ÖZEL HABER

SAMER’den çarpıcı araştırma; Erkeklerin %72’si çocukken çalıştı

Saha Araştırmaları Merkezi’nin (SAMER) yayımladığı yeni araştırma, yetişkinlerin çocukluk deneyimleri ile bugünün çocukluğuna bakışları arasındaki çarpıcı çelişkiyi gözler önüne serdi. Araştırmaya göre her 10 yetişkinden 4’ü çocukken çalıştı; katılımcıların büyük çoğunluğu ise bugün çocukların 18 yaşından önce çalıştırılmasına karşı.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER- Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER), yetişkinlerin kendi çocukluk deneyimleri ile günümüz çocukluğuna dair algıları arasındaki ilişkiyi ele alan kapsamlı bir araştırma raporu yayımladı. “Yetişkinlerin çocukluk deneyimleri ve güncel çocukluk algısı” başlıklı çalışma, çocukluğun bir hak alanı mı yoksa geleceğe hazırlık süreci mi olarak görüldüğünü, bireylerin yaşanmış deneyimleri üzerinden ortaya koymayı amaçlıyor.

Araştırma, 8 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen çevrimiçi anket çalışmasına dayanıyor. SAMER tarafından yürütülen çalışmaya 612 yetişkin katıldı. Katılımcıların %66,7’si kadın, %30,4’ü erkek ve %2,3’ü LGBTQ+ bireylerden oluşurken, yaş ortalaması 35,93 olarak belirlendi. Bu durum, farklı kuşakların çocukluk deneyimlerinin birlikte değerlendirilmesine olanak sağladı.

Her 10 yetişkinden 4’ü çocukken çalıştı

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, katılımcıların %40,2’sinin 18 yaşından küçükken bir işte çalışmış olması. Çocuklukta çalışma deneyiminin özellikle cinsiyet temelinde keskin biçimde ayrıştığı görülüyor. Erkek katılımcıların %72’si, kadın katılımcıların ise %25,5’i çocukluk döneminde çalıştığını ifade etti. Çalışmaya başlama yaş ortalamasının 12,40 olması, çocuk emeğinin erken yaşlarda yoğunlaştığını ortaya koydu.

Bugün karşılar, dün mecbur kalanlar

Araştırma, yetişkinlerin bugünkü çocukluk algısında hak temelli yaklaşımın güçlü biçimde öne çıktığını gösteriyor. Katılımcıların %67,6’sı, çocukların ancak 18 yaş ve sonrasında çalışmasının uygun olduğunu belirtiyor. Ancak bu yaklaşım, katılımcıların kendi çocukluk deneyimleriyle karşılaştırıldığında çarpıcı bir çelişkiyi de beraberinde getiriyor. Katılımcıların önemli bir bölümü, bugün doğru bulmadıkları yaşlarda çalışmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor.

Sivil toplum deneyimi algıyı değiştiriyor

Araştırmada sivil toplumla ilişki de önemli bir kırılım alanı olarak öne çıkıyor. Katılımcıların %58,5’i, herhangi bir sivil toplum kuruluşunda çalıştığını ya da gönüllülük yaptığını belirtiyor. Bu katılımcıların önemli bir kısmı insan hakları (%25,4), çocuk hakları (%22,8) ve kadın hakları (%17,5) alanlarında faaliyet yürütüyor. Sivil toplumla ilişkili bireylerin, çocukluk deneyimleri ve çocukluk sorunlarına ilişkin değerlendirmelerinde daha hak temelli ve eleştirel bir yaklaşım benimsedikleri görülüyor.

Çocukluk zorlukları yetişkinliği şekillendiriyor

Araştırma kapsamında yöneltilen açık uçlu sorular, çocuklukta yaşanan zorlukların %94,1 oranında bireyin geleceği üzerinde etkili olduğu yönünde güçlü bir ortak kanaat bulunduğunu ortaya koydu. Katılımcı ifadeleri, erken yaşta sorumluluk alma ve çalışma deneyimlerinin, çocuk olma hâlini sınırlandırdığını ve bu etkinin yetişkinlikte de devam ettiğini gösteriyor.

SAMER’in araştırması, çocukluğu yalnızca geçmişte yaşanmış bir dönem olarak değil; bugünden geriye doğru yeniden anlamlandırılan, toplumsal koşullar içinde şekillenen çok katmanlı bir deneyim alanı olarak ele alarak, çocuk hakları tartışmalarına önemli bir veri seti sunuyor.