DİYARBAKIR HABER-CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinde bulunan Oğlaklı TOKİ depremzede konutlarında vatandaşlarla bir araya gelerek yaşanan sorunları dinledi.
250 bin sosyal konut projesi kapsamında hak sahibi olan ancak uzun süredir ev teslimlerini beklediklerini belirten vatandaşlar, yaşadıkları ekonomik ve sosyal mağduriyetleri kamuoyuyla paylaştı. Konutlarda altyapı eksikliklerinden aidat tartışmalarına, ödeme planlarından yapı kalitesine kadar birçok konuda sorun yaşandığını ifade eden vatandaşlar, yetkililere çağrıda bulundu.
Ziyaret sırasında konuşan Tanrıkulu, vatandaşların sesini hem Diyarbakır’a hem de Ankara’ya taşımak için bölgede bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Ben de sizin için buradayım, sizi dinlemeye geldim. Sizin bu sesinizi hem Diyarbakır’a hem de Ankara’ya duyurmak için buradayım. Yaşadığınız mağduriyetleri biliyorum. Bana gönderdiğiniz mesajların hepsini okuduk, şimdi de gelip dinledim. Burada büyük bir adaletsizlik yaşanıyor. Evlerin tesliminden yönetime kadar ciddi sorunlar var. Neyin karşılığı olduğu belli olmayan ödemeler isteniyor ve vatandaşlar belirsiz bir gelecekle karşı karşıya bırakılıyor.”
Tanrıkulu, Diyarbakır Valiliği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunarak bölgede kapsamlı inceleme yapılması gerektiğini söyledi. Eksiklerin acilen giderilmesini isteyen Tanrıkulu, şeffaf bir yönetim anlayışının oluşturulması gerektiğini vurguladı.
“Burada ciddi bir inceleme başlatılması lazım. Eksiklerin acilen giderilmesi gerekiyor. Şeffaf bir yönetim anlayışı kurulmalı ve hak sahipleri doğru şekilde bilgilendirilmelidir. Ben de bütün bu sürecin takipçisi olacağım. Eksikler giderilmezse tekrar buraya gelip kontrol edeceğim” dedi.
“Ekonomik, sosyal ve psikolojik yıkıma dönüştü”
Mağdur vatandaşlar adına yapılan ortak açıklamada ise projenin başlangıçta dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapma hedefiyle başlatıldığı ancak bugün binlerce aile için ağır bir yük haline geldiği ifade edildi.
Vatandaşlar, konutların başlangıçta şehir merkezine yakın bölgelerde yapılacağının söylendiğini ancak daha sonra şehir merkezinden uzak alanlara taşındığını belirterek, bunun yaşam koşullarını zorlaştırdığını kaydetti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“2022 yılında dar gelirli vatandaş ev sahibi olacak denilerek başlatılan bu proje bugün binlerce aile için ekonomik, sosyal ve psikolojik bir yıkıma dönüşmüştür. Konutların şehir merkezinden uzak bölgelere taşınması ulaşımı zorlaştırmış, yaşam koşullarını ağırlaştırmış ve konutların değerini düşürmüştür. Buna rağmen herhangi bir fiyat indirimi yapılmamıştır.”
Vatandaşlar ayrıca, 6 ayda bir memur maaş katsayısına göre yapılan zam sisteminin kaldırılmasını ve sabit, öngörülebilir ödeme planı uygulanmasını talep etti.
“Hem kira hem TOKİ taksidi ödüyoruz”
Ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığını belirten vatandaşlar, birçok ailenin aynı anda hem kira hem de TOKİ taksidi ödemek zorunda kaldığını söyledi.
Deprem mağdurlarına sağlanan ödeme kolaylıklarının TOKİ hak sahiplerine de uygulanmasını isteyen vatandaşlar, “Dar gelirli vatandaş ağır borç yükü altında bırakılmamalıdır” çağrısında bulundu.
Teslim süreçlerine ilişkin iddialar
Vatandaşlar, teslim ve banka işlemleri sırasında baskı ve yönlendirmeler yapıldığı yönünde ciddi iddialar bulunduğunu da öne sürdü.
Açıklamada, bazı vatandaşlara “ödeme yapılmazsa eviniz elinizden gider” şeklinde baskı yapıldığı, anahtar teslimlerinin geciktirildiği ve yüksek tutarlı sigorta ile DASK ücretlerinin zorunlu tutulduğu iddia edildi.
Sürece ilişkin video kayıtları ve çeşitli delillerin ellerinde bulunduğunu belirten vatandaşlar, yaşananların araştırılmasını istedi.
“Evlerde ciddi eksiklikler var”
Hak sahipleri, konutlarda halen ciddi eksikliklerin bulunduğunu ifade ederek şu sorunları sıraladı:
* Bazı dairelerde su baskınları yaşandığı
* Küf ve rutubet sorunlarının bulunduğu
* Altyapı çalışmalarının tamamlanmadığı
* Doğalgaz ve su hizmetlerinde eksiklikler olduğu
* Ortak alanların tamamlanmadığı
* Temel site hizmetlerinin verilmediği
Vatandaşlar, tüm bu eksiklere rağmen yüksek aidat ve avans ücretleri talep edildiğini belirtti.
“Şeffaf yönetim istiyoruz”
Toplanan aidat ve avansların nasıl harcandığının bilinmediğini savunan vatandaşlar, gelir-gider tablolarına ulaşamadıklarını ifade etti.
Kat maliklerinin seçmediği bir yönetim modeliyle karşı karşıya olduklarını belirten vatandaşlar, şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim sistemi talep ederek şöyle konuştu:
“Bizler kat malikleri tarafından seçilmiş, şeffaf, denetlenebilir ve kamera sistemiyle kayıt altına alınan bir yönetim modeli talep ediyoruz.”
Yapım kalitesine bağımsız inceleme çağrısı
Konutların yapım sürecine ilişkin de ciddi soru işaretleri bulunduğunu öne süren vatandaşlar, kalitesiz malzeme kullanıldığı ve bazı eksikliklerin geçici yöntemlerle kapatıldığı iddiasında bulundu.
Bağımsız teknik uzmanlardan oluşacak bir heyetin süreci incelemesini isteyen vatandaşlar, kamu kaynaklarının zarar görmüş olabileceği endişesi taşıdıklarını dile getirdi.
Açıklamanın sonunda vatandaşlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunarak, mali süreçlerin denetlenmesini, usulsüzlük iddialarının araştırılmasını ve eksik yapıların bağımsız heyetlerce incelenmesini istedi.
Vatandaşlar, “Bizler lüks değil; insanca yaşam, adalet, şeffaflık ve güvenli konut istiyoruz. Bu en temel hakkımızdır” ifadelerini kullandı.






