Altaylı’ya göre Yavaş, olası bir adaylık durumunda yalnızca seçim rekabetiyle değil, aynı zamanda Türkiye’de muhalefet siyasetçilerine yönelik artan hukuki baskılarla da karşı karşıya kalabileceğini düşünüyor.

Bu noktada dikkat çeken bir örnek olarak ise Ekrem İmamoğlu’nun yaşadığı süreçler gösteriliyor.

Altaylı’nın “İmamoğlu’na komşu olmak” şeklindeki ifadesi ise kamuoyunda mecazi bir anlatım olarak yorumlandı.


İmamoğlu hakkında açılan davalar ve süregelen yargı tartışmaları, benzer bir siyasi pozisyona gelecek isimler açısından önemli bir referans olarak değerlendiriliyor.

Bu söylemle, Yavaş’ın aday olması halinde benzer hukuki ve siyasi baskılarla karşılaşabileceği ihtimaline dikkat çekildiği belirtiliyor.

Siyasi kulislerde konuşulanlara göre, Yavaş’ın temkinli yaklaşımı yalnızca kişisel bir tercih değil, aynı zamanda mevcut siyasi atmosferin yarattığı belirsizliklerle de doğrudan bağlantılı. Türkiye’de cumhurbaşkanlığı adaylığının giderek daha yüksek riskler barındıran bir süreç haline geldiği yönündeki değerlendirmeler, muhalefet cephesinde aday belirleme sürecini de daha karmaşık bir hale getiriyor

Editör Hakkında