ÖZEL HABER

Diyarbakır’da uyuşturucuyla mücadele için çağrı: Öfke örgütlenmeye, örgütlenme mücadeleye dönüşmeli

Diyarbakır başta olmak üzere bölge illerinde uyuşturucu bağımlılığı, fuhuş ve çetecilik gibi toplumsal sorunlara karşı çalışmalar yürüten Şiyar Be Platformu (Farkına Var! Uyuşturucuyla Mücadele Platformu), uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik operasyonlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır başta olmak üzere Van, Mardin, Batman ve Şırnak gibi bölge illerinde uyuşturucu bağımlılığı, çetecilik ve buna bağlı toplumsal sorunlara karşı mücadele yürütmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Şiyar Be Platformu, toplumun farklı kesimlerini ortak mücadele zemininde buluşturmayı hedefliyor.

Yaklaşık 6 aylık tartışma ve hazırlık sürecinin ardından 26 Nisan 2026’da gerçekleştirdiği yürüyüşle kendisini kamuoyuna deklare eden platform, 6 Temmuz’da başlattığı “Rab’in Hamlesi” kapsamında halk toplantıları, basın açıklamaları, yürüyüşler ve çeşitli saha çalışmaları gerçekleştiriyor.

Platformun çalışmalarını, yerel yönetimlerin rolünü, uyuşturucuyla mücadelede güvenlik operasyonlarının yeterliliğini ve toplumun bu mücadeledeki sorumluluğunu Şiyar Be Platformu Eş Sözcüsü Murat Kan ile konuştuk.

Şiyar Be Platformu Nasıl Ortaya Çıktı?

Şiyar Be Platformu nasıl bir ihtiyaçtan doğdu? Platformun kuruluş sürecinden bahseder misiniz?

“Biz 26 Nisan'da gerçekleştirdiğimiz yürüyüşle kendimizi kamuoyuna deklare ettik. Ancak bunun öncesinde yaklaşık 6 aylık bir tartışma sürecimiz oldu. Bu süreçte kentte uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelede neler yapılabileceğini, kısa, orta ve uzun vadede nasıl bir yol ve strateji izlenebileceğini tartıştık. Şiyar Be Platformu özünde kentin farklı dinamiklerini içine alan bir platform. Demokratik kurumlar, sivil toplum örgütleri, siyasal yapılar, aktivistler, sendikalar ve toplumsal sorumluluk taşıyan bireyler bu platform içerisinde yer alıyor. Yerel yönetimlerle de bu konuda temaslarımız ve çalışmalarımız bulunuyor. Biz uyuşturucuyla mücadeleyi yalnızca belirli kurumların sorumluluğunda olan bir mesele olarak görmüyoruz. Bunu bir toplumsal savunma meselesi olarak ele alıyoruz. Dolayısıyla herkesin bu konuda söz söyleme, kendisini ifade etme ve mücadeleye dahil olma hakkı olduğunu düşünüyoruz”

Platform olarak şimdiye kadar hangi çalışmaları yaptınız?

“Kentte farklı mekanlarda yürüyüşler, basın toplantıları ve çadır eylemleri gerçekleştirdik. Son dönemde ise 6 Temmuz'da başlattığımız “Rab’in Hamlesi” ile yeni bir aşamaya geçtik. Bu hamleyle uyuşturucuya, çeteciliğe ve madde bağımlılığının yarattığı bütün sorunlara karşı toplumsal bir kalkışı hedefledik. Sadece Diyarbakır merkezle sınırlı değiliz. Mardin, Batman, Van ve Şırnak gibi kentlerde de temsilciliklerimiz ve çalışmalarımız bulunuyor”

Yerel Yönetimlerin Rolü Ve “Rab’in Hamlesi”

