DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır Ulu Camii’nde Veda hutbesinin okunduğu 8 Mart günü “Dünya Veda Hutbesi Günü” olarak İl Müftülüğünün himayesinde, Türkiye Aile Meclisinin ev sahipliğinde ilan edildi.

Diyarbakır’da Newroz deklarasyonu: 2026 programı belli oldu
Diyarbakır’da Newroz deklarasyonu: 2026 programı belli oldu
İçeriği Görüntüle

Beyanat Türkiye Aile Meclis Güneydoğu Bölge Başkanı Eyüphan Kaya tarafından okundu.

"Basına ve Kamuoyuna

Veda Hutbesi, Veda Haccı sırasında Hicrî takvimin 10. yılı Zilhicce ayının 9. günü, Miladî 8 Mart 632 tarihinde, Âhir zaman peygamberi ve Hâtemü’l-Enbiyâ Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından insanlığa hitaben okunmuştur. Peygamber Efendimiz bu hutbeyi aynı gün içerisinde farklı zaman ve mekânlarda dile getirerek ümmetine ve bütün insanlığa önemli mesajlar vermiştir.

Bir sayfa kadar bu hutbe, insanlık tarihinin en kapsamlı hak, adalet ve huzur bildirilerinden biri olup, beşerî münasebetler açısından adeta bir huzur reçetesi sunmaktadır.

Veda Hutbesi’nde insanlığın huzur ve selameti için öne çıkan bazı temel ilkeler şunlardır:

* Herkesin canı, malı ve namusu dokunulmazdır.

* Hiç kimsenin kimseye zarar verme hakkı yoktur

* Kadınlar erkeklerin hayat arkadaşıdır; erkekler onlara iyi muamele etmekle yükümlüdür.

* Kadınların da erkekler gibi mal ve mülk üzerinde tasarruf hakkı vardır.

* Kadınların, eşlerinin istemediği kimseleri evlerine almamaları gerektiği ifade edilmiştir.

* İnsanlar ırk ve renk farkı gözetilmeksizin eşittir.

* Allah katında üstünlüğün tek ölçüsü takvâdır.

* Servetin tek elde toplanmaması için miras hakkı adil şekilde bütün varislere verilmelidir.

* Zina gibi aile hayatını zedeleyen davranışlar yasaklanmıştır.

* Bütün Müslümanların kardeş olduğu vurgulanmıştır.

* Müslüman ne zulmeder ne de zulme boyun eğer.

* Kadın haklarının korunması gerektiği özellikle belirtilmiştir.

* Arap ile Acem’in ve bütün milletlerin eşit olduğu ifade edilmiştir.

* İnsanların birbirini aldatması ve mallarını haksız yere alması yasaklanmıştır.

* Can ve mal güvenliğinin korunması esas alınmıştır.

* Cahiliye döneminden kalan kan davaları kaldırılmıştır

* Aile ve toplum düzeninin korunması gerektiği vurgulanmıştır.

* Herkesin yaptığı işten kendisinin sorumlu olduğu belirtilmiştir.

* Borçlar eksiksiz iade edilmeli, borçtan fazlası yani faiz alınmamalıdır.

* Kur’ân-ı Kerîm’in insanlığa emanet bırakıldığı ve ona sımsıkı sarılmanın gerekliliği bildirilmiştir.

* Resûlullah’ın sünnetine bağlı kalınması tavsiye edilmiştir.

* Emanetlerin mutlaka sahiplerine iade edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

* Allah’ın emirlerine uygun yaşayan yöneticilere itaat edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

* Hırsızlık ve başkasına ait mala el koymak yasaklanmıştır.

* Her türlü şirkten uzak durulması gerektiği hatırlatılmıştır.

Veda Hutbesi’nin satır aralarında hak, adalet ve insan onuru adına son derece önemli evrensel mesajlar bulunmaktadır.

Bu münasebetle, 8 Mart gününün “Dünya Veda Hutbesi Günü” olarak anılmasını ve bu tarihten itibaren bir “Veda Hutbesi Haftası” ihdas edilmesini faydalı görmekteyiz. Başta İslâm dünyası olmak üzere bütün insanlığın Veda Hutbesi’nin mesajları etrafında birleşmesini temenni ediyoruz.

Gündemle ilgili açıklma;

Çağımızın önemli sorunları karşısında; Amerika’nın dünya siyasetine verdiği sıkıntıları, İsrail’in sınır tanımayan zulmünü ve Birleşmiş Milletlerin bu konulardaki yetersizliğini esefle karşılıyor ve kınıyoruz.

İslâm dünyasının Veda Hutbesinin evrensel ilkeleri etrafında birleşerek adil ve cesur bir birlik oluşturmasını, hem kendi iç meselelerini çözmesini hem de insanlık için yeni ve hayırlı bir kapı açmasını temenni ediyoruz. İlâhî öğretiye dayanan bir anlayışla insanlığın bu zulümden kurtulması gerektiğine inanıyoruz. Daha adil ve huzurlu günler görmeyi diliyoruz.

Öte yandan bugün “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmaktadır. Bu tür günler feminizmin hileli takvimleridir. İslâm’a göre kadın; annedir, bacıdır, teyzedir, haladır ve aile yuvasının hanımefendisidir. Ailenin direği ve hayatın merkezidir. Kabiliyetine, isteğine ve zarafetine uygun şekilde hem ailesini idare edebilir hem de çalışma hayatında yer alarak topluma katkı sunabilir. Bununla birlikte kadının en büyük değeri annelik vasfıdır.

Ev hanımları toplumun en önemli görevlerinden birini yerine getirmektedir. Bu nedenle devletin evliliği ve ev hanımlarını destekleyici politikalar geliştirmesi gerektiğini de özellikle ifade etmek isteriz.

Muhabir: MAHİR YÜKSEL