DİYARBAKIR HABER - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Suriye’de Alevilere yönelik saldırıları kınayarak, “Alevi toplumunun demokratik taleplerinin yanındayız” ifadesini kullandı. Tuncer Bakırhan da, "Aleviler başta olmak üzere tüm inanç ve kimliklerin temel hakları güvence altına alınmalıdır” dedi.
Suriye'de merkezi Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında entegrasyon görüşmelerinin geleceği belirsizliğini korurken Alevi-Nusayrilerin en yüksek temsilcisi İslam Yüksek Konseyi Başkanı Şeyh Gazal Gazali’nin çağrısı ile Lazkiye ve Tartus’ta federalizm talebi ile sokağa çıkan Alevilere, Sünni gruplar saldırdı.
SHOR’un iddiasına göre Alevi göstericilerden bazıları palalı saldırganlar tarafından yaralandı. Kentte gerginlik sürerken bölgeden ulaşan görüntülerde gösterilerin ardından sokak çatışmaları başladı.
Lazkiye Valiliği tarafından yapılan açıklamada ise bazı Sünni protestocular ile güvenlik güçlerinin yaralanmasından, eski rejim kalıntılarına bağlı bazı terör örgütü üyelerini sorumlu tutuldu. Gün boyu şiddetini arttıran olaylar giderek kontrolden çıkarken yaralananların sayısının ise giderek arttığı ifade ediliyor.
DEM Parti Eş Genel Başkanları da saldırıları kınadı. Tülay Hatimoğulları sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
"Suriye’de Alevilerin birçok kentte gerçekleştirdiği protestolara yönelik yapılan saldırıyı kınıyorum. Yaşamını yitirenlerin yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum... Meşru, demokratik taleplerini barışçıl protestolarla dile getiren sivillere yönelik gerçekleşen bu saldırıları kabul etmiyoruz. Alevi toplumunun demokratik taleplerinin yanındayız. Demokratik bir Suriye için hak, hukuk ve adalet çağrımızı bir kez daha yineliyoruz."
Tuncer Bakırhan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ”Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırı sonucu çok sayıda insanın yaşamını yitirmesini derin bir üzüntüyle öğrendik. Bu saldırıları kınıyor, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Sivillerin yaşamını yitirmesine ve yaralanmalarına yol açan müdahaleler meşru ve barışçıl protesto hakkının açık ihlalidir. Aleviler başta olmak üzere tüm inanç ve kimliklerin temel hakları güvence altına alınmalıdır. Demokratik bir Suriye eşit yurttaşlık, diyalog ve karşılıklı kabul temelinde mümkündür” dedi.




