Dolar 15,9238
Euro 16,8717
Altın 942,61
BİST 2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 21°C
Açık
Diyarbakır
21°C
Açık
Cum 25°C
Cts 29°C
Paz 24°C
Pts 23°C

ŞEHRİ TANITMAK

ŞEHRİ TANITMAK
A+
A-
22.04.2018
2.462

Şehirlerle ilgili tanıtımlar, günümüzde işin içinden çıkılmaz durum haline gelmiştir. Şehri, şehirliye tanıtma meselesi hal edilmeden, işi kendisine meslek edinenleri yok sayarak, masa başı çalışmalarla tanıtımı sağlamaya kolları sıvama, şehir adına yola çıkanların sonuçta ortaya konan çalışma ile ne denli mutlu olduğu ortadadır.

Şehri nasıl tanıtmak mümkündür? Şehri tanıtma adına yola çıkanın şehri öncelikle tanıması gereklidir. Bu tanıma, birkaç kitabın okunmasıyla, sanal ortamdan derlenen bilgilerin ışığında mümkün değildir.

Şehri konu alan çalışmaları bulunan kişilerle görüşülmeden, düşünceleri alınmadan, kendilerine konuşma hakkı verilmeden, en iyi organizasyonlara imza atılsa bile, yapılan çalışmalar dışarıdan ithal edilen, yerel bünyeye uymayan, genel kabul görmeyen çalışmalar olarak hafızalarda yer alır.

İstanbul’u tanıtma adına yola çıkanlar, İstanbul’a dair çalışmaları bulunan, İstanbul’da doğmuş, orada bulunmuş, yaşamakta olanların olmasına rağmen, Eskişehirli’yi İstanbul’u anlatmak için Fatih’e, Beyoğlu’na, Cağaloğlu’na nasıl davet edebilir?

Şehir Araştırmaları Merkezi adı altında ilk ve tek çalışmayı yıllara yayarak gerçekleştirmek isteyen biri olarak, bunu anlamanın mümkün olan yönü olmadığı kanaatindeyim.

İstanbul’u birkaç kez görmüş, bazı semtleri dolaşmış akademisyen birinin, kitaplardan yola çıkarak İstanbul’u İstanbullu’ya tanıtması, anlatması ne derecede kabul görür bir davranıştır?

Şehri tanımak isteyenin ilk yapması gereken iş, o şehri bilen, o şehirde doğmuş, büyümüş, yaşayan, o şehir hakkında eser vermiş, vermekte olanlardan şehri dinlemesi, gezmesi, dinlemesi ve sonrasında konu hakkında kaleme alınmış eserleri okumasıyla mümkündür.

Siz, şehri tanıtma adına yola çıkarsınız, bir sürü masraf edersiniz ve İstanbul’u İstanbullulara İstanbul’da tanıtmak istersiniz, kürsüye çıkardığınız onlarca isim içinde bir İstanbullu olmayacak.

Kürsüde konuşanların İstanbul’a dair yazdıkları bir eser olmayınca, süslü cümlelerle İstanbul’u ne denli anlatırlarsa anlatsınlar, sonuçta dinleyici yaşadığı şehre dair ne bilgiye sahip olabilir, konuşma mahallînden çıkarken, şehrinde yapılan organizasyonda şehrini bilmeyen, görmemiş, şehri hakkında bilgi sahibi olmayan, şehriyle alakasız olan isimlerden duyduklarıyla ne kadar ilgi kurabilir?

Kişinin şehrinde şehrinin ismini taşıyan bir etkinlikte, şehrini tanıtmayan, tanıtmaktan uzak ortamda bulunması düşünülemez. Sadece salonlara ünlü isimleri çağırarak, meydanı dolduran meraklıların sayısına bakarak işin kotarıldığına kendisini inandırmak, bu etkinliğin amacına ulaştığına kendisini ikna etmesi oldukça üzücüdür.

Kahramanmaraş Kitap Fuarı’nın yapılan dördünün ikisine katılan biri olarak gördüğümüz tabloda gerek şehirde gerekse şehir dışında yaşayan Kahramanmaraşlı Şairlere, Yazarlara, Seçkin İsimlere fuar süresince gösterilen ilgi ve alaka, bir şehrin tanıtımında ne derecede olumlu çalışmalar yapıldığına tanıklık ettik.

Bir şehirde etkinlik, o şehrin adını taşıyorsa, o şehrin yazarları, şairleri bir elin parmakları kadar olsa bile, kendileri davet edilmeli, konuşma kürsüsüne çıkarılmalı, tarih, kültür, sanat, gündelik yaşam, edebiyat olmak üzere ilgi alanlarına göre eserleriyle ön plâna çıkmaları sağlanmalıdır.

Gaziantep’te bir şiir şölenine çağrılırken, karşılaştığımız manzarada birçok ilden çağrılmış şairlerin ve yazarların beraberinde Gaziantep’in belli isimlerin olması, bir zenginliğin hercûmerc halini görmüştük.

Bir şehirde şehir adına etkinlik değil de yazara veya şaire özgü bir imza günü yapılacaksa buna yerelden isimler çağrılır, kendilerine konuşma hakkı en yaşlı olana mahsusen verilebilir. Lakin şehir adına yapılan etkinlikte yerelden hiç kimseye konuşma hakkı verilmiyorsa, kendileri yok sayılıyorsa, yapılan etkinlik, “Dostlar alışverişte görsün.” İfadesi geçerli olur.

Mardin’de yapılacak etkinlikte Mardinli Yazarlar-Şairler çağrılmıyorsa şehri tanıma ve tanıtma ne derecede gerçekleşir? Mardinli, bu yanlışlık karşısında suskunluğunu bozarsa suç işlemiş olur mu?

Sözün özü, şehre emek vermiş, şehre dair eser ortaya koymuş, eser vermekte olanların kendi şehrinde yok bilinmesi, var sayılmaması bazen kişiye bu tür yazılar kaleme aldırır, istememesine rağmen.

Hem şehrini tanımak ve tanıtmak için ömründen yılları heba edecek, ömrünü adadığın şehirde bilinmeyeceksin hem senden şehri tanıtan kaliteli eserler beklenecek!..

Bu tezada dikkat çekerken dostlar alınmasın. İşin öznesi şehirle uğraşan sadece bu satırların sahibi kalem değildir, bu şehre dair eser vermiş, dünya değiştirmiş ve bu şehirde yaşamakta olan tüm isimlerdir.

Biz, bu şehrin dünyanın en çok şair, yazar, düşünce adamı yetiştiren şehirlerarasında ilk beşe girdiğini okuduk, kaynaklarda, bunu şehre emek veren kişilerden canlı dinledik.

Biz, sadece ahvalin aynaya düşen, yansıyan görüntüsünü yorumluyoruz. Bir şehir tanıtılırken, yapılan ne derecede iyi niyetle olursa olsun, eksiklikleri hatırlatma, düşülen yanlışlıkları ifade, o derecede daha iyisinin, daha güzelinin, mükemmele ulaşmasının mümkün olması için üzerimize vazifedir.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.