ÖZEL HABER

Ruh ve Restorasyon arasında dikkat çeken benzerlik! Gizligöl; ‘Restöratör Taşın Psikoloğudur’

Diyarbakır Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvar Müdürü Müjdat Gizligöl, psikolog ile restöratörlük mesleği arasında dikkat çekici bir benzerlik olduğunu söyledi. Gizligöl, “Her iki meslek de zamanın yıprattığını anlamaya ve aslını bozmadan güçlendirmeye dayanır” dedi.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvar Müdürlüğü Müdürü Müjdat Gizligöl, restorasyon mesleğinin yalnızca teknik bir uygulama olmadığını, aynı zamanda derin bir gözlem ve analiz süreci gerektirdiğini belirterek psikologlarla benzer bir misyona sahip olduklarını ifade etti.

Gizligöl, “İlk bakışta biri insan ruhuyla, diğeri taş ve ahşapla çalışıyor gibi görünür. Oysa temelde yaptığımız iş aynıdır: Zamanın bıraktığı izleri anlamak ve onarmak” dedi.

“Acele Edilen Müdahale Zarara Yol Açar”

Psikologların bireyin iç dünyasındaki travmaları ve görünmeyen yaraları ortaya çıkardığını hatırlatan Gizligöl, restöratörün de tarihi bir yapının yüzeyinin altındaki bozulmayı, nemi ve çatlakları analiz ettiğini söyledi.

“Aceleyle yapılan müdahale nasıl ruhsal dengeyi bozarsa, hoyratça yapılan bir restorasyon da yapının kimliğini zedeler” diyen Gizligöl, her iki mesleğin de sabır, hassasiyet ve doğru yöntem gerektirdiğini vurguladı.

“Aslını Bozmadan Güçlendirmek”

Restorasyonun temel felsefesinin “aslını koruyarak güçlendirmek” olduğuna dikkat çeken Gizligöl, bu yaklaşımın psikolojik destek süreciyle benzerlik taşıdığını ifade etti.

Diyarbakır gibi tarihî dokusu güçlü şehirlerde bu anlayışın daha da önemli olduğuna işaret eden Gizligöl, Ongözlü Köprü gibi eserlerin restorasyonunda da aynı ilkenin gözetildiğini belirtti.

Uzmanlara göre hem insan ruhu hem de tarihî yapılar, geçmişin izlerini taşır. Önemli olan, bu izleri silmeden, kimliğini koruyarak geleceğe taşımaktır.