Dolar 8,6580
Euro 10,1795
Altın 488,66
BİST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 31°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
31°C
Az Bulutlu
Paz 32°C
Pts 34°C
Sal 35°C
Çar 34°C

ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ ve MANASI-1

ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ ve MANASI-1
A+
A-
24.06.2018
360

Şehir Araştırmaları Merkezi için beklentilerimiz elbette her daim, toprağa ekilen tohumun yeşermesi, zaman içinde meyve vermesi misali söz konusu.

Tohumun toprağa ekilmesi, yetmiyor, meyve almaya, bunu bilmekteyiz. Suyu olacak, verimli toprağı söz konusu ve güneş alması lazım, gerektiğinde verimin sağlıklı olması için bakımı şart. Kurak bir toprağa atılan tohumun yeşermesini, kabuğunu çatlatmasını beklemek açıkçası akla ziyan davranıştır.

Hiçbir zaman saksıda tohumun yetişmesini arzulamak, ideal sahibi kılmıyor insanı. Saksıda duran tohum, sadece sınırlı miktarda toprağa bağlıdır, köklerini her tarafa salması beklenemez.

Kalkıp saksıdaki tohumun yeşermesini, meyve vermesini akvaryumda beslenen balığın hareket alanının sınırsız olmasına benzetiriz.

Kafese tıkalı kuşun özgürce kanat çırpmasını ne denli hayal etmek, mantığa eş ise, tohumu saksıda düşünmek bu minvaldedir.

Şehir Araştırmaları Merkezi, hayatın merkezinde var oluş sürecinde hiçbir yabancı düşünceyi kabule yanaşmaz, kesin hatlarla millî-yerli olmayı çalışmalarında belirginleştirir.

Biz, Şehir Araştırmaları Merkezi’nin açılmasını neden bilerek geciktiriyoruz?

Bu merkezi resmîleştirmek, dar bir mekânda tahayyül etmek, sadece kendi kendimize var olduğumuzun işareti olarak tabelada canlı göstermek, saksıda tohumun kabuğunu çatlatmasını beklemekle eş değerdedir.

Şehir Araştırmaları Merkezi’ni daha geniş bir mekânda, herkese seslenecek, her kesime hizmet verecek şekilde düşünmek varken, sayılı metrekarelere sığdırmak, bizce idrakin sınırlarını zorlamaktır.

Bir ülkenin geleceğinde söz sahibi olma adına, yıllarını bu işe veren, geleceğin dirilişinde inşâ hareketinde medeniyetin yeniden ihyasına emek vermek isteyen düşüncemizin paylaşımına esas çabamız, sıradan bir durum olmaktan uzaktır.

Şehir Araştırmaları Merkezi anlayışımız, şimdilik sadece yazıda kalmaktadır. Sahip çıkılmasını beklediğimiz bu medeniyeti yeniden ihya anlayışının önemi anlaşıldığında taşların çoğu yerine oturacak, yıllardır beklenen, gerçekleşmesi istenen, arzulanan birçok hususun hayatiyet bulduğu görülecektir.

Hayatın her alanına seslenen yapıda, herkesi ilgilendiren, bilginin usta kabul edildiği, mensup olmak isteyenin öğrenci bilindiği, Sezai Karakoç’un Diriliş Fikriyatının ana çatısını oluşturduğu Şehir Araştırmaları Merkezi, geleceğe güvenle bakmanın adıdır, sembolüdür, remz işaretidir.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.