DİYARBAKIR HABER- Çocukların dil gelişimi yalnızca konuşma becerilerini değil, sosyal ilişkilerini, akademik başarılarını ve psikolojik gelişimlerini de doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre dil ve konuşma gecikmesi erken fark edilmediğinde çocuklarda özgüven kaybından akran zorbalığına kadar pek çok sorunun ortaya çıkmasına yol açabiliyor.
Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği Diyarbakır İl Temsilcisi Azize Aslan, dil ve konuşma terapistlerinin çalışma alanlarını, çocuklarda dil gecikmesinin nasıl fark edileceğini ve toplumda yaygın olan yanlış inanışları anlattı. Aslan, özellikle ailelerin en sık yaptığı hatanın “bekleyelim, büyüyünce konuşur” yaklaşımı olduğunu belirterek, dil gelişiminde kritik dönemin kaçırılmaması gerektiğine dikkat çekti.
“Dil ve konuşma terapistliği Türkiye’de yeni bir alan”
Dil ve konuşma terapistliği Türkiye’de ne zaman başladı?
“Dil ve konuşma terapistliği aslında dünyada uzun yıllardır var olan bir meslek. Avrupa ve Amerika’da oldukça köklü bir geçmişe sahip. Türkiye’de ise görece yeni bir alan diyebiliriz. İlk olarak 1999 yılında Anadolu Üniversitesi’nde yüksek lisans programı olarak açıldı. Daha sonra 2012 yılında lisans bölümü olarak eğitim verilmeye başlandı. İlk lisans mezunları ise 2016 yılında verildi. Ben de Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapistliği bölümünden yüksek onur derecesi ile mezun oldum.”
Dil ve konuşma terapistleri ne yapar?
Dil ve konuşma terapistleri hangi alanlarda destek sağlar?
Dil ve konuşma terapistleri; dil, konuşma, ses ve yutma alanlarında çalışan sağlık profesyonelleridir. Bebeklikten yaşlılığa kadar her yaş grubuna hizmet verebiliriz. Örneğin yeni doğan bir bebekte dudak damak yarığı varsa ve beslenme-yutma problemi yaşıyorsa terapi ve aile eğitimi sağlayabiliriz. Çocukluk döneminde gecikmiş dil gelişimi, kekemelik, artikülasyon bozuklukları gibi sorunlarda destek sunarız. Yetişkinlerde ise inme (felç) sonrası ortaya çıkan afazi gibi konuşma kayıpları, ses kısıklıkları veya yutma güçlükleri gibi durumlarda terapi uyguluyoru”
Diyarbakır’da yaklaşık 110 terapist var
Diyarbakır’da kaç dil ve konuşma terapisti bulunuyor?
“Net sayıyı derneğimiz daha iyi biliyor ancak Diyarbakır’da yaklaşık 110 civarında dil ve konuşma terapisti olduğunu söyleyebilirim.”
En sık görülen dil ve konuşma sorunları
Toplumda en sık karşılaşılan dil ve konuşma bozuklukları nelerdir?
En sık gördüğümüz durumlardan biri gecikmiş dil ve konuşma gelişimi. Örneğin bir çocuk 2 yaşına geldiğinde en az 50 kelime kullanamıyorsa ve iki kelimeyi bir araya getirip “anne ver”, “baba bak” gibi basit cümleler kuramıyorsa dil ve konuşma gecikmesinden söz edebiliriz. Bunun dışında kekemelik de toplumda oldukça bilinen bir konuşma bozukluğudur. Kekemelik yaşayan bireyler konuşma terapisi ile bu durumu kontrol altına alabilirler. Bir diğer sık karşılaşılan problem ise artikülasyon bozukluklarıdır. Yani bazı konuşma seslerinin yanlış üretilmesi. Örneğin çocuk “kapı” yerine “tapı”, “şapka” yerine “sapka” diyebilir. Ya da “arı” yerine “ayı” veya “alı” diyebilir. Halk arasında “R harfini söyleyememe” olarak bilinen durum da bu gruba girer.
