Dolar 18,6408
Euro 19,6351
Altın 1.075,92
BİST 5.005,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 11°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
11°C
Parçalı Bulutlu
Paz 10°C
Pts 8°C
Sal 10°C
Çar 11°C

Sık Görülen Ağrılar Tehlikeli Olabilir

Sık Görülen Ağrılar Tehlikeli Olabilir
31 Ekim 2022 10:55 | Son Güncellenme: 31 Ekim 2022 10:59
A+
A-

Günlük yaşamı olumsuz etkileyen ağrılara dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, ağrıların temel nedeninin fıtık ve kireçlenme olduğunu belirtiyor.

Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Örnek konu hakkında şu bilgileri verdi:

“Ağrı aslında bir uyarı sistemidir. Ağrılar 3 tiptir. Bunlar; Somatik, viseral ve nöropatik. Her üç tipte de ağrı akut ya da kronik olabilir. Akut ağrı kısa süren ve genellikle kolayca tarif edilebilen ve gözlemlenebilen ağrıdır. Kronik ağrı ise 3 aydan fazla süren ağrıdır. Bu ağrı tipleri aynı anda ya da tek başlarına ayrıca farklı zamanlarda hissedilebilir.

En sık görülen ağrılar; Baş ağrısı, boyun ağrısı, omuz ağrısı, bel ağrısı, kas ağrısı ve sırt ağrısıdır. Hayatın herhangi bir dönemde ortaya çıkan ağrılar sağlığı olumsuz yönde etkilediği gibi aynı zamanda günlük yaşamı da zorlaştırıyor.

Ağrı nedeniyle beyin cerrahisi polikliniğine başvuran hastaların büyük bir bölümünü bel ve boyun fıtıkları, bel ve boyun eklemlerinin kireçlenmesine bağlı faset eklem ağrıları ve sakroiliak eklem patolojileri oluşturmaktadır.

Muayene ve tetkikler sonrasında ameliyat gerektirmeyen bel ve boyun fıtıklarında ve faset eklem dediğimiz üst ve alt omurları birbirine bağlayan eklemlerdeki kalınlaşma ve kireçlenmelere bağlı ağrılarda radyofrekans tedavisi günümüzde güvenle kullanılmaktadır.

Yaklaşık 50 yıla yakın ağrı tedavisinde kullanılan radyofrekans yöntemi, ısı etkisiyle sinir blogu yaparak etkisini gösteriyor. Uzun zamandır ağrı tedavisinde kullanılan bu yöntemin iki türü mevcut. Geleneksel radyofrekans yönteminde dokulara sürekli akim verilerek 60-80 derece gibi sıcaklıklarda ısı etkisiyle sinir dejenerasyonu yapılıyordu. Bizim kullandığımız aralıklı (pulsed) yöntemde ise daha düşük ısı aralıklı olarak verilerek sinir ve çevre dokularda tahribat oluşmadan ağrı tedavisi hedeflenmektedir. Günümüzde artık kabul görmüş olan yöntemde kullanmakta olduğumuz aralıklı radyofrekans yöntemidir.

Radyofrekans yönteminin açık ameliyat ‘a göre çeşitli üstünlükleri bulunmaktadır. Radyofrekans uygulanan hastalar ortalama birkaç saat içinde günlük yaşantılarına geri dönebilmektedir. Ayrıca kanama, enfeksiyon, sinir hasarı gibi komplikasyonlar bu yöntemde yok denecek kadar azdır.” İLKHA