Dolar 9,2620
Euro 10,7921
Altın 526,44
BİST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 32°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
32°C
Az Bulutlu
Paz 28°C
Pts 26°C
Sal 25°C
Çar 21°C

VE SONUÇ; BİRAN ÖNCE TOPARLANILMALI

VE SONUÇ; BİRAN ÖNCE TOPARLANILMALI
A+
A-
12.10.2018
115

Geçtiğimiz günlerde Birlik ve Akademik Düşünce Derneği tarafından açıklanan analiz raporunun üzerinden kısa bir süre geçmeden Siyaset arenasında başta Diyarbakır olmak üzere ciddi bir hareketlilikte başladı. Birlik ve Akademik Düşünce Derneği Genel Başkanı Muhammed Beybur tarafından açıklanan analiz raporu ile siyasi alanda Diyarbakır’da yaşanan hareketlilik arasında bir ilinti var mı bilinmez ama raporun yankıları hala kulaklarda. Yazı dizisi olarak hazırladığımız raporun son sayfalarını bugün siz sevgili okurlarımız ile paylaşıyoruz. Siyasi arena başta olmak üzere bürokrasi ve kayyımlarla ilgili de Diyarbakırlıların görüş beyan ettikleri aktarılan raporun birde sonuç kısmı var. Sonuç kısmı ise tam anlamı ile nedenlerin cevabını verir gibi.

İşte o çok merak edilen ve yankılara sebep olan raporun son sayfaları:

‘YANLIŞLAR, YANLIŞLARI BERABERİNDE GETİRDİ’

Ak parti teşkilatlarının ve SKM’lerin, kendi aralarında yapmış oldukları yanlış seçim çalışmaları, partinin kendi insanından oy almamasına neden olmakla birlikte, parti içerisinde ve seçmen tabanında kırgınlıklara sebebiyet vermiştir. Sosyal dokusu bozulmuş, siyasi tercihleri iğfal edilmiş, dini inancı sökülüp atılarak, devletine düşman edilmiş, militarist olmuş yüz binlerin yaşadığı bu hassas coğrafyada, siyasi ve sosyal çalışmalar, kadınlar, gençler ve çocuklar üzerinde yoğunlaştırılması, devlet için elzemdir. Diyarbakır halkının bir kısmının HDP’ ye verdiği oyların, Kürtler ile ilgili sorunlara, ideolojik ve kışkırtma siyasetine kanıldığından dolayı, seçmenin kararsız kaldığı için oy verdiği gözlenmiştir. Seçim esnasında, bölge halkına yapılan ve sözde güvercin kanadı dedikleri kesimi temsil eden HDP’nin, mutlaka meclise girmesi gerektiğini, aksi halde kandilde ki şahinler dedikleri grubun, eylem ve baskılarının artacağı propagandası, Diyarbakır’ da aleni bir şekilde yapılmış olup, Ak Parti bölge teşkilatları da, bu söylemlere ve propagandalara, duyarsız ve sessiz kalmıştır.

SÖYLEMLER ÇARPITILARAK…’

2017 referandum sürecinde, Ak partinin bölgesel Kürt yönetimi lideri Mesut BARZANİ’ ye karşı olan söylemleri, Diyarbakır’ da kararsız seçmenin Ak partiye yönelmesinden vazgeçirmiş, bunun nedeni ise, bölge halkının Mesut BARZANİ ailesinin dindar bir aile olduğu, seküler Kürtçü hareketlerden ayrı tutulması gerektiği düşünülmektedir. Ak Partinin yine “Pkk koridoruna izin vermeyiz’’ söylemi, örgüt sempatizanları tarafından fısıltı gazetesi kanalıyla, bölge halkına yanlı ve yanlış aksettirilmiş, bunun akabinde Diyarbakır Ak Parti teşkilatları da, bu yalan ve yanlış algı operasyonunu, kendi lehlerine çeviremediklerinden dolayı, örgütün bu söylemi, hükümetin sanki ‘’ Kürt koridoruna izin vermeyiz’’ dediği söylemi ile çarpıtılarak, bölge halkı bu yalan ve yanlış algıya inandırılmış olup, Kürt seçmenin de Ak Partiden uzaklaşmasına neden olmuştur.

