DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’ın tarım gündemini yakından takip eden Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, bölge çiftçilerinin yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini Öz Diyarbakır Gazetesi’ne değerlendirdi.
Kuraklıktan TARSİM sigortasına, enerji maliyetlerinden ithalat politikalarına kadar pek çok başlıkta çarpıcı değerlendirmelerde bulunan İskenderoğlu, özellikle çiftçinin ayakta kalabilmesi için dört temel desteğe dikkat çekti: Mazot, gübre, tohum ve sulama.
“Çiftçinin kıymeti bilinmiyor. Oysa sofradaki ekmeğin, makarnanın, bulgurun arkasında bin bir zorlukla üretim yapan çiftçi var” diyen İskenderoğlu, çözümün ithalatta değil, üreticinin yanında olmaktan geçtiğini vurguladı.
İşte, çarpıcı röportajın detayı;
Kuraklık ve don çiftçiyi nasıl etkiledi?
Sayın İskenderoğlu, geçtiğimiz yıllarda don ve kuraklık çiftçileri oldukça zorladı. Diyarbakır özelinde tablo nedir?
“Bizim bölgemizde don çok etkili olmadı ama kuraklık şiddetli geçti. Türkiye’de 65 il etkilendi, fakat Diyarbakır’da kayıp çok daha büyüktü. Birçok çiftçi, ‘Bir daha ekmeyeceğim’ diyecek noktaya geldi.”
TARSİM Çiftçinin Yanında mı?
Çiftçiler TARSİM sigortasından şikâyet ediyor. Nedir sorun?
“TARSİM parayı alırken çok güzel, ama zarar tespitine gelince ölü numarası yapıyor. Kuraklıkta çiftçinin ürünü 400 kilo düşmüşse, TARSİM 70-80 kilo zarar kabul ediyor. Bu adaletsizliktir. TARSİM çiftçinin varlık sebebidir ama bugün çiftçiyi mağdur eden bir yapıya dönüşmüş durumda.”
Tarımın Stratejik Önemi
“Pandemide gördük; herkes markete makarna, pirinç, mercimek için koştu. Altın, döviz, benzin kimsenin aklına gelmedi. Çünkü gıda yoksa sen de yoksun! Çiftçi bu ülkenin varlık sebebidir. Ama ne yazık ki çiftçinin kıymeti bilinmiyor.”
İthalat Politikaları Çiftçiye İhanet mi?
Son dönemde mısır ve buğday ithalatı gündeme geldi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Hasat zamanı ithalat yapılır mı? Çiftçi tarlasından ürün kaldırırken, devlet vergileri düşürüp dışarıdan mısır ve buğday getiriyor. Bu, Türk çiftçisine ihanettir. Bunu kim yapıyorsa bilerek ya da bilmeyerek Türkiye’ye zarar veriyor.”
Pamuk üreticisi neden can çekişiyor?
“Pamukta fiyat ve destekleme primi 4 yıldır aynı. Ama enflasyon yüzde 300 arttı. Çiftçi nasıl ayakta kalsın? Bir yandan Yunanistan çiftçisine devlet mazotu vergisiz veriyor, bizde ise çiftçi %10 KDV ödeyerek traktör alıyor. Böyle rekabet mümkün mü?”
Sulama ve Silvan Barajı Beklentisi
Sulama projeleri çiftçiler için ne kadar kritik?
“Silvan Barajı yıllardır bitirilemiyor. Eğer bitse, çiftçi elektrik ve mazot maliyetinden büyük oranda kurtulacak. Sadece bu barajın tamamlanmasıyla pamuk ithalatına verdiğimiz 12 milyar dolar içeride kalır. Yani baraj bitmezse her yıl paramızı dışarıya akıtıyoruz.”
Elektrikli traktör projesi neden çöpe gitti?
“Elektrikli traktör, çiftçiyi mazot yükünden kurtaracaktı. Bir prototip üretildi, Ceylanpınar’da tanıtıldı. Ama sonra proje rafa kaldırıldı. Bu ülkenin en iyi tarım projesi çöpe atıldı. Bakanlar değişir ama sistem değişmemeli. Devletin projeleri kişilere bağlı olmamalı.”
Mehdi Eker’in Dönemi Neden “Altın Yıllar”?
“Cumhuriyet tarihinin en başarılı Tarım Bakanı Mehdi Eker’dir. Hemşehrimiz olduğu için söylemiyorum. Onun döneminde çiftçi zengin oldu. Sıfır faizli krediler, modern sulama sistemleri, makine parklarının yenilenmesi… Çiftçi altın yıllarını onun döneminde yaşadı.”
Çözüm Önerileriniz Neler?
“Çiftçinin sorunları yüz kalem değil. Çözüm sadece dört madde:
Mazotta destek ve vergi indirimi
Gübrede devletin kendi fabrikalarını kurması
Yerli ve milli tohum desteği
Sulama ve enerji maliyetlerinin azaltılması
Bu dört madde çözüldüğünde Türkiye tarımı ayağa kalkar, çiftçi de nefes alır.”
“Çiftçi üretmezse Türkiye aç kalır. Çiftçi bu ülkenin bel kemiğidir. Biz üretmek için her türlü doğal afete rağmen mücadele ediyoruz. Devletin görevi de çiftçiyi ayakta tutmak olmalı. Mazot, gübre, tohum ve enerji sorunları çözülürse tarımda ithalat defteri kapanır.”