Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 720,04
BİST 1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Sağanak Yağışlı
Diyarbakır
14°C
Sağanak Yağışlı
Pts 16°C
Sal 17°C
Çar 13°C
Per 12°C

ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ VE TARİHÎ ESERLER BİLİNCİ-2

ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ VE TARİHÎ ESERLER BİLİNCİ-2
A+
A-
14.03.2018
287

Her şehirde kurulacak olan Şehir Araştırmaları Merkezi’nde vatandaşın elinde bulunan, gördüğü, sonradan değerini anladığı eserler, objeler müzelere teslim edildiği gibi, bu merkezlerin olduğu şehirlerde değerlendirilmesi söz konusudur. Aslı müzelerde kalması gereken, kopyası merkezlerde sergilenmesi esas olan tarihî değeri haiz olan malzeme, şehirlinin kendi şehrini bilmesi açısından oldukça önemlidir.

Tarihî değerlerin, malzemelerin sergilenmesi söz konusu ise, bu merkezlerin devletçe desteklenerek açılması şarttır. Şehir Araştırmaları Merkezi, her ne kadar tarafımızdan gündeme getiriliyor ve sürekli yazılarımıza konu ediliyorsa da konuya duyarlı olanlarca destek bulmaması, bizce daha üzücüdür.

Biz, bu merkezlerin ait oldukları her şehrin hakkıyla tanınmasının ve tanıtılmasının inanç, tarih, kültür ve diğer yönleriyle önemli iken, işe sadece turizm açısından yaklaşma bizce anlamsızlığını halen korumaktadır.

Gelir getirici, tarihî eserlerin ticarete kurban edilmesi olarak bir yönüyle baktığımız toprak üstü eserlerin amacının çok ötesinde ticarî kullanımı, tarihe, kültüre, inanca, değerlere yabancı kalmanın remzidir.

Medreselerin, hanların, köprülerin, konaklarla köşklerin bu tarz amaçlarla kullanımı, bazen kimi ibadethanelerin de bu kapsama alınması, turizm adı altında rant devşirmenin çirkin yüzünü açığa çıkarmaktadır. İşletmelerin uzun yıllara dayalı anlaşmaları, bu eserlerin ne kadar iyi korunursa da aslına uygun kullanımlarının söz konusu olmayışı, tarihî eserlerin olması gereken şekilde sahiplenilmesinin önünde engel durumundadır.

Birçok tarihî yapının içecek-yiyecek yeri olarak kullanımı, hamamların bile lokanta-restaurant kimliğine büründürülmesi, bizim “Şehir Araştırmacısı” olarak karşı çıktığımız öncelikli meselemizdir.

Elbette bu tarihî yapıların kullanımı gereklidir. Bu eserlerin onarımı, bakımı yüksek meblağlar gerektirir. Yarına miras bırakılması, korunması için elde edilecek gelirler için, kimi amaçlarla işletmelere verilmesi düşünülebilir. Lakin bu eserlerin kullanım alanı, eserin yapılış şekline uygun olmalıdır.

Ayakta duran bir medresenin (:Üniversitenin) ancak, günümüzdeki mevcut üniversitelerin ilgililerince değerlendirilmesi esas olmalıdır. Bu medreselerin böylelikle bakımı, onarımı yapıya sahip çıkan üniversitece gerçekleştirilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.