Peki bunun sebepleri neler?
Coğrafya mı, İhmal mi?
Bazı çevreler, Diyarbakır’ın hızlı tren projelerinden mahrum kalmasını coğrafi koşullara bağlıyor. Dağlık alanların, maliyetli tünel ve viyadüklerin projeleri zorlaştırdığı iddia ediliyor. Fakat aynı zorluklara sahip illerde hızlı tren ve otoyol projeleri tamamlandı. Yani mesele sadece coğrafya değil.
Siyasi Öncelikler
Gerçek şu ki, büyük projeler genellikle siyasi tercihlerle şekilleniyor. Batı illeri art arda hızlı tren hatlarına kavuşurken, Güneydoğu’nun merkezi olan Diyarbakır hâlâ eski tren hattına mahkûm. Otoban bağlantılarında da durum farklı değil; şehirlerarası trafik hâlâ dar ve güvenlik riski yüksek yollardan ilerliyor.
Ekonomik ve Sosyal Bedel
Hızlı tren Diyarbakır’ı Ankara, İstanbul, İzmir gibi merkezlere bağlasa; otoban Mardin’den Batman’a, Şanlıurfa’dan Van’a uzansa, bölge sadece turizm açısından değil, sanayi ve tarım açısından da büyük bir ivme kazanırdı. Genç nüfusun iş bulmak için göç etmesine gerek kalmaz, Diyarbakır hak ettiği yatırımla Türkiye’nin lojistik üssüne dönüşebilirdi.
Sonuç Yerine
Bugün Diyarbakır halkı haklı olarak şu soruyu soruyor: “Neden biz hâlâ bekliyoruz?”
Bölgenin kalkınması, Türkiye’nin doğusu ile batısı arasındaki ekonomik uçurumun kapanması için hızlı tren ve otoban bir lüks değil, bir zorunluluktur. Bu yatırımlar yapılmadığı sürece Diyarbakır sadece zaman kaybetmeye devam edecek.