşmemiş olur. Bizim hastamızda da bu tip vardı. Yani üst taraf kapalı, alt taraf nefes borusuna girmiş durumdaydı" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Durumu tespit ettikten sonra aileyle konuştuğunu ve aile onayını aldıktan sonra bebeği ameliyata aldığını anlatan Op. Dr. Kamacı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>''Yaptığımız ameliyatta, mide tarafından gelip nefes borusuna giren yemek borusunun alt ucunu oradan ayırıp, üst ucunu serbestleştirerek iki ucu birbirine anastomoz edecek şekilde ameliyatı tamamladık. Bu ameliyat göğüs bölgesinden, sırta yakın bir alandan yapılan kesiyle gerçekleştirildi. Başarılı bir ameliyat geçti. Yaklaşık 4 saatlik bir ameliyatla bebeğimiz sağlığına kavuştu. Ameliyattan sonra hastamızı yoğun bakıma aldık ve yaklaşık bir aylık zorlu bir yoğun bakım süreci oldu. Yoğun bakım doktorlarımız ve hemşirelerimizin desteğiyle bu süreci de başarıyla tamamladık. Ardından hastamızı ağızdan beslenir şekilde, şifa ile taburcu ettik. Şu an hastamız bugün kontrolüne geldi. Kontrolünde her şey yolunda. Bebeğimiz sağlıklı. Bundan sonra kendisine sağlıklı ve uzun bir ömür diliyoruz.''</p>

<p>Anne Nazlıcan Çavdar ise gebelikte şüphelendiklerini ancak mide yapısı çok düzgün olduğu ve fistüllü olduğu için anne karnında kesin olarak anlaşılmadığını söyledi. Çavdar, "Bu da çok nadir görülen bir durum. Bu yüzden anne karnında fark edilmesi de çok zormuş. Biz de fark edemedik. Şüphelenildi ama mide yapısı düzgün denildiği için ihtimal elendi. Doğumdan sonra bebeği daha göremeden solunum sıkıntısı yaşadığı fark edilip aspire edilmek üzere alındı. Uyandığımda eşim haberi almıştı. Bu benim için büyük bir şok oldu çünkü beklemiyorduk. İhtimali tamamen elemiştik. Riskli bir ameliyattı, yaklaşık 5 saat sürüyor. Ameliyat başarılı geçse bile çocuğun anesteziyi kaldıramama ihtimali vardı. Bu benim için adeta bir kabustu ve şoka girmiştim. Süreç çok net hatırladığım bir süreç değil aslında. Ama en büyük şansımız Taner Hoca oldu. Alanının en iyilerinden biriymiş, hatta belki en iyisidir, bilemiyorum. Sonradan araştırdık. O süreçte çok şey yapamadık ama doğumun komplikasyonları göz önüne alındığında sağlıklı bir süreç olması adına iyi bir hastane seçmeye çalışmıştım. Öyle de oldu. Doğru yerde, doğru müdahale ve doğru zamanlama ile çok şükür hiçbir problem yaşanmadı. Bebeğimiz sağlıklı şekilde taburcu oldu. Şu an herhangi bir sağlık problemi yok. Sürecin getirdiği zorluklar var, onlar da bir süre daha devam edecek" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYARBAKIR, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/yemek-borusu-kapali-dogan-bebek-diyarbakirda-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/y-e-m-e-k-2.jpg" type="image/jpeg" length="26537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’a sağlık takviyesi: Çocuk Nefrolojisi uzmanı göreve başladı]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakira-saglik-takviyesi-cocuk-nefrolojisi-uzmani-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakira-saglik-takviyesi-cocuk-nefrolojisi-uzmani-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda böbrek hastalıklarının tanı ve tedavisinde kritik rol oynayan çocuk nefrolojisi uzmanı Diyarbakır’da göreve başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 127. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü kurası kapsamında Diyarbakır’a atanan Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Çiğdem Oruç, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ek Binası’nda görevine başladı. Yeni görevlendirme, bölgede çocuk sağlığı alanında önemli bir ihtiyacın karşılanması açısından dikkat çekti.</p>

<p>Çocuklarda böbrek sağlığı için hayati uyarılar</p>

<p>Göreve başlayan Uzm. Dr. Çiğdem Oruç, çocuk nefrolojisinin bebeklikten erişkinliğe kadar geniş bir yaş grubunu kapsadığını belirterek böbreklerin vücut için hayati görevler üstlendiğini vurguladı. Böbreklerin kanı süzme, zararlı maddeleri idrarla atma, su-tuz dengesini sağlama, kan basıncını düzenleme ve kemik gelişimine katkı sağlama gibi kritik işlevleri bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Oruç, çocuklarda en sık görülen sorunlardan birinin idrar yolu enfeksiyonları olduğunu belirterek şu belirtilere dikkat çekti:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sık ateşlenme</p>

<p>İdrar yaparken ağrı</p>

<p>İdrar kaçırma</p>

<p>Karın ağrısı</p>

<p>Ayrıca idrarda protein ya da kan görülmesinin önemli böbrek hastalıklarının habercisi olabileceğini söyleyen Oruç, nefrotik sendrom, glomerülonefrit, doğuştan böbrek ve idrar yolu anomalileri, hipertansiyon, böbrek taşı, gece alt ıslatma, büyüme geriliği ve kronik böbrek yetmezliği gibi birçok hastalıkla ilgilendiklerini kaydetti.</p>

<h2><strong>Ailelere kritik çağrı: Belirtileri hafife almayın</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Oruç, ailelere önemli uyarılarda bulunarak çocuklarda göz kapaklarında veya ayaklarda şişlik, köpüklü idrar, idrarda kan, sık idrar yolu enfeksiyonu, açıklanamayan tansiyon yüksekliği ve büyüme geriliği gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Böbrek hastalıklarının erken teşhis edildiğinde çoğu zaman başarıyla tedavi edilebildiğini vurgulayan Oruç, düzenli takip, yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve hekim önerilerine uyumun hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2><strong>İl Sağlık Müdürlüğü’nden “önemli kazanım” vurgusu</strong></h2>

