ÖZEL HABER

Diyarbakır’da Boşanma Alarmı! Ekonomik kriz, sosyal medya ve aldatma evlilikleri sarsıyor

Diyarbakır’da boşanma davaları son yıllarda adeta patladı. 2000’li yılların başında yıllık 30-40’larla ifade edilen davalar, 2022’de 2 bin seviyesine ulaşırken, 2026’da bu sayının 4 bini aşması bekleniyor. Hukukçu Harun Bulut ekonomik krize, aldatma ve sosyal medyaya dikkat çekerken, Uzman Klinik Psikolog Sadık Sun değişen aile yapısının ve sosyal medya kaynaklı kıyaslamaların evlilikleri sarstığını söyledi.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’da boşanma davalarında son yıllarda dikkat çekici bir artış yaşanıyor. 2000’li yılların başında yıllık 30-40’larla ifade edilen boşanma davaları, 2012 sonrasında 700-800’lere, 2022’de yaklaşık 2 bine yükseldi. Kentte 7 aile mahkemesi faaliyet gösterirken, kurulan 8’inci aile mahkemesinin de önümüzdeki aylarda faaliyete geçmesi bekleniyor. Hukukçu Harun Bulut, mahkemelerin mevcut dosya yüküne dikkat çekerek 2026 yılında boşanma sayısının 4 bini aşabileceğini söyledi. Uzman Klinik Psikolog Sadık Sun ise ekonomik krizler, sosyal medya ve değişen aile yapısının boşanmalardaki artışta önemli rol oynadığını belirtti.

2000’li yıllardan bugüne boşanmada çarpıcı artış

Diyarbakır’da boşanma davalarının geçmişten bugüne gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Harun Bulut: ”Diyarbakır’da yaklaşık 2000’lerin başında bir aile mahkemesi kuruldu. O dönemde yıllık 30-40, hatta 100’ü bulmayan davalar oluşmaya başlayınca Adalet Bakanlığı bu aile mahkemesini kapattı. Bir süre Asker Hukuk Mahkemesi üzerinden bu görevin yürütülmesi gündeme geldi. Ancak 2000 yılından sonra boşanma davalarının hızlı şekilde artması üzerine yeniden aile mahkemesi kurulmaya başlandı. Yıllık yaklaşık 300-400 boşanma gerçekleşmeye başladı. 2012 yılına kadar bu sayı ortalama 400 ile 600 arasında değişiyordu. 2012’den sonra ise rakam 700-800 seviyelerine çıktı. Asıl patlama ise 2018 ve sonrasında yaşandı. Buradaki temel sorunlardan biri ekonomik sıkıntılardı.

2022’de 2 bine ulaştı

Boşanmalarda kırılma noktası hangi dönem oldu?

Harun Bulut: “Özellikle 2022 yılında boşanmalar Diyarbakır’da yaklaşık 2 bin seviyesine çıktı. Bu artışın nedenlerinden biri de Covid dönemine denk gelmemizdi. İnsanların, özellikle erkeklerin daha fazla evde vakit geçirmesi ve bunun ekonomik sıkıntılarla birleşmesi evliliklerdeki sorunları daha görünür hale getirdi. 2022’den sonra da boşanmalar her geçen gün daha fazla arttı. Şu anda sayı 2 binin üzerine çıktı.

8’inci Aile Mahkemesi geliyor

Diyarbakır’daki aile mahkemelerinin mevcut durumu nedir?

Harun Bulut: “Diyarbakır’da şu anda 7 aile mahkemesi var. Adalet Bakanlığı 8’inci Aile Mahkemesini de kurdu ancak henüz faaliyete başlamadı. Önümüzdeki aylarda faaliyete geçmesi bekleniyor. Her bir mahkemenin derdest dosya sayısı 1000’in üzerinde. Her mahkemenin bir yılda karara bağladığı dosya sayısı ise yaklaşık 500-600 arasında. 8 mahkemeyi 500-600 dosyayla değerlendirdiğimizde yıllık rakamın yaklaşık 4 bine ulaşacağını, hatta 4 bini geçeceğini düşünüyoruz. Bu, Diyarbakır açısından ilk defa bu kadar yüksek bir rakam anlamına geliyor. 2026 yılı boşanma sayısının en yüksek olduğu yıl olabilir.

Boşanmanın 3 büyük nedeni

Peki bu artışın temelinde ne var?

