DİYARBAKIR HABER - Amed Tiyatro Festivali’nde üçüncü gün, kadın mücadelesi ve ifade özgürlüğünü odağına alan oyun ve tartışmalarla dikkat çekti.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun (DBŞT) organize ettiği 11. Uluslararası Amed Tiyatro Festivali, üçüncü gününde panel ve tiyatro gösterimleriyle tüm hızıyla devam etti. Sanatın dönüştürücü gücünün sahneye taşındığı festivalde izleyiciler, hem düşündüren hem de duygulandıran anlara tanıklık etti.
Günün öne çıkan etkinliklerinden biri, moderatörlüğünü Süreyya Karacabey’in üstlendiği “Tiyatronun Dönüşümü” başlıklı panel oldu. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) Başkanı Dr. Jessica Kaahwa’nın konuşmacı olarak yer aldığı panelde “katılımcı tiyatro” yaklaşımı ele alındı. Kaahwa, tiyatronun yalnızca izlenen değil, birlikte kurulan bir alan olduğuna dikkat çekerek toplumsal etkileşimin önemini vurguladı. Sahneye davet ettiği gönüllü izleyicilerle doğaçlama bir performans gerçekleştiren Kaahwa, çatışmadan anlayışa uzanan süreci canlı bir örnekle aktardı. “Barış, yavaş ama mümkün bir süreçtir” diyen Kaahwa, herkesin sorumluluk alması gerektiğinin altını çizdi.
“Cesur Kadınlar” sahnede iz bıraktı
Festivalin en çarpıcı yapımlarından biri, İsviçre’den gelen beş kadın tiyatrocunun ortak üretimi olan “Cesur Kadınlar – Şimdiye Hatırlatma” (Mutige Frauen – Erinnern ins Jetzt) oldu. Yönetmenliğini ve metin uyarlamasını Anina Jendreyko’nun üstlendiği oyun, farklı dönem ve coğrafyalarda baskıya karşı direnen kadınların hikâyelerini sahneye taşıdı.
Gerçek yaşam öykülerinden ilham alan yapım, korku ve çaresizliğin nasıl cesarete dönüştüğünü güçlü bir anlatımla gözler önüne serdi. Eren Keskin’den Nagihan Akarsel’e, Hevrîn Xelef’ten Emma Goldman’a uzanan ilham kaynaklarıyla dikkat çeken oyun; Carmen Dalfogo, Berfin Emektar, Ewi Saoulidou ve Clémence Gabrielidis’in performanslarıyla sahnede hayat buldu. Şarkı, dans ve sözün iç içe geçtiği yapım, izleyiciyi hem duygusal hem de politik bir yolculuğa çıkardı ve büyük beğeni topladı.
“Bahar Noktası Soruşturması”yla iki katmanlı anlatı
Festival kapsamında sahnelenen bir diğer dikkat çekici oyun ise BGST Tiyatro’nun yeni prodüksiyonu “Bahar Noktası Soruşturması” oldu. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi Büyük Salon’da izleyiciyle buluşan oyun, William Shakespeare’in “Bir Yaz Gecesi Rüyası” eserinin Can Yücel imzalı “Bahar Noktası” çevirisinden yola çıkıyor.
Kolektif bir ekip tarafından reji ve kurgusu hazırlanan oyun, iki katmanlı yapısıyla öne çıkıyor. Bir yanda Shakespeare’in büyülü dünyası sahnelenirken, diğer yanda oyuncuların ifadeleri ve sorgu tutanaklarıyla örülen bir anlatı izleyiciye sunuluyor. Sahnedeki rüya atmosferi giderek bir soruşturma alanına dönüşürken, tiyatronun ifade özgürlüğü ve kamusal alanla ilişkisi güçlü bir politik zeminde tartışmaya açılıyor.
Eşbaşkan Serra Bucak “Cesur Kadınlar” oyununu izledi
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak da festival kapsamında sahnelenen “Cesur Kadınlar – Şimdiye Hatırlatma” (Mutige Frauen – Erinnern ins Jetzt) oyununu izledi. Oyun sonrası sahneye çıkarak oyunculara plaket veren Bucak, kadın mücadelesinin evrenselliğine dikkat çekti.
Bucak konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Hakikaten kadınların dilinin ne kadar evrensel olduğunu; barış ve özgürlük için verdikleri mücadelenin enternasyonal niteliğini, kadının kadının yurdu olduğunu ve her kadının bir başkasının hafızası olduğunu Nagihanlardan Claralara uzanan bir hatla hiç bitmeyeceğini gösteren bir oyundu."





