DİYARBAKIR HABER- Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen Çerçeve Yasa, kamuoyunda yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Yasanın kapsamı, kimleri ilgilendirdiği, cezaevlerinde bulunan yaklaşık 4 bin kişi açısından ne anlama geldiği ve kamuoyunda en çok tartışılan isimlerden Selahattin Demirtaş’ın bu düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı merak konusu.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, yasanın hukuki boyutunu, kapsamını ve bundan sonraki süreçte yaşanabilecek gelişmeleri Öz Diyarbakır Gazetesi’ne değerlendirdi.

Gazeteci Sait BAYRAM’ın sorularını yanıtlayan Coşkun, 467 milletvekilinin desteğinin siyasal mutabakat ve demokratik meşruiyet açısından önemli olduğunu belirtirken, Çerçeve Yasanın “son yasa” değil, sürecin ilk adımı olduğuna dikkat çekti. Demirtaş’ın da mevcut hukuki durumu itibarıyla yasadan yararlanmasının önünde bir engel bulunmadığını savunan Coşkun, AİHM kararlarına da dikkat çekti.

İşte Doç. Dr. Vahap Coşkun’un Çerçeve Yasaya ilişkin değerlendirmeleri…

Çerçeve Yasanın TBMM’de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Öncelikle yasanın Meclis’te 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu yasaya dair tartışmalar vardı. Bu yasa bir infaz yasası mı, yoksa bir af yasası mı? Af yasası olduğunda nitelikli çoğunluğa ihtiyaç duyulur. Şimdi 467 milletvekilinin oyuyla artık bu tartışma bitti. Nitelikli çoğunluk olduğu için anayasal yönden bir değerlendirme yapılsa bile bu konuda herhangi bir sıkıntı çıkmaz.

İkincisi, bu kadar yoğun bir desteğin ortaya çıkması son derece önemli. Çünkü Kürt meselesi, toplumun farklı kesimlerinin hassasiyet gösterdiği bir mesele. Böylesine duyarlı bir meselede, toplumun farklı kesimlerini temsil eden siyasi partilerin aynı metnin altına imza atmaları hem siyasal mutabakatı göstermesi açısından hem de demokratik meşruiyet açısından son derece önemli”

Vahap Oşkun

Çerçeve Yasa nihai bir düzenleme mi, yoksa sürecin başlangıcı mı?

“Burada akılda tutulması gereken önemli husus şu: Bu yasa son yasa değil. Mutlak, değiştirilemez bir yasa da değil. Bu yasa bir ilk adım. Bu yasanın birtakım eksiklikleri veya aksaklıkları görülürse sürecin ilerleyen aşamalarında yeni hukuki düzenlemeler yapılabilir. Yeni yasalar çıkarılabilir, mevcut yasaların içerisinde değişiklikler yapılabilir veya fiili birtakım adımlar atılabilir. Dolayısıyla bu dinamik bir süreç. Bu yasa da dinamik sürecin ilk adımı olarak değerlendirilmelidir”

Peki bu yasa kimleri kapsıyor? Dağda, cezaevinde ve Avrupa’da bulunan kişiler açısından ne bekleniyor?

Diyarbakır’da Diş Hekimliği Çıkmazı: 96 klinik, 170 muayenehane…
Diyarbakır’da Diş Hekimliği Çıkmazı: 96 klinik, 170 muayenehane…
İçeriği Görüntüle

“Yasanın aslında üç temel grubu hedef aldığını söyleyebiliriz. Birincisi dağdakiler, ikincisi cezaevindekiler, üçüncüsü ise Avrupa’dakiler veya farklı ülkelerde bulunan örgüt mensupları. Yasanın kapsamı oldukça geniş. Yasaya baktığımızda örgüt kurma, örgütü yönetme, örgüt propagandası yapma, örgüte yardım ve yataklık etme ve örgütün finansmanına katkıda bulunma gibi çok farklı ve geniş alandaki suçların düzenlendiğini görüyoruz”

Yasanın kapsamı dışında kalanlar var mı?