‘MİSYON VE VİZYONUNDAN UZAK BAZI TEŞKİLATLAR…’

Ak Partinin misyon ve vizyonundan uzak bazı teşkilatları, Türkiye Cumhuriyeti üzerinde oynanan büyük oyunu görmeyerek, şer ittifakların ve güçlerin yapmış oldukları algı operasyonlarına, halkında bu söylemlere inanarak, “Ak Partiye ders verelim, Recep Tayyip Erdoğan seçilsin ama Ak Parti kaybetsin’’ söylemleri, halk arasında dilden dile dolaşırken, teşkilatlar da buna seyirci kalarak, bu algıyı tersine çevirememişlerdir. Türkiye 2023 hedeflerine adım, adım ilerlerken, Ak parti ve lideri olan Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerini, Başkanlık ve Meclis çoğunluğu ile birlikte kazanması mümkün olmalı ki, Türkiye Cumhuriyeti 2023 hedeflerini tutturup, bölgede bir güç olma tezini, teşkilatlar seçmene iyi bir şekilde işleyememişlerdir. Bunun akabinde, resmi kamu kurumlarında görev yapan, Ak Partili ve devletçi zihniyette olan birçok çalışan personellere, yıllardan beri kurum amirleri tarafından “Mobbingler’’ uygulanarak, bu kesimin küsmesine ve Ak partiden uzaklaşmasına neden olunmuştur. Bu durum, zulme maruz kalan çalışanlar tarafından, gerek Ak parti Milletvekillerine, gerekse de İl ve İlçe Başkanlarına mükerrer defa bildirilip, çözüm bulunmayınca ve duyarsız kalınınca da, seçimlerde küskünlüklere ve olumsuz yansımalara sebep olmuştur.

‘YÜKSEK BÜTÇELİLERİN KEYFİ HARCAMALARI’

Yüksek bütçeli kurumlarda görev yapan idarecilerin, keyfiyete binaen yapmış oldukları harcamalar, rüşvet almalar ve ihalelere fesat karıştırmaları, bölgede ayyuka çıkmış olup, bu olaylar da bölge halkı tarafından benimsenmediği için, halkın Ak Parti anlamında ki oy tercihini de, değiştirmiştir. Seçimler esnasında ki aday belirlemede, İl ve İlçe Başkanlıkları atamalarında, halka sorulmaması ve sürekli bir çarkın dişlisi misali, aynı kişilerin farklı zamanlarda yeniden aday gösterilerek veya teşkilatlarda görev verilerek seçmenlere dayatılması, seçmenin oy anlamında Ak Partiye olan inancının zayıflamasına ve tepkisine neden olmuştur.

‘BİR UMUT DEYİP SARILDILAR’

Bölge halkı, yıllardan beri baskıcı politikalara boyun eğerek, gelmiş oldukları noktada bir umutla sarıldıkları Ak Partiye olan güven ve inançlarını da, zaman içerisinde kaybetmektedirler. Ak partinin de merkeziyetçi politikalar uyguladığını, adayları belirlerken tabanda yetişenlerden değil, halka tavandan bakan kişilerden oluşturduğunu, yıllarca terör örgütlerine karşı bölge hassasiyetlerini hiçe sayarak, ölümü göze alan ve ailesini tehlikeye atan kişilerin, bu anlamda hep dışlandığını, bu nedenle de, Ak Partiye kırgın olduklarını ve diğer partilerden bu anlamda farkındalıklarının olmadığını, beyan etmektedirler. Dışarıda canhıraş bir şekilde çalışan, bununla birlikte komplike olmuş birden fazla hain yapıların, yalan ve yanlış algı operasyonları ile sahayı ellerinde tutarken, Ak partinin bölgede korkmadan, cesur ve kararlı bir tavır sergileyen, dava bilinci ile hareket eden ve halkın içinde yetişen kadrolarla yürümesi, hem devletin, hem de Ak partinin geleceği için elzemdir.

