Gazze’de sivillere yönelik saldırıların yeni adresi Han Yunus’taki Nasır Hastanesi oldu. İsrail ordusunun art arda düzenlediği iki hava saldırısında 20 Filistinli hayatını kaybetti. Ölenler arasında 5 gazeteci ve 5 sağlık çalışanı da bulunuyor. Dünyanın gözü önünde gerçekleşen bu katliam, İsrail hükümeti tarafından “trajik bir kaza” olarak nitelendirilerek dünya kamuoyunun tepkisi yumuşatılmaya çalışıldı.

Kasıtlı Değildi” Savunması

İsrail Başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Gazze’deki Nasır Hastanesi’nde yaşanan trajik kazadan derin üzüntü duyuyoruz” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, İsrail’in sivilleri ve sağlık personelini hedef almadığı, asıl hedefin Hamas olduğu savunuldu. İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin ise, “Gazze gibi aktif bir savaş bölgesinde gazetecilik yapmak büyük risk taşır” diyerek saldırının bilinçli olmadığını öne sürdü. Ancak İsrail makamları, saldırının gerekçesine dair herhangi somut delil sunmadı.

Canlı Yayına Yansıyan Katliam

Nasır Hastanesi’ne yönelik ikinci saldırı, Mısır televizyonu tarafından yapılan canlı yayında saniye saniye görüntülendi. İlk saldırının ardından yaralıları kurtarmaya çalışan sağlık ekipleri ile olay yerinde haber takibi yapan gazetecilerin doğrudan hedef alındığı kayıtlara geçti. Bu durum, saldırının tesadüf olmadığı yönündeki iddiaları güçlendirdi.

Gazze’de Gazeteci Kıyımı

Gazze Sağlık Bakanlığı, saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının 20 olduğunu duyurdu. Son olayla birlikte Gazze’de öldürülen gazeteci sayısı 246’ya ulaştı. Bu rakam, basın özgürlüğünün ve savaş muhabirliğinin tarihte hiç olmadığı kadar büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor. İsrail ordusu ise yaptığı yazılı açıklamada “gazetecilerin doğrudan hedef alınmadığını” öne sürerek olayla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu.

Uluslararası Hukukun İhlali

Hastaneler ve sağlık çalışanları uluslararası hukukta açıkça koruma altındadır. Buna rağmen İsrail’in defalarca sağlık kuruluşlarını hedef alması, uluslararası hukuk uzmanları tarafından savaş suçu olarak değerlendiriliyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluş, İsrail’in bu saldırıları için bağımsız soruşturma talep ediyor.

“Kaza” Algısıyla Sorumluluktan Kaçış

İsrail yönetiminin her saldırı sonrası tekrarladığı “kaza” söylemi, uluslararası kamuoyunda giderek daha fazla inandırıcılığını kaybediyor. Uzmanlara göre bu tür açıklamalar, hem diplomatik baskıları hafifletmeye hem de İsrail’in askeri operasyonlarına meşruiyet kazandırmaya yönelik propaganda araçları olarak kullanılıyor.

Editör Hakkında