DİYARBAKIR HABER - Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılı etkinlikleri kapsamında iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik hayata geçirilen ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi’nin üçüncüsü Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Genç gazeteci adaylarının 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin farkındalıklarını artırmak ve kriz ile olağanüstü durumlarda doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi’nin üçüncü etkinliğinde Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirme imkânı buldu.
Etkinliğin açılış konuşmasını İletişim Fakültesi Dekanı ve Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyesi Prof. Dr. Bilgehan Gültekin yaptı.
15 Temmuz’u gelecek nesillere aktarmak biz iletişimcilerin görevi
Hem fakülte dekanı hem de Genel Kurul üyesi olarak iki ayrı onur yaşadığını belirten Prof. Dr. Gültekin, 15 Temmuz’un gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Öğrencilerin o tarihte henüz çocuk yaşta olduğunu hatırlatan Gültekin, “Toplumsal hafıza çok önemli. 15 Temmuz olduğunda kaç yaşındaydınız? Benim siyaset bilimi ve siyasal iletişim dersi öğrencilerim burada; 2016’da 9 yaşındaydınız. Aradan 10 sene geçmiş. Biz bunu nesiller geçtikçe anlatmalıyız. 15 Temmuz, milli iradenin zaferidir. Bunu nesillere aktarmak biz iletişimcilerin görevidir” açıklamasında bulundu.
Dezenformasyona karşı dalgakıran olmalısınız
Basın İlan Kurumu İzmir Bölge Müdürü Osman Başeğmez ise konuşmasında 15 Temmuz direnişine ve gazeteciliğin bu süreçteki kritik rolüne değindi.
Gençlerin dezenformasyon dalgalarına karşı birer ‘dalgakıran’ olması gerektiğini belirten Başeğmez, “Sizler Türk basınının yarınlarını yazacak güçlü kalemlersiniz” diyerek, milli iradeye sahip çıkmanın önemini vurguladı.
15 Temmuz direnişini ‘halkın tanklara karşı gösterdiği eşsiz bir mücadele’ olarak nitelendiren Başeğmez, gazetecilerin kritik dönemlerdeki görevini anlatırken “Gazetecilik, milletin vicdanı, hafızası ve sesi olma sorumluluğunu taşır” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Basın İlan Kurumu’nun iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik başlattığı staj programına da değinen Başeğmez, başvuruların 15 Mayıs 2026 tarihine kadar Kurumun internet sitesi üzerinden yapılabileceğini söyledi.
Açılış konuşmalarının ardından programın medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında eğitimler verilen ilk bölümüne geçildi.
15 Temmuz gecesi Türk medyası tek yürek oldu
Etkinliğe katılarak genç iletişimcilerle mesleki deneyimlerini paylaşan gazeteci-yazar Ekrem Kızıltaş, 49 yıldır mesleğin içinde olduğunu belirterek, mesleğin yaşadığı dönüşümü anlattı. Kızıltaş, gazeteciliğin artık ‘yeni medya’ döneminde olduğunu vurguladı.
15 Temmuz gecesinde Türk basınının sergilediği tutuma değinen Kızıltaş, o gece Türk basınının darbecilere karşı ‘tek yürek’ olduğunu ifade etti.
“Medyanın bir bölümü, 27 Mayıs’tan 28 Şubat’a kadar darbe dönemlerinde maalesef alkışladı. Fakat 15 Temmuz’da sağından soluna Türkiye’deki bütün medya yazılı basını, interneti, televizyonu tek yürek oldu. Milletin şahlanışına eşlik etti” diyen Kızıltaş, o geceyi 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki toplumsal kenetlenmeye benzetti.
Gençlere seslenen Kızıltaş, “Gazetecilik; ilgi duymak, öğrenmek, merak etmek ve çabalamakla alakalıdır. Temel yol okumak; ama telefonla, bilgisayarla ve kes-yapıştır şeklinde değil; araştırarak, soruşturarak okumaktır” tavsiyesinde bulundu.
Kızıltaş konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Gazetecilik bir kamu görevidir. Abdi İpekçi haberi 3-4 yerden teyit etmeden yayınlamazdı. Sizler hangi mecrada olursanız olun ‘haber kutsal, yorum hürdür’ anlayışıyla bu ülkenin gerçeklerini gündemde tutmalısınız. Hafızayı koruyun, hakikati yazın.”






