DİYARBAKIR HABER - Medeniyetler şehri Diyarbakır, son yıllarda kültür ve inanç turizminde dikkat çeken bir yükseliş yaşıyor. Tarihi yapıları, gastronomisi, doğal güzellikleri ve artan turizm yatırımlarıyla öne çıkan kent, yerli ve yabancı ziyaretçilerin rotasında giderek daha fazla yer buluyor. Türkiye Tanıtma ve Geliştirme Ajansı Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Otelciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Güler ile Diyarbakır’ın turizmdeki mevcut durumunu, hedeflerini ve gelecek vizyonunu konuştuk.
Kadim kentin turizmdeki yükselişi
Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin son yıllarda turizmde ivme kazanmasının temel nedenleri nelerdir?
“Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, bugün Diyarbakır'ın turizmde elde ettiği başarı tesadüf değil. Bu başarının arkasında ciddi bir emek, koordinasyon ve ortak çalışma kültürü bulunuyor. Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, Sur Belediyemiz, Ticaret ve Sanayi Odamız, turizm dernekleri ve sektörde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımız uzun yıllardır ortak projeler yürütüyor. Turizm paydaşlarının aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi çok önemli. Çünkü turizm tek bir kurumun omuzlayabileceği bir alan değil. Kentin tüm dinamiklerinin birlikte çalışması gerekiyor. Diyarbakır'da da son yıllarda bu birliktelik güçlü şekilde sağlandı. Diğer taraftan 12 bin 500 yıllık geçmişe sahip bir şehirden söz ediyoruz. Bu kadim mirasın korunması, restorasyon çalışmalarının tamamlanması ve ziyaretçilere daha iyi sunulması da büyük katkı sağladı. Tarihi mekanlarımız yeniden ayağa kalktı. İnsanlar artık Diyarbakır'ın tarihini daha yakından tanıma fırsatı buluyor”
Gençlerin Diyarbakır'a ilgisi artıyor
Son yıllarda ziyaretçi profilinde nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?
“Bu konuda oldukça dikkat çekici bir tabloyla karşı karşıyayız. Geçmiş yıllarda kültür turlarına katılan ziyaretçilerin yaş ortalaması genellikle 37-38 seviyelerindeydi. Ancak son dönemde bu rakamın 30-32 yaş bandına gerilediğini görüyoruz. Bu durum bizi ayrıca mutlu ediyor. Çünkü yeni neslin Diyarbakır'ı merak ettiğini gösteriyor. Özellikle genç ziyaretçiler şehrin tarihi ve kültürel değerlerini keşfetmek istiyor. Daha önce Diyarbakır hakkında çeşitli ön yargılarla gelen insanlar, kenti gördükten sonra düşüncelerinin tamamen değiştiğini söylüyor. Şehir dışındaki toplantılarda ya da ağırladığımız misafirlerle yaptığımız sohbetlerde sık sık aynı cümleyi duyuyoruz: “Diyarbakır'ı böyle bilmiyorduk.” Bu bizim için çok kıymetli bir geri dönüş. Çünkü gelen ziyaretçiler yalnızca kendileri gelmekle kalmıyor, daha sonra arkadaşlarını ve ailelerini de yönlendiriyor. Bu da doğal bir tanıtım ağı oluşturuyor”
Huzur ve güven ortamı turizmin temeli
Bölgede sağlanan huzur ve güven ortamının turizme etkisi oldu mu?
“Kesinlikle oldu. Hatta bunun en önemli etkenlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Turizmde ziyaretçinin kendisini güvende hissetmesi çok önemli. Son yıllarda oluşan huzur ortamı sayesinde Diyarbakır daha fazla tercih edilmeye başladı. İnsanlar artık gönül rahatlığıyla geliyor, tarihi mekanları geziyor, sokaklarda vakit geçiriyor ve şehrin atmosferini deneyimliyor. Bu olumlu iklim devam ettiği sürece Diyarbakır'ın çok daha büyük başarılara ulaşacağına inanıyorum”
Diyarbakır'ı öne çıkaran değerler
Sizce Diyarbakır’ı Türkiye turizminde farklı kılan en önemli özellikler nelerdir?
“Aslında saymakla bitmeyecek kadar fazla değerimiz var. Ulu Cami, Hasan Paşa Hanı, Sülüklü Han, Deliller Hanı, Diyarbakır Surları, Malabadi Köprüsü, Eğil ilçesi, Hilar Mağaraları, Amida Höyük ve Zerzevan Kalesi bunların yalnızca bir kısmı. Özellikle Zerzevan Kalesi son yıllarda büyük ilgi görüyor. Buradaki karşılama merkezi tamamlandığında ziyaretçi deneyimi daha da güçlenecek. Bu proje tamamlandığında Zerzevan'ın uluslararası ölçekte daha fazla ses getireceğine inanıyoruz. Diyarbakır'ın en büyük avantajlarından biri de farklı ilgi alanlarına hitap etmesi. Tarih, kültür, gastronomi, inanç turizmi ve doğa turizmi açısından çok güçlü bir potansiyele sahip”
“Diyarbakır bir günde gezilecek şehir değil”
Kentteki konaklama süresi konusunda hedefleriniz neler?
