DİYARBAKIR HABER – Diyarbakır Barosu tarafından yapılan başvuruda, Suriye'nin Roma Statüsü’ne taraf olmamasının bir engel teşkil etmemesi gerektiği vurgulandı. Statünün 13(b) ve 15. maddelerine dikkat çekilen dilekçede, katliamlarda rol alan grupların içinde UCM’ye taraf ülke vatandaşlarının bulunmasının mahkemeye yargı yetkisi tanıdığı hatırlatıldı.
Raporda yer alan çarpıcı ihlaller
Uluslararası Af Örgütü, HRW ve SOHR gibi kuruluşların verilerine dayandırılan başvuruda şu noktalara dikkat çekildi:
Tabka’dan Kobane’ye, Halep’ten Deyrizor’a kadar geniş bir coğrafyada sivil halkın hedef alınması.
Kitlesel infazlar, sistematik işkence, zorla yerinden etme ve sivil altyapının kasten tahrip edilmesi.
Bölgeden gelen ve infial yaratan şiddet görüntülerinin insanlık onuruna aykırı olduğu tespiti.
5 maddelik acil eylem çağrısı
Diyarbakır Barosu, uluslararası toplumun sadece izlemekle kalmaması gerektiğini belirterek şu somut adımların atılmasını istedi:
Güvenli Bölgeler: Sivillerin korunması için acil güvenli alanlar oluşturulmalı.
İnsani Koridor: Temel ihtiyaçlar için kesintisiz yardım kanalları açılmalı.
Gözlemci Heyet: Bağımsız gözlemciler bölgedeki ihlalleri yerinde incelemeli.
Yaptırım: Suç işleyen yapı ve kişilere diplomatik/ekonomik yaptırım uygulanmalı
Adli Soruşturma: UCM savcılığı re'sen (kendiliğinden) harekete geçmeli.
“Bu Bizim Kamusal Görevimizdir” Diyarbakır Barosu, yaptığı açıklamada insan haklarını savunmanın ve hukukun üstünlüğünü korumanın baroların evrensel ve kamusal görevi olduğunun altını çizerek, başvurunun bu sorumluluk bilinciyle yapıldığını belirtti.