İnme geçiren hastalarda da terapi uygulanıyor
Dil ve konuşma terapisi sadece çocuklara yönelik değildir. Örneğin bir kişi inme geçirdiğinde beynin dil ve konuşma merkezleri etkilenebilir. Bu durumda kişi konuşma yetisini kısmen ya da tamamen kaybedebilir. Buna afazi diyoruz. Dil ve konuşma terapistleri bu tür durumlarda da terapi uygulayarak bireyin iletişim becerilerini yeniden kazanmasına yardımcı olur.
Erkek çocuklarda daha sık görülüyor
Dil ve konuşma gecikmesi hangi çocuklarda daha sık görülür?
Erkek çocuklarında kız çocuklarına göre daha fazla görülüyor. Araştırmalara göre erkeklerde görülme oranı kızlara göre yaklaşık üç kat daha fazla.
Pandemi ve ekran kullanımı dil gelişimini etkiledi
Pandemi döneminde çocukların ekranla geçirdiği sürenin artması dil gelişimini olumsuz etkiledi. Çünkü ekran tek taraflı bir iletişim aracıdır. Çocuk televizyon ya da telefon izlerken karşılıklı iletişim kuramaz. Oysa dil gelişimi karşılıklı iletişimle gerçekleşir. Çocuk bir nesneyi gördüğünde “araba” der ve aile “evet araba, kırmızı araba” diyerek tepki verir. Bu karşılıklı iletişim dil gelişimini güçlendirir. Ekran ise bu etkileşimi sağlamaz.
“Bekleyelim düzelir” düşüncesi yanlış
Ailelerin en sık yaptığı yanlışlar nelerdir?
Toplumda çok yaygın bir düşünce var: “Bekleyelim, büyüyünce konuşur.” Bu oldukça yanlış bir yaklaşım. Çünkü dil gelişiminde kritik bir dönem vardır. Bu dönem geçtikten sonra terapi alınsa bile istenen ilerleme sağlanamayabilir. Bir başka yanlış düşünce de “babası da geç konuşmuş” söylemidir. Bu durum bir risk faktörü olabilir ama beklemek için bir gerekçe değildir.
Dil bağı konuşma gecikmesine neden olmaz
Toplumda sıkça karşılaştığımız bir diğer yanlış bilgi ise dil bağının konuşma gecikmesine neden olduğu düşüncesidir. Dil bağı ancak beslenme ve yutma sorunlarına yol açıyorsa kesilmesi gerekir. Sadece konuşma gecikmesi nedeniyle dil bağı kesilmesi genellikle gerekli değildir. Kekemelik için hurafelere başvuruluyor Kekemelikle ilgili de toplumda birçok yanlış inanış bulunuyor. “Bülbül suyu içirmek”, “ağza anahtar koymak”, “türbeye götürmek” gibi uygulamalar bilimsel değildir. Kekemeliğin tek etkili çözümü konuşma terapisidir.
Okullarda terapist eksikliği
Dil ve konuşma terapistlerinin eğitim sisteminde yeri nedir?
Yurt dışında dil ve konuşma terapistleri hastanelerin yanı sıra okullarda ve eğitim kurumlarında da görev yapıyor. Türkiye’de ise şu anda okullarda veya RAM’larda yeterli istihdam bulunmuyor. Oysa okullarda terapistlerin bulunması çocukların erken fark edilmesini ve hızlı müdahale edilmesini sağlayacaktır.
Geç müdahale büyük sorunlara yol açabiliyor
Dil ve konuşma gecikmesine geç müdahale edilmesi sadece konuşma problemiyle sınırlı kalmaz. Çocuk akran zorbalığına maruz kalabilir, sosyal ilişkilerde zorlanabilir ve akademik başarı düşebilir. Bu durum zamanla özgüven kaybına ve eğitimden uzaklaşmaya kadar gidebilir.
Ailelere çağrı: Beklemeyin
Ailelere vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Ailelerin beklememesi gerekiyor. Çocuklarının dil ve konuşma gelişimiyle ilgili en küçük bir şüpheleri varsa mutlaka bir dil ve konuşma terapistine başvurmaları gerekir. Hastanelerde ücretsiz değerlendirme yapılabiliyor. Eğer terapiye ihtiyaç varsa ilgili uzman yönlendirme yapacaktır. Erken tanı ve erken müdahale çocukların sağlıklı gelişimi için büyük önem taşıyor.