Ülkeni tanıdığın sürece, Dünya Ülkelerini bilmemen ve tanımaman asla mümkün değildir. Bu realiteden yola çıkarak Venezuellada olup bitenler hakkında kısa bir değerlendirme yapalım.
1. Venezuela krizi, son yıllarda uluslararası siyasetin en tartışmalı örneklerinden biri haline gelmiştir. Ülkede derinleşen ekonomik çöküş, siyasal meşruiyet krizi ve toplumsal huzursuzluk, hem iç politik aktörlerin hem de dış güçlerin, sürece dâhil olmasına neden olmuştur.
2. Özellikle ABD’nin Venezuela’ya yönelik politikaları, “egemen bir devlete müdahale” tartışmalarını gündeme getirmiştir. Venezuela’daki krizin esas sorumlusunun, Maduro yönetimi mi yoksa ABD’nin müdahaleci tutumu mu olduğu sorusunun cevabında düğümlenmektedir.
3. Maduro Yönetiminin Krizin Oluşumundaki Rolü:
Venezuela’daki krizin kökenleri, büyük ölçüde iç politik ve ekonomik faktörlere dayanmaktadır. Hugo Chávez sonrası dönemde, iktidara gelen Nicolás Maduro, karizmatik liderlikten yoksun bir biçimde otoriterleşen bir yönetim modeli benimsemiştir.
4. Öncelikle, seçim süreçlerinin şeffaflığı ve adilliği konusundaki ciddi tartışmalar, yönetimin demokratik meşruiyetini zayıflatmıştır. Parlamento ile yürütme arasındaki çatışma, kuvvetler ayrılığı ilkesinin fiilen ortadan kalkmasına yol açmıştır.
5. 5. Ayrıca, muhalefetin, sistematik biçimde baskılanması ve yargının siyasal araç haline getirilmesi, rejimin, otoriter karakterini pekiştirmiştir.
6. Ekonomik açıdan ise petrol gelirlerine aşırı bağımlılık, yanlış para politikaları, kamulaştırmalar ve fiyat kontrolleri, ülkeyi, hiper enflasyon, kıtlık ve kitlesel göçle karşı karşıya bırakmıştır. Bu bağlamda Venezuela krizi, önemli ölçüde yönetimsel başarısızlıkların ve kurumsal çöküşün bir sonucu olarak değerlendirilebilir.
7. ABD’nin Venezuela Politikası: Müdahale Boyutları
ABD, Venezuela krizine doğrudan askerî bir işgal yoluyla müdahale etmemiştir. Ancak izlediği politikalar, uluslararası ilişkiler literatüründe “dolaylı müdahale” kavramı çerçevesinde ele alınmaktadır.
8. ABD’nin başlıca müdahale araçları şunlardır:
• Ekonomik yaptırımlar, özellikle petrol sektörünü hedef alarak Venezuela ekonomisini ciddi biçimde etkilemiştir.
• Diplomatik tanıma politikası, Juan Guaidó’nun “geçici devlet başkanı” olarak tanınmasıyla rejim değişikliğini açıkça destekleyen bir nitelik kazanmıştır.
• Uluslararası izolasyon, Maduro yönetiminin meşruiyetini zayıflatmaya yönelik sistematik bir strateji olarak uygulanmıştır.
• Askerî müdahale söylemi, fiiliyata dönüşmemiş olsa da caydırıcı ve baskılayıcı bir unsur olarak kullanılmıştır.
Bu uygulamalar, Birleşmiş Milletler’in iç işlerine karışmama ilkesi açısından, tartışmalı olup, birçok akademisyen tarafından egemenliğin ihlali olarak değerlendirilmektedir.
9. Müdahale Tartışmasının Teorik Çerçevesi
Klasik müdahale anlayışı, bir devletin başka bir devlete askerî güç kullanarak müdahalesini ifade eder. Ancak günümüzde müdahale, ekonomik yaptırımlar, diplomatik baskılar ve siyasal mühendislik faaliyetleriyle daha karmaşık bir hal almıştır.
Venezuela örneğinde, ABD’nin politikaları, askerî olmayan ancak rejim değişikliğini hedefleyen müdahale biçimleri olarak tanımlanabilir. Bu durum, uluslararası sistemde, büyük güçlerin “yumuşak güç” ve “zorlayıcı ekonomi politikaları” yoluyla, etkide bulunma eğiliminin tipik bir yansımasıdır.
10. Bu çalışma, Venezuela krizinin tek boyutlu bir dış müdahale ya da yalnızca iç yönetim hatalarıyla açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Krizin temel nedenleri Maduro yönetiminin otoriterleşen siyasal yapısı ve başarısız ekonomik politikalarıdır. Ancak ABD’nin uyguladığı yaptırımlar ve rejim değişikliği odaklı yaklaşım, krizi derinleştiren ve insani maliyeti artıran bir rol oynamıştır.
11. Sonuç olarak, Venezuela’ya yönelik ABD politikaları doğrudan askerî bir müdahale olmasa da, uluslararası hukuk ve siyaset teorisi açısından dolaylı ve sistematik bir müdahale niteliği taşımaktadır. Bu durum, çağdaş hukuk ve uluslararası ilişkilerde, egemenlik, egemen bir ülkeye müdahale ve insan hakları açısından irdelendiğinde, bu kavramlar arasındaki gerilimi ve çelişkiyi, açık bir şekilde ortaya koymaktadır.