Dolar 18,0876
Euro 18,1625
Altın 1.016,26
BİST 3.020,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 38°C
Açık
Diyarbakır
38°C
Açık
Paz 37°C
Pts 38°C
Sal 39°C
Çar 40°C

ŞEHİR ve ELEŞTİRİ

ŞEHİR ve ELEŞTİRİ
A+
A-
06.02.2018
752

Şehir konulu eserlere bakıldığında kitap kaleme alanların, eleştiriyi kabule yanaşmadıkları görülür, aynı alanda eser kaleme alanlara tahammül etmedikleri satır aralarında hissedilir. Şehir Yazarlığı’nda eleştiriye tahammül, doğru bilinen yanlışlardan dönme erdemliğidir.

Eleştiride mantığın sınırlarını zorlama yoluyla kişinin kendisini gündeme getirmesi, sürekli şehir hakkında kendisinin danışılacak otorite konumunda olduğunu hissettirme arzusu, çoğunlukla dayanılmaz hale gelir, gelmektedir.

Şehir araştırmalarında karşılaşılan çekememezlik, alanında yeterli olmayanların başkasını bilgisizlikle itham etmesi, yazdıklarının anlaşılmadığından sitemi, mevcut ortamda şehirden kendisinden başkasının bilgili olmadığını özellikle belirtmesi, sık sık karşılaşılan durumlardır.

Resmî ve yerel yetkililerin sıklıkla ziyaret hallerinde ön plânda görünme ve kendisinden önce ortaya konulan eserlerin yanlışlıklarla dolu olduğu iddiaları, şehirle haşır-neşir olduğunu bilenlere verilen kıymetin hak ettikleri oranda olmadığını gösterir.

Şehirde eleştiriyi kabul etmeme, yazılanların kaynaklara işaret edilmeden ifadesi, belgelerle fotoğraflarla dile getirilenlerin harmanlanmaması, birçok konuda kendisini kaynak olarak gösterenlerin psikolojik halleri, insanoğlundaki ihtirasın ve gururla kibrin tavan yapmış halidir.

Şehirler hakkında otuz yılı aşan araştırmaları bulunan, özelde şehir araştırmalarını Diyarbakır merkezli yürüten bir araştırmacı-yazar sıfatıyla tanıklık ettiğimiz bu ruh hali, kişide etrafın kendisini övgülere mazhar göstermekte aşırılığa kaçmasından kaynaklıdır, kimi zaman.

Şehirle ilgili çalışmalarda bulunmak, yerelde şehre dair kişinin tercihidir.

 

ŞEHİR ve ELEŞTİRİ-2

Her şehirde görülen doğmuş olduğu topraklara bağlılık, olağan durumdur. Sınırlı-çerçevelenmiş ortamda kişinin yaptığı araştırmalar, elindeki kaynaklarla şekillendiği zaman, yazıya geçmemiş, sözlü tarihte kalmış bilgilerle zenginleşir. Daha çok yaşlıların büyüklerinden dinlediği olaylar ya da çocukluklarından hatırladığı geçmiş, hatıralarla önemli yere sahiptir.

Şehirle ilgili çalışmalarda bilgilere yerelde ulaşmanın hem zorluğu hem kolaylığı vardır. Elde edilen malzemenin ne derecede doğru olduğunun ortaya konulmasında görüşülen kişilerin aynı ve farklı meslek gruplarından kişiler olması gereklidir.

On isimden-kaynaktan dört-beş kişinin örtüşen açıklamaları, varılan hükmün doğruluğunu gösterir.

Geçmişten kalan fotoğraflar ya da kimi belgeler-buna gazetelerle dergilerde yer alan haberlerle yazılar dâhil- elde edilen bilgilerle değer kazanır.

Kişinin vardığı konu hakkındaki sonuçların, üniversite standardında düşünülmesi, araştırmacının çalışmalarını olumsuz biçimde etkiler.

Akademik amaçlı olmayan yerel araştırmacıların şehre dair ortaya koydukları eserleri görmemezlikten gelenlerin halen çoğunlukta olduğu günümüzde kimi zor zamanlarda yerel kaynaklara dönüşümü gerekli görmeleri, eleştiride bulunanların bir bakıma eleştiride mantığı zorladıklarına işarettir.

Şehirle ilgili çalışanların kendi imkânlarıyla ortaya koydukları çalışmalara ayak bağı olanların çoğu, şehir hakkında kendilerine danışılmamasının sonucundan fazlalaşır.

Yapılan eleştiriler, dedikodu kazanında fokurdayan eleştirileri, çoğunlukla çekememezlik hamurunda kine ve nefrete dönüştürür.

Biz, yıllardır içimizdeki İrlandalılar sebebiyle bu sıkıntıları yaşadık, yaşamaktayız. Kitap yayınlama, dergilerde yazma, sempozyumlara katılma, ödüller alma önemli değildir.

Eleştiriyi yapma hakkını kendisinde kutsal emanet bilen, elinde devasa testerelerle gencecik fidanları kesmeyi adet edinenler yaptıklarını eleştirenleri bir dinlese, hatalarının ne olduğunu öğrense, çuvaldızları ellerinden bırakır, toplu iğneden bile korkar olur.

Gelin görün ki dilin kemiği yok, el-âlemin ağzı torba değil, büzüle.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.