<p>Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise çocuk nefrolojisi alanında yapılan bu görevlendirmenin kent için önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Asiltürk, özellikle böbrek hastalıklarının tanı ve tedavi süreçlerinde bu branşın kritik rol oynadığını ifade ederek, “Bu gelişme hem ilimiz hem de çevre iller için memnuniyet vericidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MAHİR YÜKSEL</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakira-saglik-takviyesi-cocuk-nefrolojisi-uzmani-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/cigdem-oruc.jpg" type="image/jpeg" length="65366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da gebe okulları anne adaylarına yol gösteriyor]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-gebe-okullari-anne-adaylarina-yol-gosteriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-gebe-okullari-anne-adaylarina-yol-gosteriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da gebe okulları hizmetleri hız kesmeden sürüyor. Anne ve bebek sağlığını korumayı hedefleyen eğitimler, sağlıklı nesiller için önemli katkılar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER</strong> - Diyarbakır’da anne ve bebek sağlığını güçlendirmek amacıyla İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde yürütülen gebe okulu hizmetleri, il genelinde yaygın şekilde devam ediyor. Hastaneler ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde faaliyet gösteren bu okullar, anne adaylarının gebelik sürecini daha bilinçli, güvenli ve sağlıklı geçirmesine katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Sertaç Ayçiçek,</strong> yapılan bilgilendirme çalışmalarında gebe okullarının önemine dikkat çekti. Ayçiçek, bu hizmetlerin yalnızca gebelik sürecinde değil, gebelik öncesinde de önemli bir rehberlik sunduğunu belirterek, “Gebelik planlayan ya da gebelik sürecinde olan tüm kadınlarımızın bu eğitimlerden faydalanması gerekiyor. Eğitimlerde doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası süreçler detaylı şekilde anlatılıyor. Anne adaylarımız birebir eğitimler ve danışmanlık hizmetleri ile destekleniyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Normal doğum vurgusu ve erken teşhisin önemi</strong></h2>

<p>Normal doğumun önemine de değinen Ayçiçek, vajinal doğumun sezaryene kıyasla hem anne hem de bebek açısından daha sağlıklı bir süreç olduğunu ifade etti. Ayçiçek, “Normal doğum, anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirirken komplikasyon risklerini de azaltıyor. Bu nedenle doğru bilgilendirme büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.</p>

<p>Gebe okullarının bir diğer önemli işlevinin ise riskli gebeliklerin erken tespiti olduğunu vurgulayan Ayçiçek, bu sayede olası sağlık sorunlarının önüne geçilebildiğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Sağlıklı nesiller için çalışıyoruz”</strong></h2>

<p>Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, anne ve bebek sağlığının en öncelikli alanlardan biri olduğunu ifade etti. Asiltürk, “İlimiz genelindeki hastanelerimizde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde hizmet veren gebe okullarımız ile anne adaylarımıza kapsamlı eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Amacımız, gebelik sürecinin her aşamasında anne adaylarımızın yanında olmak ve sağlıklı nesillerin temellerini güçlendirmektir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AHMET BEŞENK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-gebe-okullari-anne-adaylarina-yol-gosteriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/gebe-okulu.jpg" type="image/jpeg" length="76540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da Yanık Merkezi yenilendi]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-yanik-merkezi-yenilendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-yanik-merkezi-yenilendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki 17 yataklı Yanık Merkezi, yapılan kapsamlı yenileme çalışmalarıyla daha modern ve donanımlı hale getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi </strong>bünyesinde hizmet veren Yanık Merkezinde gerçekleştirilen kapsamlı yenileme çalışmaları tamamlandı. Toplam 17 yatak kapasitesiyle hizmet sunan merkez, yapılan düzenlemelerle daha modern ve donanımlı bir yapıya kavuşturuldu.</p>

<p>Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında hasta odaları, banyo ve lavabo alanları ile iklimlendirme sistemi tamamen yenilenerek merkezin fiziki altyapısı güçlendirildi. Yapılan iyileştirmelerle birlikte hasta ve çalışan konforunun artırılması hedefleniyor. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, yenilenen merkezde incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Asiltürk, yanık merkezlerinin özellikle ağır ve komplike vakalarda hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, bu tür merkezlerin multidisipliner bir yaklaşımla 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet sunduğunu ifade etti. Diyarbakır’daki yanık merkezinin yalnızca il geneline değil, bölge illerine de hizmet verdiğine dikkat çeken Asiltürk, "Yanık vakalarında hızlı ve doğru müdahale, hastaların yaşam şansını ve tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle güçlü altyapıya sahip yanık merkezleri büyük önem taşıyor. İlimizde hizmet veren bu merkezimiz, hem teknik donanımı hem de uzman kadrosuyla bölgenin önemli sağlık birimlerinden biridir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-yanik-merkezi-yenilendi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/emre-asilturk-24.jpg" type="image/jpeg" length="14169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektronik sigara kalp krizine yol açıyor]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/elektronik-sigara-kalp-krizine-yol-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/elektronik-sigara-kalp-krizine-yol-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Zekeriya Doğan, Özellikle yeni nesilde artış gösteren sigara ve elektronik tütün ürünleri kullanımıyla birlikte obezite ve modern yaşamın getirdiği psikolojik faktörlerin gençleri kalp krizinde tahdit ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Kardiyovasküler hastalıklara bağlı can kayıpları dünya genelinde ilk sırada yer almaya devam ederken, kalp krizinin "yaşlı hastalığı" olduğu algısı her geçen gün değişmeye devam ediyor.</p>

<p>Kardiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, özellikle gençlerde artan kalp krizi vakalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle sigara, elektronik tütün ürünleri ve hareketsiz yaşamın yanı sıra psikolojik faktörlerin de büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Doğan; yaşam tarzı değişikliğinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Genç nesilde kalp krizinin artmasının en önemli nedenleri sigara ve elektronik tütün ürünlerinin kullanılması"</strong></h2>

<p>Son dönemde modern yaşamın getirmiş olduğu olumsuzlukların yanı sıra geleneksel risk faktörlerinin de kalp kirizine olan etkisinin sürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ülkemizde ve dünya genelinde kardiyovasküler sistemden ölüm maalesef en önemli nedenler arasında ve artış hala devam etmekte. Özellikle genç hasta grubunda kalp krizi vakalarının artmasının en önemli nedenleri arasında sigara ve elektronik tütün ürünlerinin kullanılması, obezite, modern yaşamın getirmiş olduğu yalnızlık ve kaygının tetiklediği depresyon yer alıyor. Tabii ki geleneksel risk faktörleri olan diyabet, tansiyon, obezite, hareketsiz bir yaşam ve sigara kadar geleneksel olmayan risk faktörleri de kalp krizinin önemli nedenleri haline gelmiş durumda."</p>

<h2><strong>"Kalp krizi önceden sinyal verir ve önlenebilir"</strong></h2>

<p>Kalp krizinin çoğu zaman öncesinde belirti verdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Doğan, "Kalp krizi önceden sinyal verir ve önlenebilir. 'Ben gencim, bana bir şey olmaz, 60 yaş üstünün hastalığıdır' diye yaklaşmamak lazım. Göğüste ağrı, sıkışma, nefes darlığı, sol kola, sağ kola ya da çeneye vuran ağrı tipik semptomlar olmakla beraber kadın hastalarda, şeker hastalarında ve yaşlı hastalarda nefes darlığı, yorgunluk ve baş dönmesi gibi klasik olmayan semptomlar da belirti gösterebilir. Ülkemizde de dünyada olduğu gibi genç yaşta kalp krizi vakalarının arttığı bir gerçek. Özellikle modern yaşamın getirdiği izolasyon, depresyon ve kaygı bozukluğu maalesef genç yaşta kalp krizlerinin görülme oranını artırmaktadır. Bununla birlikte özellikle elektronik sigara alışkanlığının da genç yaş grubunda sık olması da yine başlıca nedenler arasında" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"Şüphe varsa hemen 112 aranmalı"</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Doğan kalp krizi belirtilerinin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayarak, "Göğüste herhangi bir ağrı, sıkışma, kola ya da çeneye yayılan ağrı, bulantı, kusma, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerden herhangi biri olduğunda ‘şüphe varsa şüphe yoktur’ yaklaşımıyla 112 acilen aranmalıdır. Asla kişi kendi imkanlarıyla arabasına binip hastaneye gitmeye çalışmamalı ve mümkün mertebe yüksek riskli bir hastaysanız bunlar olmadan önce gereken önlemler alınmalıdır" dedi.</p>