‘KADROLAŞMA YAPAMADILAR’

16 yıllık Ak parti hükümeti döneminde, ne yazık ki Ak parti, gerçek anlamda, devletini seven ve halkına hizmet sevdasıyla yanan kişileri, kamu kurumlarında istihdam edip, kadrolaşama yapamadı, çünkü Ak parti içerisine çöreklenen ve kangrenleşen AKP’ li şer yapılar, buna müsaade etmediği gibi, bazı Milletvekilleri, İl ve İlçe Başkanları da, bu oyuna göz yumarak, hesaplarına geldiği için, seyirci kalmışlardır. Ak parti iktidarı döneminde, Diyarbakır’ da ki bazı koltuklara, Ak partili ve devletçi olanlar değil, Ak parti düşmanlığı ve devlet düşmanlığı yapan bürokratlar, birilerinin talimatı veya tavsiyesi üzerine getirilmiş ve Ak Partili siyasetçilerde bunlara referans olup, atanmalarına müsaade etmişlerdir. Bu atanan bürokratlar, görev yaptıkları süre zarfında, Diyarbakır halkına hizmetten çok, eziyet ve zulüm yaparak, seçmenin Ak partiden ve devletten uzaklaşmasına ve nefret etmesine sebep olmuş, bu da halk arasında ayyuka çıktığından dolayı, seçimlerde de hatırı sayılır oy kaybına neden olduğu görülmüştür. O hal sürecinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, her ne kadar biz o hali halkımız için çıkartmadık dediği söylem, bölgede karşılık bulmamıştır. Bölgede görev yapan bazı emniyet birimlerinin, o hal süreci esnasında halka yaklaşım şekilleri oldukça sert olmuş olup, çoğu bölge halkı, bu anlamda tehditlere maruz kalmıştır. Bazı emniyet birimleri, toplumsal birçok olaylarda, Türkiye Cumhuriyetinin kolluk kuvvetine yakışmayacak tavırlarla, bölge halkına potansiyel suçlu muamelesi yapmıştır. Emniyet Müdürlüğünün, motorize ve bazı sivil ekiplerinin, toplumsal olaylarda ve yapmış oldukları uygulamalarda, keyfiyete binaen araç durdurdukları, bu uygulamalarda vatandaşları hakaret edercesine arama yaptıkları, bu uygulamaya karşı gelen vatandaşlara o hal sürecini öne sürerek, gözaltına almakla tehdit ettikleri, halk tarafından söylenmekte ve dillendirilmektedir. Diyarbakır’ da yaşanan bu hukuk dışı olaylar, seçmenin Ak partiden uzaklaşmasına, halkın devlete olan güvenini yitirmesine ve seçimlerde oy kayıplarına neden olmuştur.

ÖNERİ VE TAVSİYELER :

24 Haziran seçim sonuçları alenen ortada, elbette ki bu sonuçlardan çıkarılması gereken çok ders olduğunu, bunun da tarafımızdan öneri ve tavsiye niteliği taşımakla birlikte, Diyarbakır halkının da başlıca talepleri olduğunu belirtiriz. Ak partinin bundan sonra ki aday belirleme sürecinde, Diyarbakır halkının haklı serzenişi dikkate alınmalı, bu anlamda halktan olan ve halkın içinden gelen, dertleriyle dertlenen, halkla kucaklaşan, ayrım yapmayan, bütünleştirici olan, kibirli olmayan ve ulaşılabilir olan adaylar arasından tercih yapması, halkın en fazla dile getirdiği talebidir. Birlik ve Akademik Düşünce Derneği olarak, 16 yıllık Ak Parti iktidarı döneminde, Diyarbakır ilinde aday gösterilen Milletvekilleri, İl Başkanları, İlçe Başkanları, Kadın kolları Başkanları, Gençlik kolları Başkanları ve tüm teşkilatlarda görev yapan yöneticilerin, doğru ve eksik yanları, Ak Parti Genel Merkezi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tespit edilip, masaya yatırılmalı ve tarafsız olarak, tartışmaya açılmalıdır.

Hantal olan teşkilatların, zaman kaybetmeden revize edilmesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her defasında dile getirdiği dindar nesil projesi, ivedi olarak hayata geçirilmelidir. Teşkilat ve teşkilatçılığın önemi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyetinin bekası için mücadelesi, Ak partinin misyon ve vizyon anlayışı, teşkilatlara sunumlar şeklinde anlatılmalıdır. Ak partinin İl, İlçe, Kadın ve Gençlik kolları teşkilatlarının çalışmaları, teşkilatlanmaları ve sosyalleşmeleri anlamında, ciddi eğitimlerden geçirilmelidir.

Diyarbakır’ da görev yapan, Ak parti misyonu ve vizyonu taşımayan, halkla bütünleşmeyen, kapılarını halka açmayan, devletin koltuklarında oturdukları süre zarfında, devlete ihanet içerisinde olan ve haklarında birçok şaibe bulunan bürokratların, ivedi olarak görevden alınarak, haklarında yasal işlem başlatılarak yargılanmaları, devletin bekası için bir elzemdir.

Diyarbakır’ a atanacak bürokratların, güvenlik soruşturmalarının daha sağlıklı ve güvenilir birimlere yaptırılması, bunun sonucunda atanmasına karar verilecek bürokratların, itaat esasına göre değil, liyakat esasına göre atanmaları, ‘’İŞİ EHLİNE VERİN’’ sözü, bu atamalarda görmezlikten gelinmeyerek, devletine ve milletine hizmet sevdalısı olan liyakatli kişilerin atanmaları, devlet için zaruret arz etmektedir. Bölgenin jeopolitik yapısı ve işsizlik oranı göz önüne alınarak, İş-Kur programlarında ki alımların, noter huzurunda kura çekilerek yapılması, maddi imkânları el veren kişilerin, bu projelere dâhil edilmemesi, halkın başlıca talebidir. Kamu kurumlarında ki mülakat sınavlarında yaşanan adam kayırmacılığı ve torpilin, hakkı olanın değil, adamı olanın bu sınavlardan geçtiği düşüncesi, toplumda ki adalet ilkesini zedelediğinden dolayı, halen yapılmaya devam eden mülakat sınavlarının kaldırılmasının, toplumu rahatlatacağı ve güven ortamının yeniden tesis edileceği düşüncesi, halkın en çok dile getirdiği talebidir.

Diyarbakır kamu kurumlarına atanacak il Müdürlerinin dışarıdan getirilmemesi, bu anlamda birçok Diyarbakırlı ehil ve liyakatli kişilerin olduğu, bunların çoğuna bugüne kadar imkân verilmemesi, Diyarbakır halkının en muzdarip oldukları konu başlığıdır. Diyarbakır kamu kurumlarında görev yapan, ancak kurum amirleri tarafından Ak Partili ve devletçi olduklarından dolayı, sürekli haksızlıklara uğrayarak, kendilerine ceza uygulanan memurlar için, devlet mekanizmasının bu yönde iyi işletilmesi, ilgili Bakanlıkların ve kurumların teftiş kurullarının, süreklilik anlamında konuların takipçisi olmaları, halkın talepleri arasındadır.

Diyarbakır’ da görev yapan emniyet teşkilatının, bölgenin hassasiyetleri göz önüne alınarak, halka daha ılımlı yaklaşmaları, işleyişlerinde devletin şefkat yüzünü vatandaşlara hissettirmeleri, bu anlamda gerekli eğitimlerden geçirilmeleri, bölgenin geleceği ve halkın devlete olan inancı açısından, seçmene olumlu yansıyacaktır.

Görevin gereği değil, hatırın gereği yapılmaya başlandığı zaman, ehil ve liyakat sahibi olmayan kişiler, kamu kaynaklarını gelişi güzel kullanıp, bu topluma ve devlete çok ciddi zararlar vererek, bu anlamda toplumda güven zedelenmesine neden olurlar.

Birlik ve Akademik Düşünce Derneği olarak, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bekası için, Milli ve Manevi değerlerimizden ödün vermeden, hak ve adalet ekseninde, sahada analizler ve anketler yaparak, gerçekleri dile getirmek, öncelikli hedefimizdir.

AHMET BEŞENK

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.