Dolar 17,9655
Euro 18,3066
Altın 1.027,34
BİST 2.856,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Açık
Diyarbakır
40°C
Açık
Sal 40°C
Çar 40°C
Per 39°C
Cum 39°C

ŞU EZANLAR DA OLMASA?..- (Mevlüt Mergen’in Yazısı)

A+
A-
23.08.2021
952

GÖNLÜMCE

O R T A M

Nere baksam karanlık, cehalet kol geziyor,

Zalim elinde fener mazlumları eziyor.

Felaketler peş peşe yangın, sel ve deprem

Cornonavirüs kök saldı gitmesine var şüphem!..

MM

SÖZ GELİŞİ

Cehalet devrinde sokaklardan yükselen sesler misali bankaların yaptıkları “faiz” reklamları ve uygulamalarına bakıyor ve “eyvah o karanlık günlere cehalet devrine döneceğimizin “zehabı” içinde olmanın korku ve kuşkusu içimizi kaplarken bir ses yükseliyor bulunduğumuz mahalden göklere doğru: “Allahüekber Allahüekber” bu bir ezan sesidir, ferahlıyor, içimizdeki korku ve kuşkuyu bir kenara bırakıyoruz..

Bir kenara bıraktığımız korku ve kuşku peşimizi bırakmıyor, çünkü görüyoruz ki “tır” kamyonlarıyla taşınıyor alkol ve her türlü alkollü madde, tam üzülüyor, karamsarlığa kapıldığımız anda bir ses: “Allahüekber Allahüekber” bu bir ezan sesidir ve o sesin ışığında eritiyoruz içimizdeki karamsarlığı…

Çarşı pazara çıkarken gözlerimizi yummak durumunda kalıyoruz, çünkü vücutlarının bakılması “haram” olan kısımlarını “teşhir” edenlere ve onlara bakanlara Allah günah yazar diye düşünüyor, cehalet devrinde kadınların anadan doğma Kabe’nin etrafında döndüklerini hatırlıyor bakmamak için yüzümüzü bir başka yöne döndürmeye çalışırken bir ses yükseliyor göklere doğru: “Allahüekber Allahüekber” bu bir ezan sesidir.

Kulağımızı haberlere doğru çeviriyor ve işitiyoruz ki “hilesiz ürün” kalmamış, bazı şehirlerde “domuz” çiftlikleri kurulmuş, büyük marketler reyonlarında bu “habis” hayvanın etini satmaya başlamış ve  “temkinli” girmeye çalışıyoruz lokantalara, marketlere, henüz bu düşüncelerden sıyrılmamışken bir ses yükseliyor göklere doğru: “Allahüekber Allahüekber” bu bir ezan sesidir, vakit ya öğledir, ya da ikindi..

Meyhanelerde “şerefe” denilerek kaldırılan kadehler,  ekranlarda gayri ahlaki diziler, kadınlara şiddet, tacizler, her türlü dolandırıcılıklar, gayri meşru ilişkiler bütün bunlar olurken de susmuyor “Allahüekber Allahüekber” sedaları, çünkü biz dünyaya geldiğimizde kulağımıza okunmuş bu “ezan-ı Muhammed’i” aşinası olmuşuz ezan sesinin…

Anadolu’nun her tarafından göklere yükselen sestir ezan sesi, onun için bu “ezanlar da olmasa” diyoruz, olmazsa  bize bizi hatırlatacak bir şey kalmayacak ve biz belki Avrupa Birliğine kabul edilirsek (Allah muhafaza) o birliği oluşturan ülkeler gibi “ezansız semtler” değil, “ezansız ülkeler” arasına katılırız, nasıl bir manevi zenginliğe sahip olduğumuzun farkına varalım..

Amerika’da iki yıl kalmış bir profesörden dinlemiştim, Amerika zengin bir memleket, yok yok o ülkede ancak bir şeyin yokluğunu gördüm: “ezan sesi idi gördüğüm olmayan şey, özlemiştim, çok özlemiştim,özlemimi gidermek için odamın kapısını arkadan kilitledim ve kendim “ezan”  okuyup dinlemeye başladım bu kutsal çağrıyı..

Maalesef, çoğu insanımızın kulağı tıkanmıştır ezan sesine, gaflet perdesi ile tıkanan kulaklara acımaktan öte bir şey gelmiyor elimizden, oysa ezan bize ekmek kadar su kadar hatta onlardan öte gereklidir, zira ekmeksiz susuz bir zaman durabiliriz ama ezansız asla..

Evet ezanlar da olmasa ne farkımız kalır, Almanya’dan, Fransa’dan, İngiltere’den ve diğer bütün “ezansız” ülkelerden? Ezanları dinliyor ve Rabbimize hamd ediyoruz, inançlı insanların yaşadığı  bu topraklarda bizleri de yarattığı, yaşattığı için!..

Veeee “ezan” seslerini dinlerken içimizden gelen sesle haykırıyoruz: “Ne mutlu ezanı can kulağı ile dinleyenlere, ne mutlu Müslümanım diyenlere!..”

EZAN

Ruhumun dirilişi, gönlümün sevdasıdır,

İşiten kulaklara  “Bilal’in” sedasıdır.

 

Ekmek kadar, su kadar ezan lazımdır bana,

Kutlu bir ayinedir, aşk yansıtır cihana.

 

Seherlerde huzurdur, gurup vakti mutluluk,

Günde beş kez huzura onunladır yolculuk.

 

Dinlerken: “Aziz Allah, Şefaat ya Resulullah,

Son elçi, son peygamber Muhammed Habibullah (s.a.v.)

 

Ezanla yürür mümin her namazda cennete,

Şefaat kazandırır onu seven ümmete.

 

Ruh onunla sağlıklı, can onunla dinamik,

Yüreği güçlendirir, imanı eder çelik.

 

Rabbim, senden isteğim, ezansız koma bizi,

Her kıtada duyursun kutlu şehadetimizi

 

Minareden kalplere ezan nurdan şelale,

Müminlerin ruhunda ışıldayan meş’ale.

 

Yedi kat gök kubbeye akseden sestir ezan,

Mutluluğa çağıran yegane sestir ezan.

 

Şu üç günlük dünyada ben ezanla coşarım,

Onu sevmeyen kalbe, üzülürüm şaşarım.

 

Okundu kulağıma dünyaya gelir gelmez,

O gönlüme nakşoldu, ölsem dahi silinmez!..

MEVLÜT MERGEN AMİDİ

Diyarbekir, 30.03.2019

 Selim ve dua ile

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.