<h2><strong>"Kendiniz ve sevdikleriniz için kalbinizi koruyun"</strong></h2>

<p>Kalp krizinden korunmanın mümkün olduğunu belirten ve dikkat edilmesi gerekenleri aktaran Doç. Dr. Doğan, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Sigara kesinlikle bırakılmalı, 'Ben gencim, kalp krizi geçirmem' anlayışından uzak durulmalı ve risk sınıfı iyi belirlenmelidir. Bununla ilgili olarak diyabet, hipertansiyon, obezitenin önüne geçmek için yaşam tarzı değişikliklerini kesinlikle hayatımıza katmalı ve hastalarımızın varsa mevcut kullandığı ilaçlara düzenli ve kontrollü bir şekilde devam etmesidir. Özetle 'Sigarayı bırak, hareket et ve yaşam tarzı değişikliklerini mutlaka olumlu bir şekilde hayatına kat. Kendiniz ve sevdikleriniz için kalbinizi koruyun ve kalbinizin size söylediklerine kulak verin'."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/elektronik-sigara-kalp-krizine-yol-aciyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2025/11/kalkrizi.jpg" type="image/jpeg" length="38329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evli olanlarda kanser riski daha az]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/evli-olanlarda-kanser-riski-daha-az</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/evli-olanlarda-kanser-riski-daha-az" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yapılan yeni bir araştırma, evli olan ya da geçmişte evlenmiş bireylerin, hiç evlenmemiş kişilere kıyasla genel olarak kanser geliştirme riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Miami Üniversitesi Miller Tıp Fakültesi’ne bağlı Sylvester Comprehensive Cancer Center tarafından yürütülen çalışma, Cancer Research Communications dergisinde yayımlandı.</p>

<p>Araştırmanın yazarlarından kanser epidemiyoloğu Prof. Dr. Paulo Pinheiro, bulguların evlilik gibi sosyal faktörlerin toplum genelinde kanser riskinin önemli göstergeleri olabileceğine işaret ettiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, bu sonucun evliliğin kanseri önlediği anlamına gelmediğini vurguladı. Sylvester merkezinden Prof. Dr. Frank Penedo ise evli olmayan bireylerin kanser risk faktörlerine daha fazla dikkat etmesi, gerekli taramaları yaptırması ve sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Daha önceki çalışmalar, evliliğin kanserin erken teşhisi ve tedaviye uyum açısından avantaj sağladığını ortaya koymuştu. Ancak yeni araştırma, evliliğin kanserin ortaya çıkma olasılığı üzerindeki etkisini inceleyen ilk kapsamlı çalışma olma özelliği taşıyor.</p>

<p>Araştırma kapsamında 2015-2022 yılları arasında 12 eyalette 100 milyondan fazla kişiyi kapsayan veriler analiz edildi. Çalışmada 4 milyondan fazla kanser vakası incelendi.</p>

<p>Bulgulara göre hiç evlenmemiş yetişkinlerde kanser görülme oranı, evli veya daha önce evlenmiş bireylere kıyasla belirgin şekilde daha yüksek. Özellikle bazı kanser türlerinde fark dikkat çekici düzeyde.</p>

<p>Hiç evlenmemiş erkeklerde anal kanser görülme oranı evli erkeklere göre yaklaşık 5 kat daha fazla</p>

<p>Hiç evlenmemiş kadınlarda rahim ağzı kanseri riski evli veya daha önce evlenmiş kadınlara göre yaklaşık 3 kat daha yüksek</p>

<p>Araştırmacılar, bu farkın özellikle HPV enfeksiyonu, tarama alışkanlıkları ve yaşam tarzı farklılıklarıyla ilişkili olabileceğini belirtti.</p>

<p>Genel tabloya bakıldığında, hiç evlenmemiş erkeklerin kanser geliştirme olasılığı evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 70 daha yüksek. Kadınlarda ise bu oran yüzde 85’e kadar çıkıyor.</p>

<p>Çalışmada ayrıca evlilik ile kanser arasındaki ilişkinin özellikle sigara, alkol ve enfeksiyonla bağlantılı kanserlerde daha güçlü olduğu görüldü. Buna karşılık meme, tiroit ve prostat gibi düzenli tarama programlarının bulunduğu kanserlerde farkın daha sınırlı olduğu tespit edildi.</p>

<p>Araştırmanın bazı sınırlılıkları bulunduğuna da dikkat çekildi. Daha sağlıklı yaşam tarzına sahip bireylerin evlenme olasılığının daha yüksek olabileceği belirtilirken, yine de özellikle 50 yaş üstü grupta evlilik ile düşük kanser riski arasındaki ilişkinin daha belirgin olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/evli-olanlarda-kanser-riski-daha-az</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/04/kanser-int.jpg" type="image/jpeg" length="70142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da doktorları şaşırtan görüntü: Yarım kilo ağırlığında 6 taş çıktı]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-doktorlari-sasirtan-goruntu-yarim-kilo-agirliginda-6-tas-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-doktorlari-sasirtan-goruntu-yarim-kilo-agirliginda-6-tas-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zihinsel engelli hastanın geç fark edilen hastalığı, ciddi böbrek hasarına yol açıyordu. Operasyon hayat kurtardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır'</strong>da kadın hastanın idrar kanalı ve mesanesinden çıkarılan yaklaşık yarım kilogram ağırlığındaki 6 taş doktorları bile şaşırttı.</p>

<p>Ergani ilçesinde yaşayan doğuştan zihinsel engelli 43 yaşındaki Leyla Özekinci, yaklaşık 8 yıl önce idrar yolu enfeksiyonu ve karın ağrısı şikayetiyle ailesi tarafından birçok kez farklı hastanelere götürüldü.</p>

<p>Özekinci'ye yapılan muayenelerde ilaç tedavisi önerildi.</p>

<p>Önerilen ilaçları kullanan ve aradan geçen süreçte şikayetleri daha da artan Özekinci'yi ailesi bu kez Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü.</p>

<p>Üroloji Bölümünde Opr. Dr. Süleyman Çankaya tarafından yapılan tetkiklerde, hastanın mesanesi ve idrar kanalında en küçüğü 2, en büyüğü 9 santimetre olan 6 taş tespit edildi.</p>

<p>Çankaya ve Opr. Dr. Yekta Bıçak'ın geçen hafta gerçekleştirdiği cerrahi müdahale ile hastanın idrar kanalı ve mesanesinde bulunan farklı ebatlardaki 6 taş yaklaşık 1,5 saat süren operasyonla çıkarıldı.</p>

