DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır Turizm ve Tanıtma Derneği Başkanı Edip Paçal, kentin turizm potansiyelinin her geçen gün arttığını ancak temel sorunların çözülmemesi nedeniyle ziyaretçilerin olumsuz deneyimler yaşadığını söyledi. Son günlerde Diyarbakır turizmiyle ilgili yaşanan gelişmeleri değerlendiren Paçal, kentin sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasın daha iyi korunması ve tanıtılması gerektiğini ifade etti.
Diyarbakır’ın dünya çapında önemli bir kent olduğunu vurgulayan Paçal, “Diyarbakır dünyada bir tane. Bizler de bu memlekette öncülük yapmaya çalışıyoruz. Güzel gelişmeler yaşanıyor ancak daha nasıl güzelleştirebiliriz buna odaklanmamız gerekiyor. Eleştiriler elbette olabilir ama bizim çözüm üretmemiz lazım. Ne yazık ki çözüm makamları bu konularda yeterince duyarlı görünmüyor” dedi.
Özellikle yaz aylarının Diyarbakır turizmi açısından daha sakin geçtiğini belirten Paçal, bu dönemin eksikliklerin giderilmesi için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Eylül ayından itibaren başlayacak yoğun turizm sezonuna daha hazırlıklı girilmesi gerektiğini ifade eden Paçal, Sur içindeki temel ihtiyaçlara dikkat çekti.
“Kadın turistlerin kullanabileceği yeterli tuvalet yok” diyen Paçal, Sur bölgesindeki otopark yetersizliğinin de ciddi bir problem olduğunu belirtti. Araç girişinin yasak olduğu alanlarda kontrolsüz şekilde araçların dolaşmasının hem ziyaretçiler hem de tarihi alanlar açısından olumsuzluk oluşturduğunu kaydeden Paçal, dilenciler, seyyar satıcılar ve kaldırım işgallerinin de turizm imajını zedelediğini söyledi.

Kentte fiyat denetimi ve temizlik konularında daha etkin çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Paçal, “Biz çok özel şeyler istemiyoruz. Yapılabilecek ve uygulanabilecek şeylerden bahsediyoruz. Bunlar çözülemeyecek sorunlar değil” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’a gelen turistlerin ilk karşılaştıkları alanların havaalanı ve otogar olduğunu hatırlatan Paçal, burada görev yapan personelin turizm konusunda yeterince bilgilendirilmediğini savundu. Turizm danışma noktalarının çoğu zaman kapalı olduğunu veya yeterli materyal bulundurmadığını belirten Paçal, “Bir ziyaretçi geliyor ve Diyarbakır’da nereleri gezebileceğini soruyor. Ancak çoğu zaman kendisine verilecek bir broşür bile bulunamıyor. Oysa küçük bir tanıtım broşürü bile büyük fark yaratır” dedi.
Turizm çalıştayları ve toplantılarına da eleştiriler yönelten Paçal, sahada çalışan kişilerin görüşlerinin yeterince dikkate alınmadığını öne sürdü. Yapılan toplantıların çoğunun sonuç üretmek yerine formaliteye dönüştüğünü savunan Paçal, “Turizmle ilgili sorunları konuşuyoruz ama çözüm üretebilecek yetkililer masada olmuyor. Çalıştaylar yapılmış olmak için yapılmamalı” diye konuştu.

Kent trafiğinde yıllardır çözülemeyen sorunlardan birinin Urfa Kapı bağlantısı olduğunu belirten Paçal, bu konuda defalarca çağrıda bulunmalarına rağmen ilerleme sağlanamadığını söyledi. Trafik yoğunluğunun giderek arttığını ifade eden Paçal, “Basit bir düzenlemeyle çözülebilecek bir sorun yıllardır bekletiliyor. İnsanlar Cumhuriyet Caddesi’nde ciddi trafik sıkışıklığı yaşıyor” dedi.
Sur içindeki görüntü kirliliğine de dikkat çeken Paçal, tarihi yapıların çevresinde bulunan teneke ve düzensiz görüntülerin Diyarbakır’ın tanıtımına zarar verdiğini söyledi. Dört Ayaklı Minare ve çevresindeki bazı alanların düzenlenmesi gerektiğini belirten Paçal, tarihi dokunun korunmasının yanı sıra çevre düzenlemesinin de önem taşıdığını vurguladı.
Turizm Geliştirme Ajansı toplantılarında Diyarbakır’ın yeterince temsil edilmediğini savunan Paçal, bölgesel tanıtım çalışmalarında daha çok Şanlıurfa ve Mardin’in öne çıkarıldığını ileri sürdü. Diyarbakır’ın UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan önemli değerlere sahip olduğunu hatırlatan Paçal, kentin bu alandaki zenginliğinin yeterince anlatılamadığını dile getirdi.
Özellikle On Gözlü Köprü çevresindeki trafik ve park sorunlarına dikkat çeken Paçal, yoğun günlerde bölgeye giriş yapan araçların ciddi sıkışıklığa neden olduğunu söyledi. Çevrede uygun park alanları oluşturulması gerektiğini belirten Paçal, basit düzenlemelerle bölgedeki karmaşanın önüne geçilebileceğini ifade etti.
Ulu Cami’de yaşanan bazı sorunlara da değinen Paçal, özellikle kılık kıyafet kurallarına ilişkin bilgilendirme eksikliğinin ziyaretçiler ile görevliler arasında zaman zaman olumsuz durumlara yol açtığını belirtti. Giriş noktalarına bilgilendirici tabelalar ve gerekli ekipmanların yerleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Kentte görev yapan turizm polislerinin daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade eden Paçal, tarihi bölgelerde güvenlik kameralarının yetersiz olduğunu ve bazı kör noktalarda denetim eksikliği bulunduğunu söyledi.
Diyarbakır’ın sahip olduğu tarih, kültür ve gastronomi değerlerinin Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olmasını sağlayabilecek güçte olduğunu belirten Paçal, doğru planlama ve koordinasyonla kentin çok daha fazla ziyaretçi çekebileceğini kaydetti.
Turizmin ekonomik etkisine dikkat çeken Paçal, “Gerçek anlamda bir milyon turist Diyarbakır’a geldiğinde binlerce kişiye istihdam sağlanır. Bu şehirde tarih var, kültür var, gastronomi var. Misafirlerimiz ayrılırken ‘Paramız cebimizde kaldı, harcayacak yeterli ürün bulamadık’ diyor. Bu da ayrı bir eksikliktir” dedi.
Bayram dönemlerinde birçok işletmenin kapalı olmasının da turizm açısından olumsuzluk yarattığını belirten Paçal, turistik bölgelerde nöbetçi işletme sisteminin uygulanabileceğini söyledi. Avrupa’daki örnekleri hatırlatan Paçal, turizm kentlerinde yaşamın ve hizmetlerin kesintisiz devam ettiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda Diyarbakır’ın sahip olduğu potansiyelin çok daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Paçal, “Bu şehir her şeyiyle çok özel bir şehir. Sorunlarımız çözümsüz değil. Yeter ki irade ortaya konsun. Biz de bu konuları gündemde tutmaya ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.




