ÖZEL HABER

Diyarbakır’da tandır ateşi hala yanıyor

Diyarbakır’ın kırsal mahallelerinde yaşayan vatandaşlar, şehirlerde yaygınlaşan doğalgaza rağmen yemeklerini tandırda, odun ve tahta ateşinde pişirmeyi sürdürüyor. Zahmetli olmasına rağmen geleneksel yöntemlerden vazgeçmeyen köylüler, hem lezzetin hem de sağlıklı yaşamın sırrının odun ateşinde saklı olduğunu söylüyor.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’ın birçok kırsal mahallesinde modern yaşamın sunduğu imkanlar her geçen gün artsa da, tandır ateşi ve odun sobası günlük yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer almaya devam ediyor.

Kent merkezinde doğalgazla yemek pişirmenin sağladığı kolaylıktan uzak yaşayan köylüler, yıllardır süregelen geleneksel pişirme kültürünü yaşatıyor.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tandırlar yakılıyor, odun ateşinde ekmekler pişiriliyor, kazanlarda yemekler hazırlanıyor. Kadınlar tandır başında ekmek açarken, aile bireyleri de odun hazırlayarak günlük yaşamın bir parçası olan bu emeğe katkı sunuyor.

Kırsalda yaşayan vatandaşlar, doğalgazın pratik olduğunu kabul ettiklerini ancak odun ateşinde pişen yemeğin lezzetinin hiçbir yöntemle kıyaslanamayacağını ifade ediyor.

Lezzetin sırrı ateşte

Kırsal mahallede yaşayan Fatma Kocakaya, yıllardır tandır kullandığını belirterek şunları söyledi:

“Elbette doğalgaz kullananlar daha rahat ediyor ama bizim tandır ekmeğimizin tadı bambaşka. Çocukluğumuzdan beri bu kültürün içindeyiz. Zahmetli olsa da alıştığımız yaşam bu. Ateşte pişen yemeğin kokusu da lezzeti de farklı oluyor.”

Bir başka köylü Mehmet Kaya ise doğayla iç içe yaşamayı tercih ettiklerini dile getirerek şöyle konuştu: “Odun kesiyoruz, ateşimizi yakıyoruz. Yorucu ama doğal. Biz hazır olanı değil, emeğimizle hazırladığımız sofrayı seviyoruz. Tandırda pişen ekmek günlerce bayatlamıyor. Şehirde yaşayan akrabalarımız geldiklerinde ilk istedikleri şey tandır ekmeği oluyor.”

‘Bir yaşam biçimi’

Ev hanımı Rojin Kaya da tandır kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirterek, “Bu sadece yemek pişirmek değil, bizim yaşam biçimimiz. Çocuklarımızın da bu kültürü öğrenmesini istiyoruz. Tandır başında aile bir araya geliyor, komşular birbirine yardım ediyor. Bu birliktelik de bizim için çok değerli.” dedi.

Köylüler, odun ateşinde pişen yemeklerin daha doğal olduğunu düşündüklerini ve özellikle tandır ekmeği, sac ekmeği ile yöresel yemeklerin bu yöntemle çok daha lezzetli olduğunu ifade ediyor.

Her ne kadar odun temini, tandırın hazırlanması ve ateşin sürekli kontrol edilmesi büyük emek gerektirse de Diyarbakır’ın kırsal mahallelerinde bu gelenek yaşamaya devam ediyor. Vatandaşlar, modern imkanların hayatı kolaylaştırdığını kabul ederken, doğayla iç içe, üretime dayalı yaşam kültüründen vazgeçmek istemediklerini belirtiyor.

Kentin kırsalında yükselen tandır dumanı ise sadece yemek hazırlığının değil, nesilden nesile aktarılan bir kültürün ve yaşam biçiminin de simgesi olmayı sürdürüyor.