<p>Bazı taşlar işlem sırasında kırılırken, taşların yaklaşık yarım kilogram ağırlığında olduğu belirlendi.</p>

<p>Taşların neden olduğu hasarın giderilmesi için böbreğine stent takılan hasta taburcu edildi.</p>

<h2><img alt="Böbrek Taş" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/bobrek-tas.webp" width="1200" /></h2>

<h2><strong>"Böbreklerin zarar gördüğünü tespit ettik"</strong></h2>

<p>Uzman Dr. Süleyman Çankaya, AA muhabirine, bazı şikayetlerle hastaneye getirilen hastada yapılan tetkikler sonucu idrar yolu enfeksiyonu tespit ettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu rahatsızlığın sık olmasından dolayı tomografi de çekildiğini ifade eden Çankaya, "Tomografi sonucunda böbreklerin zarar gördüğünü, böbreklerde genişleme olduğunu tespit ettik. İdrar kesesinde büyük 5 taş olduğunu, sağ böbrek kanalında da idrar kesesine yakın kesiminde yine büyük bir taş bulunduğunu gördük. Hasta zihinsel engelli ve kendisini ifade edemiyor. Bu sonuç üzerine ameliyat kararı aldık." dedi.</p>

<h2><strong>"Az rastladığımız taş şekillerinden"</strong></h2>

<p>Opr. Dr. Yekta Bıçak ise hastanın mesanesindeki ve idrar yolundaki taşları çıkarmak için açık operasyon kararı aldıklarını belirtti.</p>

<p><strong>Bıçak, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Hastanın idrar torbasında gördüğümüz taşları ve idrar kanalının tam idrar torbası ile birleşim yerindeki taşları açık operasyonla çıkardık. Hastanın kliniğimizde yatış, ameliyat ve taburcu süreci 3 gün sürdü. İdrar yolu enfeksiyonun tedavisi halen devam etmekte. Böbreklerin idrar torbasındaki taşlar ile hasarlanması nedeniyle aynı seansta idrar kanalından böbreğe uzanan, böbreklerin eski fonksiyonuna dönmesini sağlamak amacıyla stent uyguladık. Normalde idrar torbasında, idrar kanalında gördüğümüz taşlardan hacimce çok çok büyük taşlar. Az rastladığımız taş şekillerinden. Uyguladığımız stent ile böbrekteki hasarın geriye dönük normalleşmesini beklemekteyiz."</p>

<h2><strong>"Operasyon gerçekleşemeseydi böbrek kaybına dahi yol açabilirdi"</strong></h2>

<p>Hastaneye başvuruda biraz daha geç kalınması halinde daha büyük sağlık sorunları yaşanabileceğine dikkati çeken Bıçak, "Bu süreç bir süre daha devam etseydi, taşlar saptanmasaydı, operasyon gerçekleşemeseydi böbrek kaybına dahi yol açabilirdi. Yapılan operasyonla hastanın idrar torbasında, idrar kanalında ve böbreğinde herhangi bir taş bulunmamakta. Stent ise böbrek fonksiyonlarını toparlamakta. Hastanın 8 yıl çektiği ağrıyı gerçekleştirdiğimiz operasyonla gidermiş olduk." diye konuştu.</p>

<p>Bıçak, böbreklerde, mesanede, idrar kanalında taş görülmesine genetik yatkınlığın, sıcaklığın, beslenme tarzının, az su tüketiminin neden olabileceğine işaret ederek, hastanın zihinsel engelli olmasından dolayı kendisini ifade edememesinin de hastalığın geç saptanmasına yol açabildiğini söyledi.</p>

<h2><img alt="Taş4-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/tas4-1.webp" width="1280" /></h2>

<h2><strong>"Bu kadar büyük taş beklemiyorduk"</strong></h2>

<p>Hastanın kardeşi Eyyüp Özekinci ise ablasının uzun zamandır ağrıları olduğunu, götürdükleri hastanelerde önerilen ilaç tedavilerine rağmen sağlık sorunlarının düzelmediğini belirtti.</p>

<p>Artan şikayetleri üzerine ablasını Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdüklerini anlatan Özekinci, "Ablam engelli olduğu için kendisini ifade edemiyordu. Hocalarımıza çok teşekkür ediyoruz. Taşlar alındıktan sonra şimdi rahatladı. Taşları görünce şok olduk. Bu kadar büyük taş beklemiyorduk." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-doktorlari-sasirtan-goruntu-yarim-kilo-agirliginda-6-tas-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/tas4.webp" type="image/jpeg" length="43105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ani baş dönmesinde vertigo tehlikesi]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/ani-bas-donmesinde-vertigo-tehlikesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/ani-bas-donmesinde-vertigo-tehlikesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baş hareketiyle aniden ortaya çıkan baş dönmesi; vertigonun ilk belirtisi olabileceğini belirten KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şiddetli baş dönmesi, denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Vertigo şikâyeti ile başvuran hastalarda ilk adımın ayrıntılı değerlendirme olduğunu belirten KBB Uzmanı Nargız Salahova, "Baş dönmesi şikâyeti ile gelen hastalarımızın öncelikle detaylı hikâyesini alıyoruz. Baş dönmesinin nasıl başladığını, ne kadar sürdüğünü ve beraberinde başka şikâyetlerin olup olmadığını sorguluyoruz. Ardından muayene ile vertigonun kaynağını ayırt etmeye çalışıyoruz" dedi.</p>

<h2><strong>Santral ve kulak kaynaklı vertigo ayrımı</strong></h2>

<p>Vertigo farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini aktaran Dr. Salahova, bazı durumlarda sorunun beyinden kaynaklanabildiğini, bu durumlarda; şiddetli baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve belirgin dengesizlik ve çift görme gibi nörolojik belirtiler görülebildiğini söyledi. Bu tür durumlarda hastaların nöroloji uzmanına yönlendirildiğini ifade eden Salahova, "KBB alanında ise vertigonun en sık görülen nedeni kulak içindeki denge organıyla ilgili sorunlar. Bu hastalıkların başında halk arasında ‘kulak kristallerinin oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo geliyor. Kısaca BPPV olarak tanımlanan bu rahatsızlık, adından da anlaşılacağı gibi iyi huylu, kısa süreli ataklar halinde ortaya çıkan ve başın belirli pozisyonlarıyla tetiklenen bir vertigo türüdür." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın; özellikle 50 yaş sonrası bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Salahova, BPPV’nin genellikle şu hareketlerle ortaya çıktığını söyledi: Yatağa uzanma veya yatakta dönme, başın yukarı ya da aşağı hareket ettirilmesi, ani baş hareketleri gibidir."</p>

<h2><strong>Tanı ve tedavide manevralar kullanılıyor</strong></h2>

<p>Salahova, "BPPV’nin tanı ve tedavisinde özel manevralar uygulanıyor. Bu manevralarla kulak içindeki denge kristallerinin doğru konuma yönlendirilmesi ve baş dönmesinin ortadan kaldırılması hedefleniyor"dedi. Bazı hastalarda vertigo rehabilitasyonuna da ihtiyaç duyulduğunu belirten Salahova, "Sık tekrarlayan vertigo ataklarında dengeyi güçlendiren egzersizler uyguluyoruz. Stabiliteyi artıran egzersizler, proprioseptif çalışmalar ve gövde stabilizasyonu bu tedavinin bir parçası" diye konuştu.</p>

<h2><strong>Hareketsizlik vertigoyu artırabilir</strong></h2>

<p>Vertigo yaşayan birçok kişinin baş dönmesinin tekrar etmesinden korktuğu için hareket etmekten kaçındığını belirten Dr. Salahova, bunun yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti ve tedavinin önemli bir parçasının hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmek ve hareketsizliğin önüne geçmek olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Ne zaman doktora başvurulmalı</strong></h2>

<p>Baş dönmesi kısa süreli ve hafif olsa bile bazı durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmasını önerdi: Şiddetli ve uzun süren baş dönmesi, yürüme güçlüğü, çift görme veya konuşma bozukluğu ve şiddetli dengesizlik." </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/ani-bas-donmesinde-vertigo-tehlikesi</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/vertigo1.jpg" type="image/jpeg" length="79306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Minik mucize Diyarbakır’da hayata tutundu!]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/minik-mucize-diyarbakirda-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/minik-mucize-diyarbakirda-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin’de gastroşizis ile doğan bebek, Diyarbakır’da gerçekleştirilen zamanında müdahale ve başarılı ameliyat sayesinde sağlığına kavuştu. Uzmanlar erken müdahalenin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - Mardin’in Kızıltepe</strong> ilçesinde nadir görülen bir doğumsal anomali olan gastroşizis ile dünyaya gelen bebek, zamanla yarışılan bir süreçle hayata tutundu. Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında doğan bebek, doğumun hemen ardından acil müdahale kapsamında Diyarbakır’a sevk edildi.</p>

<p>Ambulansla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne ulaştırılan bebek, vakit kaybedilmeden gece saatlerinde ameliyata alındı. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Suat Çal tarafından gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı.</p>

<h2><strong>“Erken müdahale hayat kurtarıyor”</strong></h2>

<p>Ameliyat sonrası Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alınan bebek, yaklaşık bir ay süren titiz bakım sürecinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi.</p>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Suat Çal, gastroşizisin karın duvarının gelişmemesi sonucu ortaya çıkan ciddi bir tablo olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu tür vakalarda en önemli unsur hızlı sevk ve erken cerrahi müdahaledir. Doğumdan hemen sonra yapılan doğru müdahale ve yoğun bakım süreci sayesinde bebeğimiz sağlığına kavuştu. Multidisipliner ekip çalışması bu başarıda büyük rol oynadı.”</p>

<h2><strong>Sağlıkta koordinasyon başarı getirdi</strong></h2>

<p>Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Emre Asiltürk ise Diyarbakır’daki sağlık sisteminin koordinasyonuna dikkat çekti.</p>

<p>Asiltürk, “Sevk sürecinden ameliyata, yoğun bakım takibinden taburculuğa kadar tüm aşamalarda sağlık çalışanlarımız büyük özveriyle görev yaptı. Bu zorlu vaka, koordineli sağlık hizmetinin önemini bir kez daha ortaya koydu” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AHMET BEŞENK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/minik-mucize-diyarbakirda-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/hastane-bebek.jpg" type="image/jpeg" length="57025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da sağlıkta büyük sınav: Bayramda 5 bin kişilik kadro sahadaydı]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-saglikta-buyuk-sinav-bayramda-5-bin-kisilik-kadro-sahadaydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-saglikta-buyuk-sinav-bayramda-5-bin-kisilik-kadro-sahadaydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı süresince Diyarbakır’da sağlık hizmetleri adeta seferberlik anlayışıyla yürütüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER – Ramazan Bayramı süresi</strong>nce Diyarbakır’da sağlık hizmetleri adeta seferberlik anlayışıyla yürütüldü. İl genelinde yapılan kapsamlı planlama sayesinde vatandaşlar, bayram boyunca kesintisiz sağlık hizmetine erişim sağladı.</p>

<h2><strong>22 sağlık tesisinde yoğun mesai</strong></h2>

<p>Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, il genelindeki 22 kamu sağlık tesisinde toplam 4 bin 653 sağlık personeli görev aldı. Bunun yanı sıra 112 Acil Sağlık Hizmetleri bünyesinde 73 ekip ve 657 çalışan sahada aktif olarak hizmet verdi.</p>

<p>Toplamda 5 bin 310 sağlık çalışanı, bayram süresince vatandaşların sağlık ihtiyaçlarına anında yanıt verebilmek için aralıksız görev yaptı. Hastanelerden acil müdahale ekiplerine kadar tüm birimlerde hizmetler planlı ve koordineli şekilde sürdürüldü.</p>

<h2><strong>“Vatandaşın yanında olmak önceliğimiz”</strong></h2>

<p>Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, bayram boyunca yürütülen sağlık hizmetlerine ilişkin yaptığı açıklamada koordinasyonun önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Asiltürk açıklamasında, bayram süresince sağlık hizmetlerinin aksatılmadan sürdürüldüğünü belirterek, “Vatandaşlarımızın sağlık hizmetine ihtiyaç duyduğu her an yanında olmak bizim öncelikli sorumluluğumuzdur. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimiz büyük bir özveriyle çalıştı” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>BAVER ŞAHİNLİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-saglikta-buyuk-sinav-bayramda-5-bin-kisilik-kadro-sahadaydi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/arastirma-hastanesi.jpg" type="image/jpeg" length="76148"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda Diyarbakır’da acil servis yoğunluğu azaldı]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/bayramda-diyarbakirda-acil-servis-yogunlugu-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/bayramda-diyarbakirda-acil-servis-yogunlugu-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Ramazan Bayramı boyunca başlattığı mesai dışı poliklinik hizmeti ile sağlık hizmetlerinde örnek bir uygulamaya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’da Bayramın 1., 2. ve 3. günleri</strong>nde, acil servis yoğunluğunu azaltmak amacıyla mesai saatleri dışında 4 çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından poliklinik hizmeti verildi. Uygulama kapsamında günlük ortalama 300 çocuk hastaya sağlık hizmeti sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanenin acil servisinde de uzman doktorlar tarafından hizmet sunumu gerçekleştirildi. Bu sayede elektif hasta yoğunluğu acil vakalardan ayrıştırıldı, gerçek acil durumlara daha hızlı ve kaliteli müdahale imkânı sağlandı.</p>

<h2><img alt="Ail Diyarbakır" class="detail-photo img-fluid" height="715" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/ail-diyarbakir.jpg" width="1200" /></h2>

<h2><strong>Hasta memnuniyeti ve erişim artıyor</strong></h2>

<p>Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, uygulamayı değerlendirirken şunları söyledi:</p>

