ÖZEL HABER

Diyarbakır’da 40 bin kasetlik nostalji müzesi: Türkiye’nin hafızasıyım

Diyarbakır’da yarım asrı aşkın süredir kaset ve plak biriktiren Muhittin Akbay’ın 20 metrekarelik dükkânı, binlerce tarihi kaydın buluştuğu bir nostalji merkezine dönüştü. Akbay, arşivinin müzeye dönüştürülmesini istiyor.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’da 1972 yılında kurulan küçük bir dükkân, yarım asrı aşkın süredir müzikseverlere ve koleksiyonerlere geçmişin seslerini taşıyor. 1964 doğumlu Muhittin Akbay’ın çocuk yaşlarda başlayan kaset ve plak tutkusu, bugün yaklaşık 40 bin kasetten oluşan dev bir arşive dönüşmüş durumda. 20 metrekarelik dükkân, sahip olduğu arşivle adeta bir nostalji müzesini andırıyor.

Akbay, yaptığı işi yalnızca bir ticari faaliyet olarak görmediğini belirterek, bu kültürü yaşatmak için yıllardır mücadele ettiğini söylüyor. Kendisini “Türkiye’nin hafızası” olarak nitelendiren Akbay, geçmişten günümüze ulaşan ses kayıtlarını korumayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçladığını ifade ediyor.

1920’li yılların taş plaklarından günümüze

Arşivinde yalnızca kasetler değil, geçmiş dönemlere ait taş plaklar da bulunan Akbay, 1920’li ve 1930’lu yıllara ait kayıtları da kasetlere aktardığını belirtiyor. Elindeki en eski kasetlerden birinin ise 1960 yılında üretilmiş İngiliz yapımı bir kaset olduğunu söylüyor.

Yıllar içerisinde yıpranan ve kopan kaset bantlarını da kendi imkânlarıyla onardıklarını anlatan Akbay, bu işlemler sırasında bazı kayıtların zarar görebildiğini belirtiyor. Kopan bantları birbirine kaynaklayarak yeniden çalışır hale getirdiklerini ifade eden Akbay, buna rağmen bazı eserlerin bir veya iki parçasının kaybolabildiğini dile getiriyor.

Arşivde Mahmut Kızıl ve Hüseyin Var gibi sanatçıların kayıtlarının yanı sıra çok sayıda sanatçıya ait nadir bulunan kaset ve plaklar da yer alıyor. Akbay’ın elinde ayrıca 1940’lı yıllarda Sadettin Kaynak’ın taş plağından aktardığı bir kayıt da bulunuyor. Tanrı Ulu’dur diye ezan okunan bu tarihi kaydın da arşivin dikkat çeken parçalarından biri olduğu belirtiliyor.

150’ye yakın sanatçının demo kaydı yapıldı

1972 yılında kurulan ve “Stüdyo Ses” olarak bilinen dükkânda geçmiş yıllarda yaklaşık 150 sanatçının demo kayıtlarının yapıldığı ifade ediliyor. Bugün ise dükkân, binlerce kaset ve plakla müzik tarihinin farklı dönemlerini bir arada barındırıyor.

Arşivde Neşet Ertaş başta olmak üzere çok sayıda sanatçıya ait kayıt bulunuyor. Akbay, en fazla talep gören kasetlerden birinin Neşet Ertaş’a ait olduğunu belirtiyor.

Dükkâna yalnızca Diyarbakır’dan değil, farklı şehirlerden de koleksiyonerler geliyor. Bitlis ve Kahramanmaraş’tan gelen müşterilerin de arşivden çeşitli kaset ve plaklar satın aldığı belirtiliyor. Kahramanmaraş’tan gelen Eda Toprak’ın Mahzuni Şerif kasetlerini satın aldığı, Bitlis’ten gelen bir koleksiyonerin ise uzunçalar plak aldığı öğrenildi.

Gülten Karaböcek ve Edip Akbayram’a ait plakların da arşivden satıldığı, bazı plakların 3 bin TL’ye kadar alıcı bulduğu ifade ediliyor. Kasetlerin birim fiyatının ise yaklaşık 400 TL olduğu belirtiliyor.

“Öğrencilere bazen ücretsiz veriyorum”

Akbay, koleksiyonunu yalnızca ticari amaçla oluşturmadığını vurguluyor. Özellikle öğrencilerin geçmiş dönem müziklerini tanıması amacıyla bazı kasetleri ücretsiz verdiğini belirten Akbay, bazı kişilerin ise kasetleri yalnızca bir hatıra olarak satın aldığını ifade ediyor.

Akbay’a göre kasetlere olan ilgi tamamen bitmiş değil. Özellikle gençlerin son dönemde yeniden kasetlere ve plaklara ilgi göstermeye başladığını söyleyen Akbay, dijital müzik platformlarının aksine fiziksel kayıtların geçmişle doğrudan bir bağ kurduğunu düşünüyor.

Kendisi de Sezen Aksu dinleyicisi olduğunu belirten Akbay, arşivinde hem plak hem de kaset formatında çok sayıda eser bulunduğunu söylüyor.

“Dijitalleşmek istemiyorum, bu kültür yaşasın”

Teknolojinin gelişmesiyle müzik dinleme alışkanlıklarının tamamen değiştiğini belirten Akbay, buna rağmen kaset ve plak kültürünün korunması gerektiğini ifade ediyor. Dijitalleşmenin arşivin ruhunu değiştireceğini düşündüğünü belirten Akbay, amacının ticaret yapmak değil, geçmişin müzik kültürünü yaşatmak olduğunu dile getiriyor.

Akbay, bu nedenle arşivin devletin himayesinde kurulacak kapsamlı bir müzeye dönüştürülmesini talep ediyor. Yaklaşık 40 bin kasetten oluşan arşivin yalnızca kendisine ait bir koleksiyon olmadığını, Türkiye’nin müzik hafızasının önemli bir bölümünü barındırdığını ifade ediyor.

Yurt dışından da ziyaretçi geliyor

Dükkânın son dönemde yurt dışından gelen müzik meraklılarının da ilgisini çektiği belirtiliyor. Akbay, bu yıl özellikle Japon müşterilerin yoğun ilgi gösterdiğini ifade ediyor.

Küçük bir dükkânda başlayan ve nesilden nesile aktarılan bu sevginin bugün 40 bin kasetlik bir arşive dönüştüğünü belirten Akbay, kasetçiliğin kendisi için dededen kalan bir sevgi olduğunu söylüyor.

Dükkâna gelen 14 yaşındaki Muhammed ise babasının da koleksiyoner olduğunu belirterek, kasetlerin içerisindeki müzikleri dinlemekten ve koleksiyonları incelemekten keyif aldığını anlatıyor.

Yıllardır aynı tutkuyla kaset ve plakları koruyan Muhittin Akbay’ın 20 metrekarelik dükkânı, bugün yalnızca alışveriş yapılan bir yer olmaktan çıkıp Diyarbakır’ın müzik hafızasını taşıyan önemli bir arşiv alanına dönüşmüş durumda.