DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır trafiğinde artan yoğunluk, yeni sürücü adaylarının eğitim süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Şehirdeki 99 sürücü kursunu temsil eden Diyarbakır Sürücü Kursları Derneği Başkanı Hüseyin Bulut, sektördeki sorunları, çözüm önerilerini ve sürücü eğitiminin geleceğini anlattı.
Bulut, sürücü adaylarının yalnızca direksiyon değil, aynı zamanda trafik adabı ve empati bilinciyle yetişmesi gerektiğini vurgulayarak, “Trafik adabı artık lüks değil, zorunluluktur. Bir sürücünün en büyük farkı, sabrıdır” dedi.
Ehliyet sınav barajının düşürülmesi gerektiğini belirten Bulut, “Küçük bir esneklikle binlerce vatandaş ehliyet alabilecek” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Diyarbakır’da özel trafik eğitim parkı oluşturulması için belediyeyle görüşmelerin sürdüğünü söyledi.
Diyarbakır Sürücü Kursları Derneği Başkanı Hüseyin Bulut, sektördeki sorunları, çözüm önerilerini ve Diyarbakır trafiğine dair gözlemlerini anlattı.
Sayın Bulut, öncelikle bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Diyarbakır’daki sürücü kurslarının mevcut durumunu ve genel sorunlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben teşekkür ederim. Sürücü kurslarının sorunları hem ülke genelinde hem de yerelde farklılık gösteriyor. Türkiye genelinde özellikle eğitim araçlarının yenilenmesiyle ilgili ciddi bir talebimiz var. Biz Türkiye Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Konfederasyonu çatısı altında örgütlüyüz. 81 ilde derneklerimiz, bunların bağlı olduğu federasyonlarımız ve konfederasyonumuz var. Ülke genelinde üzerinde durduğumuz konulardan biri, yazılı sınavlardaki geçme notunun düşürülmesi. Şu an 70 olan barajın 60’a çekilmesini istiyoruz. Çünkü birçok vatandaşımız temel eğitimini tamamlayamamış durumda. Bu nedenle çoğu aday 60-70 arası puanla başarısız sayılıyor. Küçük bir esneklik, binlerce vatandaşın sürücü belgesi almasını kolaylaştıracaktır.
Diyarbakır özelinde ne tür sorunlar öne çıkıyor?
Yerelde en büyük sorunumuz direksiyon eğitim alanları. Şu anda özellikle Kayapınar ilçesindeki Diclekent Bulvarı’ndaki eğitim bölgelerinde yoğunluk var. Trafik yoğunluğu nedeniyle hem usta öğreticilerimiz hem de kursiyerlerimiz zorlanıyor. Bu yüzden “trafik eğitim parkı” adı altında özel alanlar talep ettik. Belediyemizle görüşmelerimiz devam ediyor. Eğer bu alanlar oluşturulursa, adaylarımız önce kapalı ve güvenli alanlarda temel eğitimlerini alacak, ardından akan trafikte pratik yapacak. Bu sistemin Türkiye’ye örnek olacağına inanıyoruz.
Diyarbakır Sürücü Kursları Derneği ne zamandır faaliyette?
Derneğimiz yaklaşık 12 yıldır aktif olarak çalışıyor. 2012 yılında, daha önce Diyarbakır’da faaliyet gösteren üç ayrı derneği tek çatı altında birleştirdik. Böylece hem şehir içi koordinasyonu sağladık hem de Türkiye genelindeki konfederasyon yapısına entegre olduk. Şu anda il ve ilçe milli eğitim müdürlükleriyle sürekli iletişim halindeyiz. Sorunları ve talepleri doğrudan aktarıyor, çözüm için birlikte çalışıyoruz.
Diyarbakır’da şu an kaç sürücü kursu aktif durumda?
Şu anda Diyarbakır genelinde 99 sürücü kursu aktif olarak faaliyet gösteriyor. Bunların 63’ü merkezde, geri kalanı ise ilçelerde bulunuyor. Aslında bu sayı nüfusa oranla fazla. Çünkü geçmişte sürücü kursu açmak çok kolaydı. Ancak artık durum değişti. Yeni sistemle her 25.000 kişiye bir kurs açılabiliyor. Bu sayede kontrolsüz açılışların önüne geçildi. Şu anda sadece Çüngüş ilçemizde bir kontenjan boşluğu var, isteyen orada kurs açabilir. Ancak nüfus az olduğu için sürdürülebilirliği zordur.
Kurs sayısındaki bu artış geçmişteki serbest açılış döneminin bir sonucu mu?
Kesinlikle öyle. 2000’li yıllarda sürücü kursları çok kazançlı bir sektör gibi görünüyordu. Yeni araçlar, yoğun kayıtlar… Bu da dışarıdan bakıldığında “karlı bir iş” algısı oluşturdu. O dönem birçok kişi sırf bu nedenle kurs açtı. Ancak artık öyle değil. Şu anda sistem düzenli, denetimli ve nüfusa oranlı. Yeni kurs açmak isteyenin ciddi yatırımlar yapması, belirli standartları sağlaması gerekiyor.

Peki, sürücü kursları kapanabiliyor mu?
Kapanabiliyor ama çok az. Çünkü bu ruhsatlar artık değerli hale geldi. Nüfusa orantılı sistem geldiği için her kurs bir nevi “kontenjan hakkı” taşıyor. O yüzden kurs sahipleri genelde kapatmak yerine devrediyor. Şu anda Diyarbakır’da bir kurs ruhsatı 7 ila 8 milyon TL arasında devredilebiliyor. İstanbul gibi büyük illerde bu rakam 15-20 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor.
Her yıl ehliyet harçlarına zam geliyor. Bu durum kursları nasıl etkiliyor?
Doğrudur. Ocak ayında yapılacak zamla birlikte harçlara yaklaşık %25 artış bekleniyor. Bu da kurs ücretlerini etkiliyor tabii. Ancak vatandaşlarımız bu zamlardan etkilenmemek için 10 Kasım’a kadar başvuru yapabilirler. Bu tarihe kadar başvuranlar hem teorik hem direksiyon sınavlarını başarıyla geçer ve 1 Ocak’tan önce sertifikalarını ehliyete çevirirlerse, yeni yıl zammından muaf olurlar.
Peki, tüm bu zorluklara rağmen kurslar nasıl ayakta kalıyor?
Bu tamamen nüfus artışıyla alakalı. 18 yaşına gelen her vatandaş ehliyet almak istiyor, dolayısıyla talep sürekli devam ediyor. Biz modern araçlarla, belgeli usta öğreticilerle, Milli Eğitim standartlarına uygun şekilde teorik ve pratik eğitim veriyoruz. Kursiyerler 34 saat teorik, 2 saat simülatör, 14 saat direksiyon eğitimi alıyor. Bu süreç tamamlandığında kişi hem bilgi hem pratik anlamda donanımlı bir sürücü oluyor.
Başkanım, trafiğe yeni çıkan sürücülere ve gençlere mesajınız nedir?
Bizim teorik derslerimizde “Trafik Adabı” adlı bir ders var. 2015 yılından beri müfredatta yer alıyor. Bu derste öfke kontrolü, empati, sabır ve saygı gibi konular öğretiliyor. Vatandaşlarımız isterse bizden bu kitabı ücretsiz temin edebilir. Ancak ne yazık ki bu dersin etkilerini trafikte tam olarak göremiyoruz. Özellikle yaya geçitlerinde yayaya yol vermeme alışkanlığı hâlâ çok yaygın.
Ben buradan tüm sürücülere sesleniyorum:
Okul bölgelerine yaklaşırken yavaşlayın.
Yaya geçitlerinde mutlaka yayaya öncelik tanıyın.
Kavşaklara kontrollü girin.
Ve en önemlisi, takip mesafesini koruyun. Zincirleme kazaların çoğu bu ihmalkârlıktan kaynaklanıyor.
Son olarak Diyarbakır trafiğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Diyarbakır son yıllarda ciddi şekilde büyüdü. Araç sayısı arttı, yollar aynı kaldı. Artık Kayapınar gibi geniş bölgelerde bile park sorunu yaşanıyor. Trafikte kimse kimsenin düşmanı değil. Empati kurmak, sabır göstermek zorundayız. Eğer trafik adabını içselleştirirsek, kazalar azalır, yollar daha güvenli hale gelir. Sürücü olmak sadece direksiyon çevirmek değil, insan hayatına saygı göstermektir. Biz sürücü kursları olarak bu bilinci kazandırmak için varız.”