<p>“Bayram süresince mesai dışı poliklinik hizmetimizi sürdürerek çocuk hastalarımızın sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırdık. Bu uygulama ile acil servis yoğunluğunu azalttık ve vatandaşlarımıza daha hızlı, nitelikli hizmet sunduk. Sağlık hizmetlerinde vatandaş odaklı yaklaşımımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”</p>

<p>Hastanenin uyguladığı bu model, bayram süresince sağlık hizmetlerinin etkin ve hasta odaklı sunumuna önemli katkı sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MESUT ASLAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/bayramda-diyarbakirda-acil-servis-yogunlugu-azaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/diyarbakir-accil-hasta.jpg" type="image/jpeg" length="74547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyada 60 kişide olan hastalık Diyarbakır'da görüldü]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/dunyada-60-kiside-olan-hastalik-diyarbakirda-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/dunyada-60-kiside-olan-hastalik-diyarbakirda-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da yaşayan 38 yaşındaki hasta, kolon kanseri tedavisi görürken, ileri evre sonucu penisinde oluşan kitle nedeni ile uzuv kaybı yaşadı. Literatürde dünyada şu ana kadar hastalığın bu aşamasında 60 kişide uzuv kaybıyla sonuçlanırken, bunun 10'u Türkiye'de yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Diyarbakır'da yaşayan 38 yaşındaki hastaya, 3 yıl önce kolon kanseri teşhisi konuldu. Hasta, ileri evre kanser olduğu için kemoterapi almaya başladı. Kolon ameliyatı olan hasta, daha sonra radyoterapi ve kemoterapi almaya devam etti. Tedavi sürecinde hastanın penisinde kitle tespit edilip tedaviler bu yönde devam etti. 10 ay kesintisiz 2 saat uyuyamayacak hale gelen hasta, doktorlarla yapılan istişare sonucu penisin alınması kararı alındı. Tıp literatüründe dünyada şu ana kadar 60 vaka kayıtlara geçerken, bunun 10'u Türkiye'de ve en sonuncusu Diyarbakır'da yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memorial Diyarbakır Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammet Fatih Kılınç, İHA muhabirine, vakanın dünyada çok nadir olan, literatürde şu ana kadar bildirilmiş 60. vaka olduğunu açıkladı. Bunlardan birinin de hastanelerinde karşılarına çıktığını belirten Doç. Dr. Kılınç, 38 yaşında bir erkek hastasının peniste ağrı, peniste ele gelen</p>

<p>kitle ile kendilerine başvurduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>"Ağrıları yatarak uyumasını önlüyor, ağrı kesiciler fayda etmiyordu"</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Kılınç, hastaya baktıklarında yaklaşık 3 yıl önce kolon kanseri tespit edildiğini kaydederek, "Bu hastamızda biraz ileri evre olduğu için hastamız ilk önce kemoterapi alıyor. Daha sonra hastaya kolon ameliyatı yapılıyor. Ameliyattan sonra hasta radyoterapi ve kemoterapiye devam ediyor. Ama ilerleyen süreçlerde hastanın penisinde ele gelen bir kitle tespit ediliyor. Daha sonra hastanın aldığı kemoterapi rejimleri bu kitleyi yok etmek için yapılıyor. Buna rağmen kitle büyümeye devam ediyor" dedi.</p>

<p>"Hastada penisinde ağrı başlıyor ve hasta ilerleyen süreçte idrar yapamamaya kadar bir duruma geliyor" diyen Doç Dr. Kılınç, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>"Biz, bu hastanın tedavi değişikliğine gitmemizi ilk başta organ korumaya yönünde bir stratejimiz oldu. Daha sonra hastada kemoterapi değişikliği yapılsa da bir çare bulunamıyor. Hastanın yaklaşık 10 aydır şiddetli ağrıları devam ediyor ve idrar yapamamaya başlıyor. Belirli aralıklarla hastaya sonda takılsa da kitle büyümeye devam ediyor. Hasta bize geldiğinde psikolojisi bozulmuştu. 10 aydır yatarak uyuyamıyordu. Kesintisiz 2 saat uyku uyuyamadığını ifade ediyordu. Ne kadar ağrı kesici alsa da ağrıları devam ediyordu. Aile hayatı bozulmuştu, iş hayatı bozulmuştu, çocuklara ilgilenemiyordu."</p>

<h2><strong>"Hasta, uzuv kaybı yaşamış olmasına rağmen hayat kalitesi yükseldi"</strong></h2>

<p>Artık yaptıkları bütün tedavilerin fayda etmediğini tespit ettiklerini aktaran Doç. Dr. Kılınç, "Hastayla ortak bir karar verip hastanın penisini alma yoluna gittik. Yani şu an hastanın bir organ kaybı, uzuv kaybı yaşamış olmasına rağmen hayat kalitesi yükseldi. 'Hocam artık uyuyabiliyorum, uzanabiliyorum, psikolojim daha da iyi oldu' dedi. Uzuv kaybı yaşamasına rağmen hayat kalitesi yükseldi. Bizim burada değinmek istediğimiz şey kolan kanserinin farkındalığı. Kolon kanseri artık genç yaşlarda görülmeye başladı. Erken tanı bizim için önemli. Erken tanı olmazsa bu hastalığın nerelere gittiğini, ne gibi sonuçlar olduğunu ve organ kaybı, uzuv kaybına kadar gidebileceğini gördük. Bizim değinmek istediğimiz, kolan kanserinin farkındalığı, erken yaşta, erken tedavi, erken tanı bizim için önemli olduğunu, halkı bilinçlendirme yoluna gitmek istedik" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"10'u Türkiye'de tüm dünyada 60 hasta var"</strong></h2>

