DİYARBAKIR HABER- Bölgenin en büyük sağlık üssü konumunda olan Diyarbakır’da, devlet memurlarının Anayasal bir hak olan "sağlık mazereti tayini" hakları, İl Sağlık Müdürlüğünün iddia edilen hantal bürokratik süreçleri nedeniyle birer mağduriyet hikayesine dönüşüyor. Kendisi, eşi, çocuğu ya da bakmakla yükümlü olduğu anne-babası kanser, ağır böbrek yetmezliği veya kan hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıklarla mücadele eden memurlar, tedavi imkanının bulunduğu merkezlere tayin edilmek isterken, resmi yazışmaların haftalarca sürmesi nedeniyle adeta zamanla yarışıyor.
Süreci çıkmaza sokan en büyük etken ise, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünün taşra ilçelerindeki hastanelerin kapasitelerini ve kadrolarını "bilmiyormuş gibi" hareket etmesi.
13 taşra ilçesine "onkolog var mı?" yazısı
Devlet Memurları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne göre; memurun görev yaptığı yerde kendisinin veya bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin tedavisinin mümkün olmaması durumunda, 3. Basamak Sağlık Tesislerinin bulunduğu yerlere tayin talep etme hakkı bulunuyor.
Ancak Diyarbakır’da yaşanan süreç iddialara göre adeta bir akıl tutulmasına sahne oluyor: Memur, hayati önem taşıyan bir hastalık sebebiyle tayin başvurusu yapıyor. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü ise, tıp literatüründe ve Sağlık Bakanlığı kadrolarında sadece kent merkezindeki devasa hastanelerde bulunabileceği net olan Hematoloji, Nefroloji, Onkoloji, Romatoloji ve Endokrinoloji gibi ileri uzmanlık (yan dal) branşlarının ilçelerde olup olmadığını teyit etmek için harekete geçiyor. Müdürlük; Bismil'den Çermik'e, Ergani'den Kulp'a kadar Diyarbakır’ın merkez dışındaki 13 ilçesine tek tek resmi yazı yazarak bu bölümlerin hastanelerinde olup olmadığını soruyor.
"Kasıt mı var, ihmal mi?"
Diyarbakır’ın taşra ilçelerindeki devlet hastanelerinde bu tür spesifik branşların, kemoterapi ünitelerinin ya da gelişmiş diyaliz merkezlerinin bulunmadığı sağlık camiası tarafından çok iyi biliniyor. Buna rağmen yapılan bu gereksiz resmi yazışmalar, evrakların ilçelere gitmesi ve ilçelerden geri cevap beklenmesi gibi süreçler tayin taleplerini haftalarca, bazen aylarca geciktiriyor.
Diyarbakır’da görev yapan ve mağduriyet yaşayan bir kamu personeli duruma şu sözlerle isyan ediyor:
“Çocuğum lösemi hastası ve Dicle Üniversitesi'nde tedavi görmesi gerekiyor. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü, Kulp’ta, Lice’de veya Hani’de Çocuk Hematoloji uzmanı olmadığını bilmiyor olabilir mi? Sağlık Bakanlığı’nın ÇKYS (Çekirdek Kaynak Yönetim Sistemi) ekranında hangi ilçede, hangi odada, hangi doktorun oturduğu saniyesinde görünürken, 13 ilçeyle 'posta güvercini' gibi yazışmak zaman çalmaktan başka bir şey değil. Bu durum ya büyük bir idari zafiyettir ya da tayinleri geciktirmek için kasıtlı bir oyalamadır."
Diyarbakır sağlık ağında gerçekler net
Sağlık sisteminin işleyişi ve Diyarbakır'ın sağlık haritası incelendiğinde, taşra ilçelerinin durumu net bir şekilde ortada duruyor.
Dijital Çağda "Evrak" eziyeti
Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye genelinde dijitalleşmeyle övündüğü bir dönemde, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Kamu Hastaneleri Hizmetleri ile Personel Hizmetleri Başkanlıklarının elinde kentin anlık personel dağılım cetveli (PDC) bulunuyor. Uzmanlar, il müdürlüğünün tek bir tuşla görebileceği bilgiyi resmi yazıya dökerek taşraya sormasının hem kamu zararı hem de hasta hakları ihlali olduğunu belirtiyor.
Diyarbakırlı Memurların Çilesi Ne Zaman Bitecek?
Bölgenin zorlu coğrafi şartlarında, bir yandan ağır hastalıklarla mücadele eden, diğer yandan ilçeler ile kent merkezi arasında mekik dokuyan memurlar ve aileleri maddi-manevi olarak tükenmiş durumda.
Şimdi Diyarbakır kamuoyu ve mağdur devlet memurları, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünden şu soruların cevabını bekliyor:
Kendi sisteminizde saniyeler içinde görebileceğiniz ilçe kadro bilgilerini, neden haftalar süren resmi yazışmalarla arıyorsunuz?
İlçelerdeki hastanelerin başhekimliklerine bu "yersiz" soruları sorarak bürokrasiyi neden tıkıyorsunuz?
Bu anlamsız bekleyişler yüzünden tedavisi aksayan, yollarda perişan olan hastaların ve memurların mağduriyetini ne zaman gidereceksiniz?