DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’da son haftalarda etkili olan yoğun yağışlar tarım sektöründe hem umut hem de endişe yarattı. Barajların doluluk oranlarını artırarak buğday ve arpa üreticisine nefes aldıran yağışlar, özellikle mercimek üreticileri için ise büyük kayba dönüştü. Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda, 2025 sezonunda çiftçinin yaşadığı zorlukları, mercimek tarlalarındaki zararı, artan tarımsal girdi maliyetlerini ve açıklanması beklenen buğday-arpa taban fiyatına ilişkin beklentileri konuştuk. İskenderoğlu, mercimek üreticileri için acil destek çağrısı yaparken, çiftçinin ayakta kalabilmesi için gerçek maliyetler dikkate alınarak fiyat belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Başkanım, bu yıl tarım açısından nasıl bir tabloyla karşı karşıyayız?
“Uzun yıllardır tarımı yakından takip eden herkesin bildiği gibi kuraklık artık dönemsel değil, kalıcı hale gelmiş durumda. Eskiden 80’li, 90’lı yıllarda kuraklık olduğunda bir bölge etkilenirdi ve bir yıllık olurdu. Ama artık öyle değil. 2022’de kuraklık yaşadık, 2023’te yine yaşadık, 2024 nispeten daha iyiydi ama 2025 çok ağır geçti. Bunun yanında sadece kuraklık değil; dolu ve don olayları da yaşandı. Yaklaşık 65 ilin etkilendiği bir süreçten bahsediyoruz. Açık söylemek gerekirse 2025 yılı çiftçi açısından felaket yılı oldu”
Son günlerdeki yoğun yağışlar Diyarbakır tarımını nasıl etkiledi?
“12 Mayıs itibarıyla baktığımızda yağışların Diyarbakır’da genel anlamda buğday ve arpa gibi ürünlere büyük zarar verdiğini söyleyemeyiz. Ama çevre illerde ciddi afetler yaşandı. Gaziantep ve Şanlıurfa’da çok şiddetli dolu ve sağanak nedeniyle büyük zarar oluştu, can kayıpları da yaşandı. Allah rahmet eylesin. Bizim bölgemizde şükür o şiddette bir dolu olmadı. Ancak yağış miktarı mevsim normallerinin üzerine çıktı.”
Bu fazla yağışların olumlu tarafı oldu mu?
“Kesinlikle oldu. Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız açısından çok olumlu etkisi oldu. Diyarbakır’daki barajların doluluk oranı oldukça yüksek. Hatta bazı barajlarda tahliye yapılıyor. Devegeçidi, Kralkızı, Dicle çevresindeki bazı su kaynaklarında bu tabloyu görüyoruz. Bu çiftçi için sevindirici bir gelişme çünkü sulama maliyetleri ciddi ölçüde düşüyor”
Peki zarar gören ürünler hangileri oldu?
“En büyük zararı mercimek gördü. Özellikle taban arazilerde durum çok kötü. Fazla yağış nedeniyle mercimek tarlalarında çürüme yaşandı. Bazı bölgelerde zarar yüzde 100 seviyesinde. Özellikle Yenişehir, Kayapınar ve Bağlar’daki taban arazilerde mercimek neredeyse tamamen kullanılamaz hale geldi.”
Kıraç arazilerde durum nasıl?
“Kıraç ve eğimli arazilerde durum daha iyi. Eğil, Sur ve Bismil’in bazı yüksek bölgelerinde mercimek tamamen kaybedilmiş değil. Biçilebilir durumda olan alanlar var. Ama Diyarbakır’ın genel yapısına baktığımızda taban araziler fazla olduğu için zarar büyük”
Çiftçi zarar gören mercimek alanlarında yeniden ekim yapabilir mi?
“Bu saatten sonra mercimek mümkün değil. Eğer tamamen çürümüşse çiftçi o alanı temizleyip bostan tarzı alternatif ürünlere yönelir ya da nadasa bırakır. Ama mercimek için sezon kapandı”
Mercimek üreticileri için çağrınız var mı?
“Buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza çağrıda bulunuyorum. Mercimeği çürüyen üreticiler afet kapsamına alınmalı. Cumhurbaşkanlığı afet fonundan çiftçiye en azından tohum ve mazot desteği verilmeli. Çünkü çiftçi bu yıl kaybını telafi edemezse gelecek yıl yeniden ekim yapamaz. Mercimek üreticisi gerçekten zor durumda”
“Buğday ve Arpa İçin Fiyat Beklentimiz 23 Bin 500 TL ile 25 Bin TL”
Buğday ve arpa taban fiyatı beklentiniz nedir?
“Şu an kuru tarım yapılan arazilerde maliyet yaklaşık 20 bin TL, sulu arazilerde ise 22 bin TL seviyesinde. Burada sadece TÜİK verilerine göre fiyat belirlenirse çiftçi çok büyük zarar eder. Gerçek maliyetler dikkate alınmalı.”
Son dönemde maliyetleri en çok artıran kalemler neler?
“En büyük artış mazot, gübre ve ilaçta oldu. Özellikle İran-İsrail gerilimi sonrası maliyetler çok yükseldi. Örneğin çiftçinin en çok kullandığı üre gübresi kısa süre önce 23-24 TL seviyesindeydi, bugün 35 TL’ye çıktı. Bu yaklaşık yüzde 40 artış demek.”
Tarımsal ilaç maliyetlerinde tablo nasıl?
“Çok daha kötü. Geçen yıl bir depo ilaçla 30-40 dönüm alan ilaçlanabiliyordu ve bunun maliyeti yaklaşık 1.900 TL idi. Şimdi aynı işlem 4 bin TL’yi geçti. Çünkü ilaçta dışa bağımlıyız. Kur yükseldikçe çiftçinin maliyeti katlanıyor”
TMO’ya çağrınız nedir?
“Eğer serbest piyasada buğday fiyatı zaten yüksekse ayrı mesele. Ama fiyat 16-17 bin TL seviyelerinde kalırsa TMO’nun mutlaka çiftçiyi koruyacak fiyat açıklaması gerekir. Bizim beklentimiz net: 23 bin 500 TL ile 25 bin TL arasında bir fiyat. Çiftçi sadece maliyetini kurtarmak için değil, para kazanmak için üretim yapmalı. Herkes emeğinin karşılığını alıyorsa çiftçi de almalı”
Son olarak ne söylemek istersiniz?
“Son yıllarda çiftçi zaten çok zor günler geçiriyor. Bazı yıllar ürün biçilemedi bile. Şimdi de girdi maliyetleri korkunç seviyede Çiftçi artık traktörünü çalıştırmaktan korkuyor. Bu nedenle fiyat açıklanırken savaş sonrası artan maliyetler mutlaka hesaba katılmalı. Çiftçiliğin sürdürülebilir olması için üreticinin kazanması şart”