“İki önemli istisnası var. Bunlardan bir tanesi adam öldürme dosyaları. Bunlar yasal çerçevenin kapsamı içerisinde yer almıyor. İkincisi ise 2005’ten önce müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar. Bunlar da bu yasa kapsamının içerisinde yer almıyor”

Cezaevlerinde bulunan kaç kişi bu yasadan yararlanabilecek?

“Adalet Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre ve medyaya da yansıdığı şekliyle şu anda bu yasanın kapsamında cezaevlerinde yaklaşık 4 bin kişi bulunuyor. Yasa uygulamaya geçtiğinde, bu kişiler 6 aylık süre içerisinde müracaat ettikleri takdirde yasadan faydalanabilecekler.”

Bu düzenleme bir ceza indirimi mi getiriyor?

“Yasada herhangi bir ceza indirimi yok. Yasa aslında bir erteleme düzenlemesi. Cezası 15 yıla kadar olanlar için 5 yıllık bir erteleme, 15 yıl ve daha fazla cezası olanlar için ise 10 yıllık bir erteleme söz konusu. Bu erteleme süresi içerisinde herhangi bir terör suçu işlenmediği takdirde dosyalar ortadan kalkacak ve bu kişiler haklarına kavuşacaklar”

Hak yoksunluklarının giderilmesi konusunda da bir imkan bulunuyor mu?

“Evet. Yasada bu konuda da bir imkan var. 5 yıl ertelenenler, dosyalarının ertelenmesinden 2 yıl sonra; 10 yıl ertelenenler ise 3 yıl geçtikten sonra hak yoksunluklarının giderilmesine ilişkin karar verilmesini talep edebilecekler”

Kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de Selahattin Demirtaş. Demirtaş bu yasadan yararlanabilir mi?

“Demirtaş meselesi kamuoyunda çok tartışılıyor. Abdülkadir Selvi, Bakan Gürlek’in, Öcalan ve Demirtaş’ın bu yasadan istifade etmeyeceğini söylediğini belirtti. Öcalan’ın istifade etmeyeceği açık ve net. Ancak Demirtaş konusunda bir tartışma başladı. Daha sonra bu haber de yalanlandı ve Bakan, “Ben böyle bir ifade kullanmadım” şeklinde bir beyanda bulundu. Aslında burada hukuki açıdan bir tartışma yok. Selahattin Demirtaş, yasal istisna olarak kabul edilen durumlara girmiyor. Hakkında adam öldürme cezası bulunmuyor ve 2005’ten önce verilmiş ağırlaştırılmış müebbet cezası da yok. Dolayısıyla Demirtaş’ın bu yasaya başvurması halinde yararlanması noktasında herhangi bir hukuki problem bulunmuyor”

Vahap-1

Demirtaş’ın mevcut hukuki durumu nedir?

“Demirtaş’ın hukuki durumuna dair avukatları da gerekli açıklamaları yaptılar. Demirtaş’ın şu anda Türk Ceza Kanunu’nun 302. maddesinden dolayı bir tutukluluğu var. Yasa uygulamaya geçtiğinde bu madde de yasa kapsamında yer alıyor. Dolayısıyla Demirtaş başvurması halinde bu yasadan istifade edebilir ve özgürlüğüne kavuşabilir”

Yani Demirtaş açısından yasada herhangi bir engel bulunmuyor mu?

“Hayır, Demirtaş açısından bu yasadan yararlanması noktasında herhangi bir problem yok. Fakat özellikle vurgulamamız gerekiyor ki Demirtaş’ın zaten içeride olmaması lazım. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları Türkiye’yi de bağlar. Anayasamızın 90. maddesi son derece açık. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Demirtaş hakkında defalarca verdiği kararlar var. Dolayısıyla Demirtaş’ın mutlak manada şu anda zaten içeride olmaması gerekiyordu. Ancak gerek fiili birtakım uygulamalar gerekse hukukun arkadan dolanılması yoluyla Demirtaş’ın özgürlük hakkı elinden alındı. Dolayısıyla bu yasaya gerek kalmadan zaten Demirtaş’ın çıkması gerekiyordu. Ama bu yasa kapsamında çıkarsa ve Demirtaş talep ederse, o da bu yasadan faydalanır. Bu konuda herhangi bir hukuki sorun veya hukuki karmaşa yok”

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM