DİYARBAKIR HABER- PKK’nın sembolik silah bırakma kararı, Türkiye’de 41 yıllık çatışma sürecinde yeni bir sayfa açılabileceği yönünde umut yarattı. Töreni değerlendiren akademisyen, sivil toplum temsilcileri ve hukukçular, sürecin sadece bir başlangıç olduğunu ve kalıcı barış için çok boyutlu bir reform sürecine ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Coşkun: “Tarihi bir eşik aşıldı, hukuki mekanizma devreye girmeli”
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, PKK’nin Süleymaniye’de düzenlediği törenle sembolik olarak silah bırakmasını tarihi bir adım olarak nitelendirdi. Coşkun, şu değerlendirmelerde bulundu: “PKK'nin sembolik olarak silah bırakması son derece tarihi bir adımı oluşturuyor. Türkiye’de 41 yıllık bir çatışma dönemi var. Bu süreç iktisadi, siyasi ve hukuki açıdan büyük maliyetler doğurdu. Ama en büyük kayıplar insani anlamda yaşandı. Bu çatışmanın ortadan kaldırılacak olması ve bunun ilk adımının atılmış olması tarihi bir önem taşıyor.”
‘’Silah bırakma sadece bir ritüel değildi’’
Silah bırakmanın sadece bir ritüel olmadığını, bununla birlikte bir bütünsel sürecin başlaması gerektiğini vurgulayan Coşkun, üç aşamadan oluşan bir mekanizmaya işaret etti: “Silah bırakma, eve dönüş ve topluma entegrasyon. Bu üç alanda hukuki, siyasi ve sosyal adımlar gerekiyor. Bu noktada meclisin devreye girmesi şart. Kısa sürede bir komisyon oluşturulmalı. Bu komisyon sürecin başarıyla tamamlanması için gerekli hukuki çerçeveyi hazırlamalı ve yasalaştırmalı.”
Coşkun, devletin de sahada bir “doğrulama mekanizması” kurduğunu, silah bırakma sürecinin peyderpey devam etmesinin beklendiğini sözlerine ekledi.
Bedirhanoğlu: “Bu tarihi an, bölgemizin geleceği için umut verici”
Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu ise yaptığı açıklamada bu süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün gerçekten tarihi bir olaya tanıklık ettik. Biz bu bölgede yaşadık, burada işimizi kurduk, ailemiz burada. Silahın ve şiddetin bitiyor olması bölgede büyük bir heyecan yarattı.”
‘’Silah bırakma ekonomik ve sosyal anlamda da büyük etkileri olacak’’
Silah bırakma kararının yalnızca güvenlik değil, ekonomik ve sosyal anlamda da büyük etkileri olacağını vurgulayan Bedirhanoğlu, bu gelişmenin bir dönüm noktası olabileceğini belirtti:
“Bu 11 Temmuz tarihi özellikle not edilmesi gereken bir tarihtir. Örgüt sembolik de olsa törensel olarak silah bıraktığını ve yaktığını hepimiz televizyonlarda izledik. Bu sürecin bölgenin ekonomik, sosyal ve siyasal hayatına muazzam bir ivme kazandıracağını düşünüyorum.”
Meclis sürecine dikkat çekti
Meclis sürecine de dikkat çeken Bedirhanoğlu, “Demokratik standartların, siyasal ve yargısal reformların artık TBMM’nin kayda değer gündemine gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sürecin ülkemize ve bölgemize hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.
Baro Başkanı Güleç: “Bu bir kapanış olduğu kadar bir başlangıçtır da”
Diyarbakır Baro Başkanı Av. Abdülkadir Güleç ise silah bırakma törenine gözlemci olarak katıldıklarını belirterek, süreci şu şekilde anlattı: “Dün Süleymaniye’ye geçtik. Bugün silahların tesliminin sembolik ritüeline katıldık. Bu bir dönemin kapanacağına dair bir göstergedir. Ama aynı zamanda yeni bir dönemin başlangıcıdır.”
Kürt meselesinin sadece silahların bırakılmasıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Güleç, demokratik ve kapsayıcı bir anayasa ihtiyacına dikkat çekti: “Bu sürecin doğru müzakere edilmesi için bir özel yasaya ihtiyaç var. Türkiye’deki Kürt meselesi ve diğer toplumsal sorunlar için tüm toplum kesimlerini kapsayan, demokratik ve özgürlükçü bir anayasa yapılmalı. Umarım siyasi aktörler bu sembolik silah bırakmayı cesaret verici bir adım olarak görür.”
Törenin detaylarına da değinen Güleç, törende yaşananları şu sözlerle aktardı: “Kasaba girişindeki bir mağarada tören gerçekleşti. Belirlenen saatte Besi Hozat ve 29 kişilik bir grup ellerinde silahlarla geldi. Törende Kürtçe ve Türkçe açıklamalar yapıldı. Kendilerine ‘demokratik toplum ve barış grubu’ adını verdiler. Silahlarını büyük bir çanağa attılar ve Besi Hozat tarafından ateşe verildi. Merasim sorunsuz şekilde tamamlandı. Ortamda en ufak bir olumsuzluk yaşanmadı.”
Güleç ayrıca Kürdistan Bölgesel Hükümeti ve YNK’nin hazırlıklarına teşekkür ederek, sürecin tüm taraflarca işbirliği içinde yürütüldüğünü vurguladı.