DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’ın tarihi, kültürel ve dini mirası üzerinden başlayan tartışma büyüyor. Araştırmacı-Yazar Şakir Diclehan, son dönemde yaptığı açıklamalarla gündeme gelen yazar Mehmet Ali Abakay’ın iddialarına kapsamlı bir metinle yanıt verdi.

Diyarbakır’da Selahattin Eyyubi Bulvarı yenilendi
Diyarbakır’da Selahattin Eyyubi Bulvarı yenilendi
İçeriği Görüntüle

Diclehan, Diyarbakır’ın tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını vurgulayarak, bu zenginliğin basit ve dar kalıplarla açıklanamayacağını ifade etti. Medeniyetlerin yalnızca mimari değil, aynı zamanda yaşam biçimleriyle şehirleri şekillendirdiğini belirten Diclehan, Diyarbakır’ın bu anlamda çok katmanlı bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çekti.

“Diyarbakır’ın değeri tartışılmaz”

Diclehan, Diyarbakır’ın tarihsel önemine dikkat çekerken, Osmanlı dönemine ilişkin önemli bir detayı da hatırlattı. Mustafa İsen’in araştırmalarına atıfta bulunan Diclehan, Diyarbakır’ın Osmanlı coğrafyasında en çok şair yetiştiren beşinci şehir olduğunu belirtti.

Bu sıralamada İstanbul, Bursa, Edirne ve Konya gibi başkentlik yapmış şehirlerin ardından Diyarbakır’ın gelmesinin küçümsenemeyeceğini ifade etti. Ayrıca kentin Akkoyunlu Devleti’ne başkentlik yapmış olmasının önemine de vurgu yaptı.

“3 medeniyet iddiası gerçek dışı”

Abakay’ın Diyarbakır’ı yalnızca Mezopotamya, Grek-Roma ve İslam medeniyetleriyle sınırlı gösterdiğini belirten Diclehan, bu yaklaşımı sert sözlerle eleştirdi.

Medeniyet tarihine ilişkin çalışmalar yapan Arnold J. Toynbee ve Pitirim Sorokin gibi isimlere atıfta bulunan Diclehan, Diyarbakır’ın çok daha geniş bir medeniyetler zinciri içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Bu kadim şehri üç medeniyetle sınırlamak bilimsel değil, yüzeysel bir yaklaşımdır” diyen Diclehan, Diyarbakır’ın tarihsel derinliğinin bu tür iddialarla gölgelenemeyeceğini dile getirdi.

Ulu Cami

Ulu Camii tartışması: “5. Harem-i Şerif’tir”

Diclehan’ın açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri ise Diyarbakır Ulu Camii üzerine yapılan tartışmalar oldu.

Abakay’ın, Ulu Camii’nin İslam dünyasında “5. Harem-i Şerif” olarak kabul edilmediği yönündeki görüşüne karşı çıkan Diclehan, İslam dünyasında kabul gören kutsal mekânları şu şekilde sıraladı:
• Mescid-i Haram
• Mescid-i Nebevi
• Mescid-i Aksa
• Emevi Camii
• Diyarbakır Ulu Camii

Bu mekânların çevresiyle birlikte “Harem-i Şerif” kabul edildiğini belirten Diclehan, bu görüşün çeşitli kaynaklarla desteklendiğini ifade etti.

“Diyarbakır sahabeler şehridir”

Diclehan, Diyarbakır’ın İslam tarihi açısından da önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, özellikle Hazreti Süleyman Camii çevresinde yer alan sahabe kabirlerine dikkat çekti.

Miladi 639 yılında İslam orduları tarafından fethedilen şehirde 27 sahabenin kabri bulunduğunu ifade eden Diclehan, bu yönüyle Diyarbakır’ın “mübarek şehir” olarak kabul edildiğini söyledi.

Eğil’deki peygamber kabirleri vurgusu

Diclehan, Eğil ilçesinde yer aldığı kabul edilen Zülkifl ve Elyesa peygamberlerin kabirlerine ilişkin iddiaların da yanlış değerlendirildiğini savundu.

Bu konuda tarihi kaynakların açık olduğunu belirten Diclehan, söz konusu türbelerin bölge açısından büyük bir dini değer taşıdığını dile getirdi.

Surlar ve Ashab-ı Kehf tartışması

Diclehan, Diyarbakır surlarına ilişkin de açıklamalarda bulunarak, burç sayısının tarihi kaynaklara göre 82 olduğunu belirtti.

Ayrıca Ashab-ı Kehf Mağaraları hakkında yapılan değerlendirmelere de değinen Diclehan, bu tür kutsal mekânların farklı şehirlerde bulunabileceğini, kesinliğin ise her zaman tartışmalı olduğunu ifade etti.

Hevsel

Hevsel Bahçeleri açıklaması

Diclehan, Hevsel Bahçeleri isminin kökenine ilişkin yapılan eleştirilere de yanıt verdi. Kelimenin Arapça kökenli olduğunu ve zamanla halk arasında “Hevsel” şeklini aldığını belirten Diclehan, bunun dilin doğal evrimi olduğunu söyledi.

“Bilimsel yaklaşım şart”

Açıklamasının sonunda sert ifadeler kullanan Diclehan, şehir tarihi üzerine yapılan çalışmaların bilimsel, tarafsız ve kaynaklara dayalı olması gerektiğini vurguladı.

Abakay’ın açıklamalarını “bilgisizlik ve yüzeysellik” olarak nitelendiren Diclehan, hatalardan dönülmesi çağrısında bulundu. Aksi halde, Abakay’ın yürüttüğü faaliyetlerin de ayrıca ele alınacağını belirtti.

Diclehan ayrıca sosyal medya üzerinden yaşanan kişisel gerilimlere de değinerek, iletişim biçiminin nezaket çerçevesinde olması gerektiğini ifade etti.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM