DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde yer alan Zerzevan Kalesi, yaklaşık 3 bin yıllık geçmişiyle bölgenin en önemli tarihi alanlarından biri. Ancak kalenin en dikkat çekici hikâyelerinden biri, 1895 yılında yaşanan bir keşifle başlıyor.
Kazı Başkanı Aytaç Coşkun, o dönemi şu sözlerle anlatıyor: “1890’lı yıllarda kalede bir köy yerleşimi var. 1895’te Temo Dayı, damına toprak çekerken kilisenin önünde bir kova buluyor. Bunun aslında vaftiz kovası olduğunu bilmiyor. Sağlam bir kova olarak görüyor ve hayvanlarına su vermek için kullanıyor.” Ancak bu “sıradan kova”, aslında Hristiyanlık dünyası için büyük önem taşıyan nadir bir eserdi.
Bir çift çarık karşılığında el değiştirdi
Coşkun’un aktardığına göre, köye gelen bir çerçi kovayı fark etti ve değerini anladı. “Çerçi bu eserin kıymetli olduğunu anlıyor ve Temo Dayı’dan almak istiyor. Temo Dayı da bir çift çarık karşılığında bu unik eseri veriyor.”
Bu takas, tarihin en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
İstanbul’a giden eserin iz sürümü
Söz konusu eser daha sonra Osmanlı döneminde İstanbul’a götürülerek Müze-i Hümayun’a teslim edildi. Bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzeleri envanterinde açıkça “1895, Diyarbakır Zerzevan Kalesi” kaydıyla yer aldı.
Coşkun, bu bilgilerin eserin izini sürmede kritik rol oynadığını belirterek şunları söyledi: “Bu eserin İstanbul’da olduğunu biliyorduk. Envanter kayıtlarında geldiği yer açıkça Zerzevan Kalesi olarak yazıyordu. Biz de buradan yola çıkarak girişimlerde bulunduk.”
136 Yıl Sonra Yeniden Diyarbakır’da
2014 yılında başlatılan kazı çalışmalarıyla birlikte eser için iade süreci de gündeme geldi. Yapılan girişimler sonucunda vaftiz kovası, 2022 yılında yeniden Diyarbakır’a getirildi. Bugün eser, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi bünyesindeki İçkale’de sergileniyor.
Coşkun, eserin önemini şu sözlerle özetliyor: “Bu sadece Zerzevan için değil, tüm Hristiyanlık dünyası için çok önemli. Unik bir eser. Üzerindeki bezemeler ve yazıtıyla tek örnek diyebiliriz.”
Üzerindeki Yazıt Dikkat Çekiyor
Bronzdan yapılan vaftiz kovası, konik gövdesi ve hareketli kulbuyla dikkat çekerken, üzerindeki zengin bezemeler ve haç motifleriyle de öne çıkıyor.
En dikkat çekici detay ise Eski Yunanca ithaf yazıtı:
“Antipatros ve ailesinin dileğinin kabulü ve selameti için. Tanrı sizi korusun.”
Coşkun’a göre bu yazıt, eserin bir bağış olduğunu ve kilisede vaftiz törenlerinde kullanıldığını açıkça ortaya koyuyor.
Zerzevan: İnançların ve İmparatorlukların Kesişim Noktası
Zerzevan Kalesi’nin yalnızca askeri değil, aynı zamanda dini bir merkez olduğuna dikkat çeken Coşkun, kalede hem pagan hem de Hristiyan dönemine ait yapıların bulunduğunu belirtti. Çoşkun; “Zerzevan, Roma döneminde çok önemli bir askeri yerleşim. Ama aynı zamanda inanç sisteminin de güçlü olduğu bir merkez. Mithras tapınağı var, yer altı kilisesi var, büyük kilise var. Yani dini yapılar da en az askeri yapılar kadar önemli” dedi.
Dünya bu eseri görmek için Diyarbakır’a geliyor
Bugün vaftiz kovası, sadece yerli ziyaretçilerin değil, özellikle Avrupa’dan gelen araştırmacı ve turistlerin de ilgisini çekiyor.
Coşkun, bu ilgiyi şu sözlerle anlatıyor: “Sadece bu eseri görmek için Diyarbakır’a gelenler var. Özellikle Hristiyanlık tarihiyle ilgilenenler için çok önemli bir eser.”
Bir zamanlar bir köylünün hayvanlarına su verdiği bu kova, bugün dünya tarihine ışık tutan eşsiz bir miras olarak, ait olduğu topraklarda sergilenmeye devam ediyor.