ÖZEL HABER

Cumhuriyetin ilk projelerinden biri Diyarbakır’da yok oluyor!

Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1924 yılında Diyarbakır’da kurulan ve bir dönem yarış atı yetiştirmek amacıyla kullanılan tarihi yapı, yıllardır kaderine terk edilmiş durumda. Dicle Üniversitesi arazisinde bulunan yapının restore edilerek müze veya araştırma merkezine dönüştürülmesi öneriliyor.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’da Cumhuriyet’in ilk yıllarında hayata geçirilen önemli yapılardan biri olan tarihi at yetiştirme tesisi, yıllardır atıl halde bekliyor. 1924 yılında Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla yaklaşık 1000 dönümlük bir alan üzerine kurulan tesis, dönemin modern hayvancılık ve at yetiştiriciliği çalışmalarına katkı sunmak amacıyla inşa edildi.

Dönemin koşullarına göre oldukça kapsamlı bir proje olan tesisin inşaatı yaklaşık 4 yıl sürdü. Yapı içerisinde 32 at kapasiteli bir ahır bölümü bulunurken, alanın özellikle yarış atı yetiştiriciliği için planlandığı biliniyor.

Bir dönem kullanıldı, sonra terk edildi

Cumhuriyet’in ilk yıllarında belirli bir süre aktif olarak kullanılan tesis, ilerleyen yıllarda farklı nedenlerle işlevini yitirdi. Zamanla kullanım dışı kalan yapı, uzun yıllardır bakımsız ve atıl durumda bulunuyor. Bugün söz konusu yapı, Dicle Üniversitesi arazisi içerisinde yer alıyor. Tarihi değeri yüksek olan yapı, bulunduğu konum ve geniş alanıyla dikkat çekiyor.

Müze veya araştırma merkezi önerisi

Uzmanlar ve kentteki bazı çevreler, yapının restore edilerek üniversite bünyesinde bir müze veya araştırma merkezine dönüştürülebileceğini ifade ediyor.

Önerilere göre, tarihi yapı; Üniversitenin tarihini ve bölgenin hayvancılık geçmişini anlatan bir üniversite müzesi, Ziraat ve veterinerlik alanlarında araştırma merkezi, At yetiştiriciliği ve hayvancılık tarihini anlatan tematik bir müze olarak değerlendirilebilir.

Konumu ve potansiyeli dikkat çekiyor

Yapının bulunduğu alanın doğal yapısı ve geniş arazisi, projeler için önemli bir avantaj olarak görülüyor. Uzmanlar, doğru bir restorasyon ve planlama ile bu alanın hem bilimsel çalışmaların yürütüldüğü hem de ziyaretçilerin ilgisini çeken bir kültürel mekâna dönüştürülebileceğini belirtiyor.

Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze ulaşan bu tarihi yapının yeniden ayağa kaldırılması halinde, hem Diyarbakır’ın kültürel mirasına katkı sunması hem de üniversiteye önemli bir değer kazandırması bekleniyor.