DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır'da çocukların suç örgütleri ve uyuşturucu şebekeleri tarafından istismar edildiğine yönelik dikkat çekici açıklamalar kamuoyunda endişe yarattı. Yeşil Yıldız Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı Yahya Öger ile Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi İsmet Kaya'nın değerlendirmeleri, yalnızca Diyarbakır'ın değil Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren önemli bir sosyal soruna işaret etti.
Uzmanlara göre çocuklar artık yalnızca uyuşturucu kullanımının değil, uyuşturucu ticaretinin de hedefi haline geliyor. Bunun arkasında ise aile içi denetim eksikliği, sosyal medya, rol model yoksunluğu, ekonomik sorunlar ve suç örgütlerinin çocukları bilinçli şekilde kullanması bulunuyor.
Öger; "Çocukların Ellerine İşaret Vererek Uyuşturucuya Yönlendiriyorlar"
Yeşil Yıldız Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı Yahya Öger, suç örgütlerinin çocukları adeta bir aracı haline getirdiğini belirterek çarpıcı örnekler verdi. Öger, bazı vakalarda çocukların ellerine pet şişe kapağı, su kapağı, tespih tanesi ya da benzeri işaretler verilerek uyuşturucu satıcılarına yönlendirme amacıyla kullanıldığını ifade etti. Bu yöntemin, özellikle sokakta su veya simit satan çocuklar üzerinden uygulandığını belirten Öger, çocukların çoğu zaman bunun ne anlama geldiğini bile bilmeden suç ağının parçası haline getirildiğini söyledi. Öger, çocukların uyuşturucu satıcılığına aracılık etmelerinin yalnızca bugünü değil, bütün geleceklerini karartabilecek bir sürecin başlangıcı olduğuna dikkat çekti.
"Uyuşturucuya Ulaşma Yaşı Korkutucu Seviyeye Düştü"
Yahya Öger'in en dikkat çekici açıklamalarından biri de uyuşturucu kullanım yaşındaki düşüş oldu. Öger, Diyarbakır'da uyuşturucuya ulaşma yaşının giderek düştüğünü belirterek, bazı adli vakalarda 7-8 yaşındaki çocukların satışta kullanıldığına ilişkin dosyalar bulunduğunu söyledi. Bu vakaların istisnai olduğunu özellikle vurgulayan Öger, buna rağmen 9 yaşında bağımlılık nedeniyle tedavi sürecine alınan çocukların bulunduğunu ifade etti. Uzmanlara göre bu tablo, çocukların çok küçük yaşlarda organize suç yapılarının hedefi haline gelebildiğini gösteriyor.
"İlk Savunma Hattı Ailedir"
Öger'e göre çözümün ilk adresi aile. Ailelerin çocuklarının kimlerle vakit geçirdiğini bilmesi gerektiğini belirten Öger, çocuklara "hayır diyebilme" becerisinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Çocuğun yalnızca ekonomik katkı sağlayan bir birey olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Öger, çocukların koşulsuz değerli olduklarının hissettirilmesinin suç örgütlerine karşı en güçlü koruma mekanizmalarından biri olduğunu söyledi.
Mahalleye de büyük görev düşüyor
Öger, mücadelede yalnızca ailelerin değil toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Mahalle muhtarları, imamlar, öğretmenler, esnaf ve kanaat önderlerinin risk altındaki çocukları fark ettiklerinde aileleri uyarmasının büyük önem taşıdığını belirten Öger, toplumsal dayanışmanın çocukların korunmasında kritik rol oynayacağını dile getirdi.
"Silah Bırakma Sürecinden Sonra Mafya Yapılanmaları Arttı"
Öger, son dönemde bazı organize suç yapılarının daha görünür hale geldiğini belirterek özellikle esnafın bu konuda ciddi şikâyetlerinin bulunduğunu söyledi. Zaman zaman yaşanan iş yeri kurşunlamalarının da bu yapılanmaların yansıması olabileceğine dikkat çeken Öger, hukuki yaptırımların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 14-24 yaş grubuna yönelik suç örgütlerinin faaliyetlerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Öger, caydırıcı cezaların önemine vurgu yaptı.
Dr. Kaya; "Rol model artık Anne Baba değil, Mafya dizileri oldu"
Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İsmet Kaya ise sorunun psikolojik ve sosyolojik boyutuna dikkat çekti. Kaya'ya göre geçmişte çocukların rol modeli anne-babalar ve öğretmenlerdi. Ancak günümüzde sosyal medya kullanımının artması, aile içi iletişimin zayıflaması ve eğitim sistemindeki yoğunluk nedeniyle çocuklar doğru rol modellerden uzaklaşıyor. Bu boşluğu ise sosyal medya fenomenleri ve mafya temalı diziler dolduruyor.
"Lüks hayat özendiriliyor"
Dr. Kaya, özellikle sosyal medya üzerinden sergilenen lüks yaşam tarzlarının çocukların gerçeklik algısını bozduğunu belirtti. Kolay para kazanma, gösterişli otomobiller, pahalı yaşam biçimleri ve güç gösterilerinin çocuklarda yanlış hedefler oluşturduğunu ifade eden Kaya, umutsuzluk yaşayan gençlerin bu görüntülerden etkilenerek suç örgütlerine yönelme riskinin arttığını söyledi.
"Çocukların sığınacağı limanlar oluşturulmalı"
Kaya, çocukların yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek devletin sosyal kurumlarının önemine dikkat çekti. Gençlik merkezleri, spor tesisleri, sanat kursları ve kültürel faaliyetlerin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Kaya, çocukların enerjilerini doğru alanlarda kullanmalarının suçtan uzaklaşmalarını sağlayacağını söyledi.
Okullara ve rehberlik hizmetlerine büyük görev
Uzmanlara göre okullarda bağımlılıkla mücadele eğitimleri artırılmalı. Rehber öğretmenlerin daha etkin çalışması, medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve bağımlılık konusunda bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiği ifade edildi.
"Çocuklarınızı Mafyanın eline bırakmayın"
Hem Yahya Öger hem de Dr. İsmet Kaya açıklamalarının sonunda ailelere ortak çağrıda bulundu. Çocukların yalnızca ekonomik kaygılarla sokakta çalıştırılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının arkadaş çevresini yakından takip etmelerini, sosyal medya kullanımını denetlemelerini ve spor ile eğitim faaliyetlerine yönlendirmelerini istedi. Uzmanlara göre bugün ihmal edilen her çocuk, yarının organize suç yapılarının hedefi olma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Diyarbakır'dan yapılan bu uyarılar, yalnızca bölge için değil Türkiye genelinde çocukların korunmasına yönelik sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Uzmanlar, aile, okul, yerel yönetimler ve devlet kurumlarının birlikte hareket etmesi halinde çocukların suç örgütlerinden uzak tutulabileceğini, aksi halde sorunun giderek büyüyeceğini vurguluyor.