Dolar 18,5707
Euro 18,1759
Altın 994,33
BİST 3.290,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Açık
Diyarbakır
34°C
Açık
Sal 34°C
Çar 33°C
Per 31°C
Cum 28°C

SOKAK, SOKAK DOLAŞARAK…

SOKAK, SOKAK DOLAŞARAK…
A+
A-
7 Şubat 2018 00:08

Diyarbakırlı 4 genç, her geçen gün hızla yayılan uyuşturucu illetinin tehlikelerinden gençleri uzak tutmak için çeşitli mesajlar veren klipler yaparak sosyal medyada paylaşıyorlar, farkındalık yaratıyorlar ve sokak, sokak dolaşıp kendileri gibi gençlere uyuşturucuların zararlarını anlatıyorlar. En çok gençlerin sevgisizlikten şikayet ettiklerini ve ekonomik imkansızlıkların da özentiye neden olmasından dolayı madde bağımlılığına kapıldıklarını belirtiyorlar. Farkındalık yaratan gençlerle birlikte sokakları dolaşan Güneydoğu Engelli Hakları Derneği Genel Başkanı Mikdat Kavmaz ise Madde bağımlılığının hızla artması ile birlikte Bahis ve kumar konularının da hızla tırmanışa geçtiğine dikkat çekti ve ‘Acil önlemler alınmalı, yoksa çok geç olabilir’ mesajını verdi.

Aralarında Güneydoğu Engelli Hakları Derneği Genel Başkanı Mikdat Kavmaz’ın da bulunduğu 5 kişi mahalle, sokak, park, bahçe dolaşarak uyuşturucu maddelerin, kumarın ve bahis tuzağının zararlarını gençlere anlatarak farkındalık oluşturuyorlar.

En çok işsizlikten yakınan kesimle rastladıklarına dikkat çeken Kavmaz, sevgisizlik ve özentinin yetişkinlik yolunda ilerleyen gençleri tuzağına düşürdüğüne dikkat çekiyor. Gençler ise cep telefonları ile çektikleri kısa metraj filmleri sosyal medya ortamında ve You Tube’de paylaşarak özellikle uyuşturucu illetinin tuzaklarını görselleştirmeye çalışıyorlar. Gençlerin mesajı ise şu: “Sizleri uyuşturucu batağına çekmek isteyenlerden uzak durun. Sizi yönlendirenler dostunuz değil, düşmanınızdır.”

‘KENDİ YAŞITLARIMIZA MESAJ VERMEK İSTEDİK’

Çoğu zaman cep telefonu ile arada bir de emanet kameralarla kısa metraj filmler çekip, sosyal medya ve You Tube’de yayınlayan gençlerden 25 yaşındaki Mehmet Esmer, bir Diyarbakırlı olarak Diyarbakır sokaklarına yakışmayan manzaralar görmekten utandıklarını dile getirdi ve şunları söyledi: “Öncelikle ben Bağlarda oturuyorum, Bağlar çocuğuyum. Bağların durumu ise malum, çok şey söylemeye grek yok, herkes bilir. 4 arkadaşımızla birlikte gerek düşüncelerimiz ile gerekse fikirlerimizle bir farkındalık yaratmak istedik. Amacımız hızla, sınır tanımadan yayılan ama insanların iradeleri ile ret edebilecekleri uyuşturucu illetine dikkat çekmek adına klipler çekmeye başladık. Amacımız burada uyuşturucu maddelerin ne kadar kötü olduğunu göstermektir. Gençlerimizin bu çukura düşmemesi için bu tarz çalışmaları yapıyoruz. Tüm harcamalarını tamamen harçlıklarımız ile karşılıyoruz. Bizi harekete geçiren aslında sokaklarda kardeşimiz yaşında olanlara kötü alışkanlıklara neden olan şeylerin satıldığını görmemiz bizi harekete geçirdi. Bizim yaşlarımızdaki insanların çok üretken ve topluma yararlı bireyler olması geekiyor, uyuturucu illetine düşmeleri değil.” dedi.