<p>Vakaların 10 tanesinin Türkiye'de olduğuna değinen Doç. Dr. Kılınç, "Diğer kesimi tüm dünyada. Yaklaşık 50 tanesi dünya literatüründe bildirilmiş. Yeme alışkanlığımız özellikle bizim ülkemizde fazla. Çünkü bizde daha çok et tüketimi, yanmış ve kızartılmış et tüketimi olduğu için, yani işlenmiş et tüketimi fazla olduğu için özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kolan kanseri çok fazla görünmeye başladı. Yeme alışkanlığımız ve sağlıklı beslenme alışkanlığımızla dikkat etmemiz gerektiğini gösteren bir durum. Korkulması gereken bir durum. Uzuv kaybına kadar gidebiliyor. Halkın bilinçlenmesi için önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle yaşadığımız coğrafyada çok sık görüldüğünü ifade ettik. Bu coğrafyada insanlar için eğer aile öykümüz var ve 40 yaşını geçmişse mutlaka yılda bir sefer kolan kanseri tarama testine girmemiz gerekiyor. İlk önce bu dahiliye bölümleri ve gastroenteroloji bölümlerimize başvurmamız gerekiyor. Tarama yapılması çok önemli, özellikle aile öykümüz varsa" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/dunyada-60-kiside-olan-hastalik-diyarbakirda-goruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/k-o-l-o-n.jpg" type="image/jpeg" length="16626"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[36 yeni ilaç geri ödeme listesinde!]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/36-yeni-ilac-geri-odeme-listesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/36-yeni-ilac-geri-odeme-listesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGK, aralarında hemofili ve diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların da bulunduğu 36 yeni ilacı geri ödeme listesine ekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Farklı tedavi alanlarına yönelik 27'si yerli üretim olmak üzere toplam<strong> 36 ilaç Sosyal Güvenlik Kurumu</strong>nun (SGK) geri ödeme listesine dahil edildi.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, SGK aracılığıyla vatandaşların ilaca ve tedaviye erişimini kesintisiz şekilde güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu kapsamda hemofili, kan ürünü ve alerji aşısı başta olmak üzere diyabet, enfeksiyon, enzim eksikliği ve bağışıklık hastalıklarını kapsayan, farklı tedavi alanlarına yönelik 27 tanesi yerli üretim olmak üzere toplam 36 ilacı daha geri ödeme listemize dahil ettik. Hastalarımıza şifa olmasını diliyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür temenni ediyor, hayırlı bayramlar diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/36-yeni-ilac-geri-odeme-listesinde</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/01/ilac-1.jpg" type="image/jpeg" length="36104"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruç bitiyor, tehlike başladı! Bayramda en büyük hata bu]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/oruc-bitiyor-tehlike-basladi-bayramda-en-buyuk-hata-bu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/oruc-bitiyor-tehlike-basladi-bayramda-en-buyuk-hata-bu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar uyarıyor: Bayramda ani ve aşırı yemek tüketimi sindirim sistemini zorlayabilir. İşte dikkat edilmesi gerekenler…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - Beslenme ve Diyet Uzmanı Serap Güzel,</strong> "Ramazan ayının ardından bayram sofraları hepimiz için keyifli ve özel anlar sunuyor. Ancak uzun süreli oruç döneminden sonra bayramda beslenmeye dikkat etmek, hem sindirim sistemi hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıyor" dedi.</p>

<p>Ramazan Bayramı arifesinde bayram heyecanı sofralara da yansıdı; evlerde hazırlıklar sürerken, zengin ikramlar için mutfaklarda yoğun bir mesai başladı. Güven Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Serap Güzel, uzun süreli oruç döneminden sonra bayramda beslenmeye dikkat etmenin hem sindirim hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>"Ağır, yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçının"</strong></h2>

<p>Uzm. Diyetisyen Güzel, Bayram sabahına hafif bir kahvaltı ile başlamana dikkati çekerek, "Peynir, yumurta, zeytin, tam tahıllı ekmek, domates ve salatalık gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı tercih edilebilir. Günün geri kalanında ise porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli; özellikle ağır, yağlı ve çok şekerli yiyecekler bir anda ve fazla miktarda tüketilmemelidir. Çünkü bu durum hazımsızlık, mide yanması, şişkinlik ve ani kan şekeri yükselmelerine neden olabilir" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Su tüketimini ihmal etmeyin"</strong></h2>

<p>Bayram misafirliklerinin başlamasıyla birlikte ikramlardaki çeşitlilik de arttı. Ancak özellikle tatlı ve ağır yiyeceklerin sık tüketimi sağlık açısından bazı riskler oluşturabiliyor. Uzm. Diyetisyen Güzel ise bu konuda şöyle uyardı; "Bayram ziyaretlerinde sunulan tatlılara da ölçülü yaklaşmak gerekir. Şerbetli tatlılar yerine mümkünse sütlü tatlılar ya da küçük porsiyonlarda tatlı tüketmek daha doğru bir seçim olacaktır. Tatlı yenilecekse, bunu yemekler üzerine değil yemek sonrası aralarda küçük miktarlarda tüketmek daha uygundur. Su tüketimi de bayram boyunca ihmal edilmemelidir. Gün içinde 1,5-2 litre su içmek hem sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar hem de tokluk hissini arttırır. Çay ve kahve tüketimi ise aşırıya kaçmadan sınırlandırılmalıdır."</p>

<h2><strong>"Kronik rahatsızlıkları olanlar beslenme planı dışına çıkmasın"</strong></h2>

<p>Serap Güzel, kronik rahatsızlığı olan bireylerin de bayramda dikkat etmeleri gerektiğini söyleyerek, "Bu kişiler öğün saatlerini atlamamalı, ilaçlarını düzenli kullanmalı ve kendilerine uygun beslenme planının dışına çıkmamaya özen göstermelidir. Tuzlu, şekerli, beyaz unlu ve aşırı yağlı besinlerden uzak durmaları çok önemlidir" uyarısını yaptı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/oruc-bitiyor-tehlike-basladi-bayramda-en-buyuk-hata-bu</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/tatli-ciger.webp" type="image/jpeg" length="77135"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da uzmandan öfke uyarısı]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-uzmandan-ofke-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-uzmandan-ofke-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Klinik Psikolog Tülinay Şeçkin, öfke duygusu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, önemli olanın öfkelenmemek değil, bu duyguyu sağlıklı bir şekilde ifade edebilmek olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Diyarbakır Memorial Hastanesi Uzm. Klinik Psikolog Tülinay Seçkin, öfkenin aslında fizyolojik olarak vücuttaki adrenalin artışıyla ortaya çıkan bir duygu olduğunu aktardı.</p>

<p>Uzm. Klinik Psikolog Seçkin, "Biz genelde öfkeyi çok korkunç, kaçınılması gereken bir duygu olarak tanımlıyoruz. Ama aslında öfke diğer duygular gibi sağlıklı bir duygu. Sadece onu ifade etme biçimi yıkıcı ve sağlıksız yapıyor. Çünkü öfkede fizyolojik olarak dediğim gibi adrenalin düzeyinde bir artış oluyor ve beynin amigdala bölgesinde bir uyarı meydana geliyor. Bu da aslında bir savunma duygusu olarak öfkeyi ortaya çıkarıyor. Öfkenin ifade edilme biçiminin sağlıksız olduğunu söyledik. Neden sağlıksız? Çünkü o an buzdağının görünen bir kısmı var. Görünen kısmı öfkeyi yıkıcı yapıyor. Ama biz genelde görünmeyen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Görünmeyen kısmı nedir? Öfkenin altında bastırılmış duygular olabilir. Kişi öfkeyi bu şekilde ifade etmeyi öğrenmiş olabilir. Yetersizlik duygusu olabilir veya otorite ve güç duygusu ön planda olabilir. Liderlik duygusu olabilir. Bunların hepsi ya da çok fazla duyguları bastırmak bunu da çok görüyoruz öfkeye sebep olabiliyor. Kültürel olarak da erkeklerde daha fazla görülüyor. Bu da biraz testosteronla alakalı aslında. Onlarda daha yoğun olduğu için testosterondaki dalgalanmalar bu öfkeye daha çok sebep olabiliyor. Tabii kültürel etkenler de var. Erkeğin gücünün baskın olması ve bu şekilde yetiştirilmesi de öfkeyi daha yüksek dozda yaşamalarına sebep olabiliyor" dedi.</p>

