DİYARBAKIR HABER - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın AK Parti'yi ve hükümeti eleştiren ifadelerini reddettiklerini bildirdi.

Çelik, X ve NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, "DEM Parti Eş Genel Başkanı Sayın Tülay Hatimoğulları'nın partimizi ve hükümetimizi hedef alan ifadelerini reddediyoruz. Meclis'te 467 kabul oyuyla yepyeni bir dönem açılmışken DEM Parti Eş Genel Başkanı'nın ilk açıklamalarının haksız ve mesnetsiz bir şekilde partimizi ve hükümetimizi hedef alması ibretliktir” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kabine üyeleri ve AK Parti'nin İsrail'in Filistin’de uyguladığı siyasete net şekilde karşı çıktığını vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

"İnsanlık ittifakının en güçlü sesi Türkiye'dir. Sayın Hatimoğulları'nın, İsrail'in Filistin'i işgaline karşı çıkmamızı, soykırımcı Netanyahu'nun sözlerine sahip çıkarak ele almasını kınıyoruz. Türkiye'de ve dünyada insanlık ittifakının taraftarı olan hiçbir siyasetçi kendi tezini anlatırken soykırımcı Netanyahu'nun sözlerini sahiplenerek referans vermez. Sayın Hatimoğulları bu açıklamasını düzeltmelidir. Soykırımcı Netanyahu'nun sözlerini sahiplenen bir yaklaşım, bir siyasetçinin siciline düşülecek en utanç verici kayıttır.

Medya-İş ve Yesevi Hareketi’nden Balkanlar çalıştayı
Medya-İş ve Yesevi Hareketi’nden Balkanlar çalıştayı
İçeriği Görüntüle

Ne demişti?

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, dün katıldığı Halk TV yayınında şunları söylemişti:

"Herkes barış istiyor. Bu konuda toplumda hani gidin, sokağa çıkın, mikrofon uzatın, 'Ben savaş istiyorum' diyen kimse çıkmaz. Yani bu savaşın bu ülkeye neler kaybettirdiğini hepimiz biliyoruz. Bakın bugün Türkiye'de, devleti bu sürece gelmek konusunda ikna eden en temel koşulların dünyadaki ve bölgedeki gelişmeler olduğunu hepimiz biliyoruz. Peki Türkiye bölgede hem barış konusunda, dostluk konusunda, ülkeler arası ilişkilerde çok daha iyi bir noktada olamaz mıydı? Olurdu. Ama hep ayağına ne dolandı? Kürt meselesi ve Kürt sorunu dolandı. Sürekli bu kartı masada diri tuttu. Dolayısıyla burada Türkiye yapacağı birçok açılımda... Elinde kaldı birçok açılım. En basit örneği; mesela İsrail'e 'Sen Filistin'i işgal etmekten vazgeç' dediğinde, döndü Netanyahu dedi ki: 'E sen de Kürtleri dövmekten vazgeç' dedi, 'Öldürmekten vazgeç' dedi. Sonuçta siz barışı, barışın çağrısını yaparken de Türkiye'de bu sorun devam ettiği sürece bir karşılığı olmuyor. Bunu her açıdan öyle düşünün. Ticari, kültürel ilişkiler, diplomatik ilişkiler... Her açıdan. Bu işin ekonomik maliyeti o kadar yüksek ki... Yani Türkiye'de 3 trilyon dolar, yanlış bilmiyorsam rakamı, oranında devasa bir bütçe harcandı."

Kaynak: HABER MERKEZİ