Harun Bulut: “Hukukçular olarak üç önemli neden görüyoruz. Birinci ve en önemli neden ekonomik sıkıntılar. İkinci neden sosyal medya. Sosyal medyada suni bir hayatın gerçek hayatmış gibi sunulması insanlarda özenti oluşturuyor. İnsanlar bu hayatları gerçek sanıyor ve kendi evliliğini sosyal medyada gördüğü hayatlarla kıyaslıyor. Üçüncü husus ise maalesef şiddete yönelik olayların artması. Bu durum hem kadınlar hem de evlilikler açısından ciddi bir sorun oluşturuyor”

“Davaların yüzde 70’i aldatmaya dayalı”

Size gelen başvurularda en fazla hangi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

Harun Bulut: “Son yıllarda alınan hukuki tedbirlerle, özellikle aile içi şiddet konusunda uygulanan tedbirlerle şiddetin ciddi anlamda azaldığını görüyoruz. Ancak bize gelen boşanma davalarında özellikle aldatmaların çok arttığını görüyoruz. Davaların yaklaşık yüzde 70’i aldatmaya dayalı. Özellikle sosyal medya üzerinden mesajlaşmalar, görüşmeler ve tanışmalar bu süreçte önemli bir rol oynuyor. Kadınlar ellerindeki somut delillerle başvuruyor. Mahkemelerde bu deliller ortaya konuluyor ve tarafların kusur oranlarına göre maddi-manevi tazminat ve nafaka konusunda kararlar veriliyor”

Anlaşmalı boşanmada “Gizlilik” etkisi

Anlaşmalı boşanmalar ne durumda?

Harun Bulut: “Anlaşmalı boşanmalar da var ancak sayı daha az. Çünkü iki tarafın da rızası gerekiyor. Özellikle taraflardan birinin elinde somut deliller varsa, aile bireylerinin, toplumun veya kamuoyunun bunları bilmesini istemedikleri durumlarda anlaşmalı boşanmayı tercih edebiliyorlar.”

“Basit nedenlerle gelenleri barıştırıp gönderiyoruz”

Siz hukukçu olarak boşanma sürecinde çiftlere nasıl yaklaşıyorsunuz?

Harun Bulut: “Bazen çok basit nedenlerle boşanmak için gelen çiftler oluyor. Eğer ortada ciddi bir sorun yoksa ve sorun çözülebilecek durumdaysa, çoğu zaman tarafları barıştırıp gönderiyoruz. Hatta itiraf ediyorum, barıştırdığımız insanların sayısı benim aldığım boşanma davalarından daha fazla diyebilirim. Bazı hukukçu arkadaşlar bunu “Avukatlıktan ziyade arabuluculuğa gidilmiş” şeklinde değerlendirebilir. Ama burada vicdan boyutu var. Bizim de ailemiz var, bizim de çocuklarımız var. Çocuklar ortada kalıyor ve ciddi anlamda mağdur ediliyor. Eğer çiftlerin birlikte devam etme imkânı varsa, ailelerin dağılmaması ve çocukların mağdur olmaması için onları barıştırmayı tercih ediyoruz. Ama artık birlikte yaşamak daha fazla zarar verecek bir noktaya gelmişse, o zaman boşanma konusunda hukuki olarak yardımcı oluyoruz.”

Psikolog Sun; “Sosyal medya eşleri birbirine düşman edebiliyor”

Sadık Hoca, sosyal medyanın evlilikler üzerindeki etkisini nasıl görüyorsunuz?**

Sadık Sun: “Sosyal medya gerçekten çok etkili. Özellikle Instagram’da hikâye özelliğinin yaygınlaşmasıyla insanlar kendi hayatlarını paylaşmaya ve başkalarının hayatlarıyla kıyaslamaya başladı. “Onu tatile götürdü”, “Onun eşi böyle davranıyor”, “Bana neden böyle davranılmıyor?” gibi düşünceler ortaya çıkıyor. Kişi kendi hayatına ilişkin bir yetersizlik hissediyor. Hatta eş eve gelmeden önce izledikleriyle eşine karşı öfkelenebiliyor. Adam eve geliyor, ne olduğunu bilmiyor. Kadın öfkeli ama bu öfkenin kaynağı bazen sosyal medyada gördüğü hayatlar oluyor”

“Dışarıdaki insanlar eşle kıyaslanıyor”

Sosyal medya insanlara sürekli bir seçenek sunuyor. “Benim eşimden daha iyileri var” düşüncesi oluşuyor. Evde pijamasıyla oturan, günlük hayatın yorgunluğu içerisindeki eş ile sosyal medyada özenle hazırlanmış fotoğraflar paylaşan insanlar kıyaslanıyor. Bu çok ciddi bir yanılsama. Bir de mesaj kutuları var. İnsanlar evli olup olmadığını dahi önemsemeden birbirlerine mesaj atabiliyor. Bu mesajlar kişinin kendisini daha değerli hissetmesine yol açabiliyor. Bir süre sonra kişi, “Ben neden bu evlilikteyim?” diye düşünmeye başlayabiliyor.

Pandemi sadece bir tetikleyici

Pandemi boşanmalardaki artışı tek başına açıklıyor mu?

Sadık Sun: “Hayır. Bunu sadece pandemi olarak düşünmemek gerekir. Kriz dönemlerinde insanların psikolojisinde önemli değişimler yaşanır. Savaş dönemlerinde de benzer durumlar görülebilir. İnsanlar hayatın sona geldiğini düşündüklerinde, içlerinde kalan ukdeleri gerçekleştirmek isteyebiliyor. Evlilik hasreti varsa evlenmek, çocuk hasreti varsa çocuk sahibi olmak ya da mevcut evliliğiyle ilgili ciddi bir sorun varsa boşanmak isteyebiliyor. Yani kriz dönemleri insanların hayatlarını yeniden değerlendirmelerine neden oluyor.”

Kadınların ekonomik özgürlüğü de etkili

Kadınların çalışma hayatına daha fazla katılması boşanma kararlarını etkiliyor mu?

Sadık Sun: “Kesinlikle etkiliyor. Kadınların iş hayatına girmesiyle ekonomik bağımsızlıkları arttı. Artık kadın kendisini sadece evlilik içerisinde var olmak zorunda hissetmiyor. Bir sorun yaşadığında ekonomik gücü varsa kendi hayatını sürdürebileceğini biliyor. Eskiden ekonomik gücü olmayan bir kadının boşanması çok daha zor olabiliyordu. Ailesi de arkasında durmuyorsa seçenekleri daha sınırlıydı. Bugün ise ekonomik özgürlük, aile desteği, nafaka ve çocukların velayeti gibi faktörler boşanma kararını etkileyebiliyor”

“Kadınlar anneleri gibi, erkekler babaları gibi olmak istemiyor”

Aile yapısındaki değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadık Sun: “Çok çarpıcı bir söz var: “Kadınlar anneleri gibi olmak istemiyor, erkekler de babaları gibi olmak istiyor.” Kadın, “Annem ezildi, ben ezilmemeliyim. Annem babamın kahrını çekti, ben çekmemeliyim” diyebiliyor. Geçmişte yaşadığı travmaların etkisini kendi evliliğine taşıyabiliyor. Erkek açısından da benzer bir durum var. Babasının sahip olduğu konforu sürdürmek veya daha fazlasını istemek söz konusu olabiliyor. Fakat artık kadın da çalışıyor, erkek de çalışıyor. İş bölümleri geçmişe göre çok daha iç içe geçmiş durumda.”

“Boşanmadan önce kendinize şunu sorun”

Peki çiftlere ne öneriyorsunuz?

Sadık Sun: “Boşanma elbette seçeneklerden bir tanesi. Ancak boşanmayı düşünmeden önce her iki tarafın da kendisine şu soruyu sorması gerekiyor: “Ben bu evlilik ve ilişkim için elimden geleni yaptım mı?” Boşandıktan veya ayrıldıktan sonra vicdanınız rahat olacak mı? Bu sorunun cevabını insanın kendisine gerçekten ve samimi şekilde vermesi gerekiyor.

Diyarbakır’da aile yapısı değişiyor

Diyarbakır’da boşanma davalarının yıllar içinde 30-40’lardan 2 binlerin üzerine çıkması, 2026’da ise 4 bin seviyesinin aşılmasının beklenmesi, kentte aile yapısının geçirdiği değişimin boyutunu ortaya koyuyor. Hukukçu Harun Bulut ekonomik sorunları, sosyal medya kaynaklı özenti ve kıyaslamayı, aldatma ve şiddet vakalarını öne çıkarırken; Uzman Klinik Psikolog Sadık Sun ise kriz dönemlerinin psikolojik etkilerine, kadınların ekonomik bağımsızlığına ve değişen aile rollerine dikkat çekiyor.

Uzmanların ortaklaştığı nokta ise dikkat çekici:

“Boşanma kararı verilmeden önce, çiftlerin kendilerine “Bu evlilik için gerçekten elimden gelen her şeyi yaptım mı?” sorusunu sorması gerekiyor. Çünkü bazı evlilikler için boşanma bir çıkış yolu olabilirken, bazıları için iletişim, sabır, karşılıklı anlayış ve doğru destekle yeniden kurulabilecek bir ilişkinin kapısını aralamak mümkün”