’13 – 17 ARADA KAYBOLMAYA MÜSAİT BİR YAŞ GURUBU’

Gençlerle birlikte girilmedik alan bırakmayan, yardıma ihtiyacı olanlara da destek götüren Güneydoğu Engelli Hakları Derneği, Genel Başkanı Miktad Kavmaz, insanların söylem yerine artık icraat yapmaları gerektiğine vurgu yaparak, görüştüğü birkaç gencin söylemlerini şu şekilde dile getirdi: “Biri hamallık yapıyor, diğeri ise ne iş olursa fark etmez abim, yeter ki eve yük olmayalım diyor. Şeyhmus ise keşke maddi durumumuz iyi olsaydı, okul okusaydım, bir meslek sahibi olurdum. Herkes o zaman beni işe alırdı diyor. Bir diğerinin ise ayakta duracak hali yok, açım abi, bir simit, ayran ısmarlasana diyor. Uçucu madde çekmiş dövmeli olan. Hepsi bir şey söylüyor, hepsinin ciltlere sığmayan hikayeleri var ve bunların yaşları daha 13 – 17 arası, tamda arada kaybolmaya müsait bir yaş gurubu. Düşünsenize koca, koca hayatlara sığmaz şimdiye dek yaşadıkları. Sığmaz sığmamasına da bir köşe başında aşırı doz kurbanı olmasınlar diye mücadelemiz aslında. O koca, koca ciltlere sığmayacak olan ama minik bedenlerine sığan canları, kendilerinde kalsın diye mücadelemiz. Yoksa bir köşede, cansız görüldüklerinde biliyoruz, birçok kişi kaçacak onlardan vebalı gibi. Ey insanlar hepiniz iyiyiz diyorsunuz, o zaman göstersenize farkındalığınızı? Bir yardımı bile vermekten aciz insanları tanıyorum bu toplumda. Küçük bebelerin ayağına ayakkabı giydirmeyi bile vicdanlarına çok görenleri de bilirim. Maalesef ki gururla insanımız, insanına sahip çıkıyor demek isterdim ama diyemiyorum. Zira yardımların büyük çoğunluğu il dışından geliyor maalesef bir, kaç merhametli istisna dışında.” Diyor.

‘HANGİ ARA BU KADAR DEJENERE OLDUK?’

Diyarbakır’da tarihsel süreç içerisinde her şeyin bir adaba göre şekillendiğine de vurgu yapan Kavmaz, toplumun hangi ara bu kadar dejenere olduğunu da sorguladıklarını belirterek konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: “Diyarbakır’ın bazı noktalarında gençlerimizin madde bağımlısı haline gelmeleri için tuzak kurmuş kötü niyetli güruhlar mevcut. Madde bağımlılığı olan, alkol kullanan, bahis ve kumar oynayan 20’li yaşlardaki gençlerimiz ile 12-13 yaşlarında madde kullanımına başlayan çocuklarımız var. Ailelerimizin bir bölümü çocukları ile ilgilenmiyor, çocukların eğitim almaları gereken zamanda dışarıda olduklarından dahi haberdar olmayanlar var. Madde bağımlısı olan gençlerle konuştuğumuzda özellikle ailelerinden sevgi görmemelerinden şikayet ederken, birçoğu da ailelerinin maddi imkansızlıklarının kendilerini bu yaşama ittiğini savunuyorlar. Burası Diyarbakır, bu şehrin kendine göre örf ve adetleri vardır. İçki içmenin bile bir edebinin olduğuna inanan bir kültürden geliyoruz, o alışkanlık bile bir edeple yapılırdı eskiden. İnsanlar yasal satılan alkolü almak için bile gizli, saklı yerler seçer, kimsenin rahatsız olmaması için gayret sarf ederdiler. Hangi ara bu kadar bozulduk anlamış değilim.” dedi. AHMET BEŞENK

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.