Savaşın Bölgesel Düzeye Ulaşmamasında Türkiye’nin Rolü

Abone Ol

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından sıradaki hedefin Türkiye olduğunu söylemek, kanaatimce, stratejik bir yanılgıdır. İran’ın, Büyük Orta Doğu projesi kapsamında yeniden dizayn edilmek isteniyor iddiası kısmen doğru olabilir. Ancak Burada, ABD nin ve İsrail’in çıkarına uygun olmayan İran’ın emperyalist bir yaklaşımla, süratle bir Şii hilali’ni yaygınlaştırarak Bölge Ülkeleri için de tehlike arz etmesidir.

Sonraki hedefin, Türkiye olduğu iddiası ise tamamen soyut bir iddia ayrıca Türkiye ile ABD arasındaki ittifakın bozulmasına yönelik dayanaksız bir söylemden ibarettir. ABD, Türkiyesiz, bir Ortadoğuda, hatta Avrupa nezdinde de tek kanadı kırık bir devlet görünümünü verecektir. Bu nedenle, Jeostratejik konumu ve güçlü Ordusuyla Türkiye, ABD için büyük bir öneme haizdir.

İran’a yapılan saldırılarda, Türkiye’nin, ABD’nin üslerini kullanmasına müsaade etmemesi, gerektiğinde, inistatif sahibi olduğunun da bariz bir örneğidir.

ABD ve İsrail'in İran'a yaptığı saldırının, tüm dünyada geniş yankı uyandırdığı bir vakadır; fakat beklenmeyen bir durum da değildi. İran'a yapılan saldırılar sonrası, İran Dışişleri Bakanı, Abbas Arakçi, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında topraklarının kullanılmasına izin veren bölge ülkelerinin, Tahran tarafından meşru hedef olarak değerlendirileceğini ifade etmesi, Türkiye’nin bölge siyasetinde attığı adımın doğru olduğunun bir delilidir.

ABD ve İsrail’in, İran’a saldırmasındaki asıl nedenin, esasen salt nükleer program olmadığı, İran’ın Büyük İsrail Projesi kapsamında, yeniden dizayn edilme isteği yatmaktadır. Yani, asıl ve ikincil sebepler, iç içe ve yan yanadır.

Bununla beraber, ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRISI ise ULUSLARARASI HUKUKA aykırılığı ise tartışmasızdır.

Yapulan bu saldırının, aylar önce planlandığını; siyasi olarak bir sebebe dayandırıldığı açıktır. Bundan dolayı, Cenevre’de yapılan görüşmelerin bir tiyatro olduğundan kuşku bulunmamaktadır.

SALDIRININ ASIL NEDENİ ESASEN BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİ nin tahakkudur.

ABD ve İsrail’in bu saldırısı, Büyük Orta Doğu Projesinin hayata geçirilmesi içindir. İran rejimi, onlar için miadını doldurmuştur. İran, Büyük Orta Doğu projesi kapsamında, yeniden dizayn edilmek isteniyor…

Türkiye, Orta Doğu’da dönen bu oyunu, pekala görebilecek bir kapasite ve ferasete sahiptir. Ancak Türkiye, bu savaşın içine şöyle ya da böyle çekilebilme ihtimali, daima mevcuttur.

Ancak İranlı yetkililerin ülkelerindeki üsleri, ,kullandırmaları halinde, dost ülkeler de olsa dahi Amerikan üslerini vurmak zorunda kalabiliriz, şeklinde açıklamaları, Türkiye açısından düşünülemez. Çünkü Türkiye, yukarıda beyan ettiğimiz gibi, bu konuda herhangi bir askeri yardımda bulunmama ve üslerin kullanulmasına müsaade etmemekle, inisyatif kullanmıştır.

İran’n açıklaması, şu demektir. Türkiye’ye de ‘senin İncirlik Üssü’nü vurmaya kalkabilirim; şeklindeki genel mahiyetli bu talihsiz beyanı, büyük bir talihsizliktir.

Savaşın genişlemesi, İran’ın tamamen zararına bir durum olduğundan, İranlı yetkilerin farkında olmamaları ise Bölge gerçekliğinden “acem” olduklarının delilidir. Türkiye’nin savaşın içine dahil olmuş olması ise asla İran’ın yararına değildir. Türkiye’nin arabulucu rolünü üstlenmesi, savaşın, bölge sathına yayılmasının önlenmesinde hayırlı ve aynı zamanda, önemli ve önleyici bir stratejik hedeftir.