“Bizim en önemli hedeflerimizden biri ziyaretçilerin şehirde daha uzun süre kalmasını sağlamak. Uzun yıllar ortalama geceleme süresi 1,2 civarındaydı. Son dönemde bunu 1,6 seviyesine çıkardık. Şimdi hedefimiz iki gecenin üzerine çıkmak. Bu hedef ulaşılması zor bir hedef değil. Çünkü Diyarbakır'ın buna yetecek kadar zengin destinasyonları bulunuyor. Bir ziyaretçi sadece Sur içini gezdiğinde bile uzun zaman harcıyor. Eğer buna Eğil ilçesi, Malabadi Köprüsü, Zerzevan Kalesi ve diğer turizm noktaları da eklendiğinde şehir en az iki günlük bir gezi programını rahatlıkla dolduruyor. Diyarbakır artık bir günde gezilecek bir şehir değil”
Eğil Ve Malabadi Daha Fazla Tanıtılmalı
Ziyaretçiler Diyarbakır’ın tüm turizm noktalarını görebiliyor mu?
“Henüz istediğimiz seviyede değiliz. Özellikle Eğil ilçesinin daha fazla tanıtılması gerekiyor. Bugün birçok tur programı Sur bölgesi ve şehir merkezine yoğunlaşıyor. Oysa Eğil başlı başına bir gün ayrılabilecek bir destinasyon. Aynı şekilde Malabadi Köprüsü de çok önemli bir değerimiz. Bu bölgelerin tur programlarına daha fazla dahil edilmesi halinde konaklama süresi de doğal olarak uzayacaktır”
Turistlerin en çok dile getirdiği konular
Ziyaretçilerden ne tür geri dönüşler alıyorsunuz?
Otellerimiz aracılığıyla düzenli anketler yapıyoruz. Bu anketlerin sonuçlarını ilgili kurumlarla paylaşıyoruz. En sık karşılaştığımız konuların başında otopark ihtiyacı geliyor. Özellikle yoğun ziyaretçi alan bölgelerde zaman zaman sıkıntılar yaşanabiliyor. Ancak sevindirici olan taraf şu; ilettiğimiz talepler karşılıksız kalmıyor. Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve Sur Belediyemiz bu konularda oldukça duyarlı davranıyor. Örneğin geçmiş yıllarda bayram dönemlerinde temizlik hizmetleriyle ilgili bazı eleştiriler alıyorduk. Bu yıl ise ciddi bir iyileşme gördük. Bayram sürecinde ekipler yoğun şekilde çalıştı ve şehir genelinde olumlu bir tablo ortaya çıktı”
Diyarbakır turizmde hak ettiği yerde mi?
Sizce Diyarbakır turizmde hak ettiği noktaya ulaştı mı?
“Açık konuşmak gerekirse henüz ulaşmadı. Potansiyelimiz mevcut durumun çok üzerinde. Konaklama tesislerimiz güçlü, gastronomi alanında ciddi bir çeşitliliğe sahibiz. Ayrıca sosyal yaşam açısından da bölgedeki birçok şehirden farklı bir noktadayız. Diyarbakır'da hayat yalnızca gündüz yaşanmıyor. Gece geç saatlere kadar hareketliliğin sürdüğü sosyal alanlarımız bulunuyor. Bu da ziyaretçiler açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Bizim hedefimiz Diyarbakır'ı yalnızca görülen değil, deneyimlenen bir şehir haline getirmek”
Yabancı turistte yeni hedef Uzak Doğu
Diyarbakır’a gelen yabancı turist profili hakkında neler söyleyebilirsiniz?
“Ortadoğu ülkelerinden gelen ziyaretçiler önemli bir pay oluşturuyor. Bunun yanında Avrupa ülkelerinden ve özellikle Almanya'daki gurbetçilerimizden yoğun ziyaretçi alıyoruz. Geçtiğimiz dönemde Rus turistlerin ilgisinin arttığını da gözlemledik. Ancak bizim asıl odaklanmamız gereken pazarın Uzak Doğu olduğunu düşünüyorum. Çünkü Uzak Doğulu turistler tarihi mekanları gezmeyi, sokaklarda dolaşmayı, fotoğraf çekmeyi ve yerel kültürü deneyimlemeyi seviyor. Diyarbakır tam da bu beklentilere cevap verebilecek özelliklere sahip bir şehir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde Uzak Doğu pazarına yönelik tanıtım çalışmalarının artacağını düşünüyorum”
“Hep birlikte Diyarbakır'ız”
Son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
“Benim en önemli mesajım şu olur; başka bir Diyarbakır'ımız yok. Bu şehir hepimizin ortak değeri. Eksikleri de bizim, başarıları da bizim. Eğer birlikte hareket eder, sorunları ortak akılla çözersek çok daha güçlü sonuçlar elde ederiz. Artık sorunları konuşan değil, yeni hedefleri konuşan bir Diyarbakır olmalıyız. Daha fazla ziyaretçiyi nasıl ağırlayabiliriz, hangi uluslararası organizasyonları kentimize getirebiliriz, hangi pazarlara ulaşabiliriz gibi konulara odaklanmalıyız. Çünkü Diyarbakır, sahip olduğu tarih, kültür ve insan zenginliğiyle Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olmaya adaydır. Bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek ise hepimizin ortak sorumluluğudur”