Uyuşturucuyla mücadelede yerel yönetimlerin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Yerel yönetimlerin burada önemli bir rolü ve misyonu var. Örneğin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bağımlılıkla mücadele konusunda çalışmalar yürüten birimler bulunuyor. Biz bu konuda çeşitli görüşmeler ve girişimlerde bulunduk. Bunun yanında parkların aydınlatılması, metruk binaların yıkılması gibi konularda da çalışmalar yürüttük. Elektrik dağıtımıyla ilgili sorunlar konusunda da ilgili kurumlarla görüşmeler gerçekleştirdik. Yerel yönetimlerin bünyesinde danışma merkezlerinin oluşturulması konusunda da girişimlerimiz oldu. Merkez ilçeler başta olmak üzere diğer ilçelerde de bu mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz”

“Rab’in Hamlesi” kapsamında nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

“Burada temel amacımız toplumsal mücadeleyi tabana yaymak ve halkla bütünleşmek. Son dönemde farklı mahalle ve mekanlarda halk toplantıları düzenledik. İnsanların doğrudan sorunlarını dinledik, karşılıklı iletişim kurduk. Önümüzdeki süreçte merkez ilçelerin yanı sıra Diyarbakır'ın diğer ilçelerinde de toplantılar gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Çünkü halkın bu meseleye dair yaşadığı sorunları doğrudan dinlemeden kalıcı bir çözüm üretmenin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Halkla buluştuğumuzda çok net bir tablo gördük. Bu sorun toplumun her kesiminde ciddi bir öfke ve tepkiye yol açıyor. Bizim amacımız bu öfkenin örgütlenmeye, örgütlenmenin de kolektif bir mücadeleye dönüşmesini sağlamak”

Operasyonlar, Çetecilik Ve Toplumsal Mücadele

Son dönemde uyuşturucu ve çetecilikle bağlantılı yapılara yönelik operasyonlar gerçekleştiriliyor. Bu operasyonları nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Kentte son dönemde uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla bağlantılı, farklı çevrelere ve çeteleşmiş yapılara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. Biz bu operasyonları destekliyoruz. Ancak aynı zamanda bunların yetersiz olduğunu da düşünüyoruz. Çünkü yalnızca operasyonlarla bu sorunun ortadan kaldırılması mümkün değil. Bu zemini oluşturan sosyal, ekonomik ve toplumsal koşulların da ele alınması gerekiyor. Bir taraftan uyuşturucuyla mücadele ettiğini söyleyen kurumların operasyonlarını görüyoruz. Diğer taraftan ise kentte uyuşturucu kullanımına ve satışına tepki gösteren, buna karşı çıkan gençlerin de gözaltına alınıp tutuklandığı durumlarla karşılaşıyoruz. Bu bir paradoks yaratıyor. Bu tür tutumların çeteleşmiş yapıları cesaretlendirebileceğini düşünüyoruz. Biz şiddeti bir çözüm yöntemi olarak kabul etmiyoruz. Ancak atılan adımların yaratacağı sonuçların da çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor.”

Peki Şiyar Be Platformu'nun topluma çağrısı nedir?

“Bizim çağrımız çok açık: Birbirimize daha fazla güç verelim ve bu mücadeleyi büyütelim. Halktan gördüğümüz tepki çok güçlü. Her yerde bu sorun insanların öfkesine ve tepkisine yol açıyor. Bu öfke örgütlenmeye, birleşmeye ve ortak bir toplumsal mücadeleye dönüşmeli. Biz çözümün yalnızca güvenlik politikalarından geçmediğini düşünüyoruz. Bunun aynı zamanda demokratik bir toplumun inşasıyla bağlantılı olduğunu düşünüyoruz. Şiyar Be Platformu'nun çalışmalarında herkesin yer alabileceği, herkesin söz söyleyebileceği bir ortam var. Dolayısıyla çağrımız bütün yurttaşlara, sivil toplum örgütlerine, demokratik kurumlara ve bu konuda sorumluluk almak isteyen herkese. Uyuşturucu ve bağımlılık sorununu ancak halk bir araya gelir, sorunu kendi sorunu olarak ele alır ve birlikte mücadele edersek çözebiliriz. Bu süreçte bugüne kadar bize destek veren bütün yapılara ve öncelikle halkımıza teşekkür ediyoruz”