DİYARBAKIR HABER - Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Diyarbakır’ın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Sur ilçesinde yaşanan görüntüler yeniden tartışma konusu oldu. Tarihi dokusu, inanç turizmi rotaları ve her yıl binlerce yerli-yabancı ziyaretçiyi ağırlayan mekanlarıyla kentin vitrini konumundaki Sur’da, bayram öncesi kurulan seyyar satış tezgahları hem çevre düzeni hem de turizm açısından eleştirilere neden oldu.

İddiaya göre Sur Belediyesi tarafından her bayram öncesi yaklaşık bir haftalık özel izinle kurulan seyyar tezgahlar, özellikle Gazi Caddesi ve tarihi ibadet alanlarının çevresinde yoğunlaşıyor. Bayram alışverişi hareketliliğiyle birlikte kurulan bu tezgahların yalnızca ilçe esnafından değil, şehir dışından gelen satıcılardan da oluştuğu öne sürülüyor.

S U R2

Özellikle Ulu Cami, Peygamber Camii, Hz. Süleyman Camii ve Kompleksi ile İçkale çevresinde görülen bu görüntülerin tarihi kimliğe zarar verdiğini savunan turizm sektörü temsilcileri, “Diyarbakır turizmde büyümek isterken bu görüntüler kente zarar veriyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Tarihi mekanların hemen önüne kurulan satış noktalarının yalnızca estetik açıdan değil, ziyaret deneyimi açısından da sorun oluşturduğu belirtiliyor. İlçeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin tarihi yapıları rahat göremediği, yürüyüş güzergahlarında zorlandığı ve yoğunluk nedeniyle huzurlu bir ziyaret gerçekleştiremediği ifade ediliyor.

S U R3

Gazi Caddesi boyunca kaldırım ve yürüyüş alanlarına taşan tezgahların yaya hareketliliğini zorlaştırdığı da dile getiriliyor. Özellikle ciğer, meyve ve çeşitli gıda satışlarının yapıldığı alanlarda oluşan yoğunluğun hem görüntü hem de geçiş açısından sıkıntı yarattığı belirtiliyor.

Öte yandan ilçedeki tek sorun seyyar satıcılarla sınırlı değil. Daha önce trafiğe kapalı olması yönünde karar alınmasına rağmen özellikle İçkale ve Hz. Süleyman Kompleksi çevresine araç girişlerinin devam ettiği, bazı alanların fiilen otopark gibi kullanıldığı yönündeki şikayetler de sürüyor.

Turizmciler, tarihi ve kültürel mirasıyla öne çıkan Sur’un bu görüntülerle anılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bir yanda turizm destinasyonu hedefi konuşuluyor, diğer yanda tarihi alanların önü işgal altında kalıyor. Bu tablo Diyarbakır’a yakışmıyor” görüşünü dile getiriyor.

Vergi veren ve kira yükü altında faaliyet gösteren sabit esnafın da bu durumdan rahatsız olduğu ifade ediliyor. İşporta ve geçici tezgahların ticari rekabet açısından da haksızlık oluşturduğunu savunan bazı işletmeciler, düzenli denetim ve kalıcı planlama çağrısında bulunuyor.

S U R1

Akşam saatlerinde yoğunluğun daha da arttığı Sur’da oluşan düzensizliğin kentin imajına zarar verdiğini belirten vatandaşlar ise ilgili kurumların koordinasyon içinde hareket ederek bu soruna çözüm üretmesini istiyor.

Bayram dönemlerinde geçici olarak başlayan bu uygulamanın artık kronik hale geldiğini savunan çevreler, tarihi alanların korunması, yaya güvenliğinin sağlanması ve turizm vizyonuna uygun bir kent düzeni oluşturulması için somut adım atılmasını bekliyor.

Diyarbakır’da sessiz arabuluculuk
Diyarbakır’da sessiz arabuluculuk
İçeriği Görüntüle

Sur’un tarihi kimliğini öne çıkaran bir anlayış mı, yoksa günübirlik çözümler mi tercih edilecek? Bu sorunun yanıtı, yalnızca ilçe sakinlerini değil Diyarbakır’ın turizm geleceğini de yakından ilgilendiriyor.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM