DİYARBAKIR HABER - Mahabad Bulvarı ile Talaytepe arasındaki afet toplanma alanı ve mera vasfındaki 1337 dönümlük alanın imara açılmasına karşı basın açıklaması yapıldı.

Açıklamaya Açıklamaya çok sayıda sivil toplum örgütü, meslek odası, sendika temsilcisi, milletvekili, belediye eş başkanları katıldı.

‘Bu alan rant için değil, yaşam için’

Basın açıklamasında konuşan TMMOB Amed İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mahsum Çiya Korkmaz, kentin barınma sorununa dikkat çekerek söz konusu alanın yapılaşmaya açılmasını eleştirdi. Korkmaz, “Bu kentin barınma sorunu var, evet. Ama burası o yer değil. Depremden bu kadar etkilenmiş bir kentte afet toplanma alanlarını imara açmak, ranta alan açmaktan başka bir şey değildir” dedi.

Oda adına basın açıklamasını okuyan Zozan Üçdağ ise plan değişikliğine karşı dava açıldığını belirterek, kentlerin yalnızca yapılardan ibaret olmadığını vurguladı. Üçdağ, “Kentler; insanın, mekânın ve doğanın birlikte nefes aldığı canlı organizmalardır. Bu denge bozulduğunda kentin geleceği de yok olur ” ifadelerini kullandı.

Üçdağ ayrıca söz konusu alanın “Yapı Rezerv Alanı” ilan edilmesine karşı çıkarak üç temel gerekçeyi sıraladı: Kentlinin iradesinin yok sayılması, afet toplanma alanının imara açılmasıyla yaşam hakkının tehlikeye atılması ve bölgedeki rüzgâr koridorlarının betonlaşmayla zarar görecek olması.

Yerel yönetimler ve siyasilerden destek

Açıklamada, alanda yıllar içinde dikilen yüzlerce ağacın kesilmesinin doğa ve kent yaşamı açısından büyük kayıp olacağına dikkat çekildi.

DİKO’dan Diyarbakır’daki kuyumcu soygunlarına tepki
DİKO’dan Diyarbakır’daki kuyumcu soygunlarına tepki
İçeriği Görüntüle

Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Berivan Gülşen Sincar, “Bugün burada kentimizi çok yakından ilgilendiren bir duyarlılığı geliştirmek ve bu süreçle birlikte mücadelemizi katmerli bir şekilde sürdüreceğim ilanı adına bulunduğumuz ifade etmeyiz diyoruz çok uzun yıllar sonrasında halkın yerel yönetimlerde söz sahibi olduğu dönem ve öncesi arasındaki farkı ortaya koyduğumuzda Kayapınar Belediyesi özellikle kentleşmenin yoğun yaşandığı bir alan olması itibari ile nüfusu yüzlerce kat artan bir alan olma özelliğini taşırken yaptığımız incelemelerde neredeyse üçte ikilik yeşil alan oranının imara yapıya açılmış olmasının yaratmış olduğu dezavantajlı durumlarla da karşı karşıya kaldığımızı ifade etmek isteriz biz 2024 ve 2025 yıllarında bu alanın kamuya ve yeşil alana düzenlenmesi adına yapmış olduğumuz başvurular burada sürdürülen hukuki süreçlerden kaynaklı değerlendirilmesi alınmadı sözleriyle kararlarıyla karşı karşıya kaldığımızı buradan ifade etmek istiyoruz. 1337 dönümlük alan kentin yaşam alanı kentin kalbi ve nefes alacak alanı olarak tahayyül edilmesi gerekirken bu alanın bütün bu söylemlere ve süreçlere rağmen rezervi ilan edilmesi ciddi anlamda kent hakkının her ne olursa olsun açılması anlamında da olduğunu ifade etmek istiyoruz değerli arkadaşlarımız da sözlerini kurdular biz biliyoruz ki depremin yaratmış olduğu afetlerin yaratmış olduğu yıkımların yaraları henüz sarılmamışken bunun muhasebesi henüz yapılmamışken Afet olanı ve gelecek nesilleri ilgilendiren yeşil alanların bu düzeyde birilerine peşkeş çekilmesinin belediyeler olarak dem olarak kentin sivil toplum örgütleri olarak karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Muhabir: MAHİR YÜKSEL