<h2><strong>''Hiçbir şey bir nefes beklemeyecek kadar acil değil''</strong></h2>

<p>Öfkeyle nasıl başa çıkılabileceğini anlatan Seçkin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>''Öncelikle öfke anında şunu fark etmek gerekiyor, şu an benim öfkelenmem bu sorunu kökünden çözecek mi, ortadan kaldıracak mı? Bunu fark etmeden önce şunu demek gerekiyor, hiçbir şey bir nefes bekleyemeyecek kadar acil değil. Derin bir nefes alıyoruz, 4 saniyede burundan. Burada 4-7-8 tekniği etkilidir. 4 saniye burundan alıp 7 saniye nefesi tutuyoruz. 8 saniyede yavaş yavaş ağızdan veriyoruz. Bu biraz daha sinir sistemini uyardığı için o sürede öfkenin yavaşlamasına ve azalmasına sebep olacaktır. Ondan sonrasında tekrardan az önce söylediğim soruyu soruyoruz. Öfkelenmem bu sorunu çözecek mi? Genelde cevap hayırdır. Ama orada farkındalık önemli. Yani fark ettiğiniz zaman öfkeyi ve altta yatan duyguyu ben neye öfkelendim, aslında altta yatan duygu ne, ne öfkeye sebep oldu bunu fark ettiğiniz zaman öfkeyi yönetme konusunda kişi kendisine kolaylık sağlamış oluyor."</p>

<h2><strong>''Öfke sağlıklı bir duygu ama onu ifade biçimi yıkıcı yapıyor''</strong></h2>

<p>Ramazan ayında kişilerin sigara eksikliğinden dolayı daha gergin olabileceğini dile getiren Seçkin, sözlerine şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>''Özellikle sigara bir bağımlılık kategorisinde değerlendirdiğimiz bir durum. Bağımlılıktan kaynaklı olarak uzun süre sigaraya bir eksiklik söz konusu oluyor. Yani o maruziyetten bir anda bırakma ve yoksunluk birlikte devreye girebiliyor. O yüzden de öfkede artış olabiliyor. Tabii uzun süreli açlıklar da vücuttaki değişimler nedeniyle hem sinir sistemini etkilediği için fiziksel değişimler ister istemez öfkeyi artırabiliyor. Burada önemli olan öfkeyi azaltabilmek için neler yapmak. Öfkelenmemek diye bir şey yok. Öfke kaçınılmaz ama ben öfkeyi nasıl kontrol altına alabilirim ona bakmamız gerekiyor. Dediğim gibi öfke sağlıklı bir duygu ama onu ifade etme biçimi yıkıcı yapıyor. O yüzden nefes egzersizleri, özellikle akşamları oruç açıldıktan sonra kısa süreli yürüyüşler, evde yapılabilecek nefes egzersizleri, kişiyi medite edecek ve rahatlatabilecek egzersizler olabilir. Burada önemli olan öfkelenmemek değil, öfkeyi yönetebilmektir çözüm. Öfke aslında sağlıklı bir duygu. Önemli olan öfkelenmemek değil, öfkeyi sağlıklı bir şekilde ifade edebilmektir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-uzmandan-ofke-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/ofke.jpg" type="image/jpeg" length="65942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece saatlerinde yoğun şiddet  görüntülerinden uzak durun]]></title>
      <link>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/gece-saatlerinde-yogun-siddet-goruntulerinden-uzak-durun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/gece-saatlerinde-yogun-siddet-goruntulerinden-uzak-durun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Kiras, "Özellikle gece saatlerinde yoğun şiddet görüntülerinden uzak durmak gerekiyor. Çünkü uyku, sinir sistemini onaran başak mekanizmalardan birisidir. Hassas ve etkilenebilir grup arasında olan çocuklar içinde onların yanında filtrelenmemiş haber akışını açık bırakmamalıyız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Kiras, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran'ın aralarında yaşadığı savaştan vatandaşların yaşayabilecekleri sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulunarak uzak durmaları gereken konuları açıkladı.</p>

<p>Yaşanan savaş hakkında bilgilendirmelerde bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Kiras, "Burada temel nörobiyolojik bir mekanizma var. İnsan beyni tehdide karşı programlıdır. İzlediğiniz travmatik görüntülerden fiziksel olarak uzak olsak da beyin bunu bir tehdit sinyali olarak algılar. Sürekli ve yoğun bir şekilde travmatik görüntülere maruz kaldığımızda amigdala dediğimiz alarm sistemi aktif olur. Aslında biz evde koltukta oturuyoruz ama sinir sistemimiz sınırda çalışıyor. Bu durumda en sık, kaygıda artış görürüz. Kişi farkında olmadan sürekli tetiktedir ve tehdidi tarar. Buna uyku bozukluğu eşlik eder. Tahammül azalır öfke artar. Yaşanan savaş sınırımızda dolayısıyla bu savaş bize de sıçrar mı belirsizliği var. Belirsizlik insan ruhunun en zor tolore edebildiği şeylerden birisidir. Belirsizlik kişide kontrol kaybına neden olabilir. Kontrol kaybı hissi de yine kaygının artışına neden olabilir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kiras, "Yoğun ve uzun süre travmatik görüntülere maruz kalan kimselerde, dünya eskiye göre daha güvensiz ve adaletsiz algısı oluşabilir. Bu algıda karamsarlık, isteksizlik ve umutsuzluk gibi depresif belirtilere yol açabilir. Bununla birlikte toplumsal düzeyde de benzer bir tablo görünür. Toplumda da tahammül azalır, öfke eşiği düşer. Sosyal medya da ya da sosyal ortamlarda daha kutuplaşmış sert tepkiler görebiliriz. Sonuç itibariyle tehdit algısı arttığı zaman empati azalır ve savunma refleksi artar. Haberlerle ilişkimizi düzenlemek gerekiyor. Bilgi almak tabi ki önemlidir ancak sürekli ve kontrolsüz mazuriyet stres sistemini sürekli aktif eder. Bu nedenle haberi belirli zaman dilimlerinde ve güvenilir kaynaklardan takip etmek daha sağlıklıdır. Özellikle gece saatlerinde yoğun şiddet görüntülerinden uzak durmak gerekiyor. Çünkü uyku, sinir sistemini onaran başak mekanizmalardan birisidir. Hassas ve etkilenebilir grup arasında olan çocuklar içinde onların yanında filtrelenmemiş haber akışını açık bırakmamalıyız. Çocukları bundan uzak tutmalıyız. Aslında en önemlisi de günlük rutin hayat korunmalıdır. Rutin hayat devam ediyor. Beyne güven mesajı verir. Sonuç olarak biz tehdidi kontrol edemeyiz ama maruziyeti kontrol ederek ortaya çıkabilecek belirtileri azaltabiliriz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/gece-saatlerinde-yogun-siddet-goruntulerinden-uzak-durun</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/03/s-i-d-d-e-t.jpg" type="image/jpeg" length="39697"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
