DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Ecz. Ahmet Turgay Yaşar, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bilimsel eczacılığın temellerinin atıldığı 14 Mayıs 1839 tarihinden bu yana 187 yıl geçtiğini belirten Yaşar, eczacıların halk sağlığındaki kritik rolüne dikkat çekti.

Diyarbakır Kayapınar Belediyesi 30 büyükşehir ilçe belediyesi arasında zirvede
Diyarbakır Kayapınar Belediyesi 30 büyükşehir ilçe belediyesi arasında zirvede
İçeriği Görüntüle

Eczacılar, birinci basamak sağlığın vazgeçilmez unsuru

Başkan Yaşar, Türkiye genelinde 30 bini aşkın toplum eczanesinin yanı sıra kamuda, akademide ve sanayide görev yapan 55 bin eczacının sağlık sisteminin en yaygın ve güvenilir noktaları olduğunu vurguladı. Bu yılki Bilimsel Eczacılık Günü temasının “Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı” olduğunu belirten Yaşar, eczanelerin koruyucu sağlık hizmetlerinde önemli bir paydaş olduğunu söyledi.

COVID-19 sonrası dünyada eczanelerin aşılama, kronik hastalık takibi ve danışmanlık gibi hizmetlerde etkin bir rol üstlendiğine dikkat çeken Yaşar, Türkiye’de de toplum eczanelerinin birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinde stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Kronik hastalık ve sağlık sistemi sorunları

Türkiye nüfusunun hızla yaşlandığını ve kronik hastalık yükünün arttığını belirten Yaşar, Sağlık Bakanlığı verilerine göre son bir yıl içinde 30 milyon kişiye kronik hastalık taraması yapıldığını, 7 milyon kişiye yeni tanı konduğunu açıkladı. Bu tanılar arasında 6 milyon obezite, 700 bin kardiyovasküler risk, 150 bin hipertansiyon ve 500 bin diyabet bulunuyor.

Eczacıların bu süreçte koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, erken risk tespiti ve güvenli ilaç kullanımı konularında kritik görev üstlendiğini vurgulayan Yaşar, eczacıların sağlık sistemine katkısının yeterince değerlendirilemediğini belirtti.

Kamu eczacılığı ve genç eczacı istihdamı

Kamu eczacılarının özlük hakları, kadro yetersizliği ve çalışma koşulları gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Yaşar, genç eczacıların istihdam sorununa da dikkat çekti. 2001’de 8 olan eczacılık fakültesi sayısının bugün 64’e yükseldiğini belirten Yaşar, mezun sayısının hızla artmasına karşın iş imkanlarının sınırlı olduğunu ifade etti.

Bu sorunların çözümü için Yaşar, yeni fakülte açılışlarının durdurulması, kontenjanların ülke ihtiyaçlarına göre belirlenmesi, eğitim standartlarının yükseltilmesi ve genç eczacılar için yeni istihdam modelleri oluşturulmasını önerdi.

İlaç politikaları ve halk sağlığı

Yaşar, Türkiye’de ilaç harcamalarının OECD ortalamasının altında olduğunu ve yenilikçi ilaçlara erişimin sınırlı olduğunu açıkladı. “İlaç yoklukları eczacıların iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Sorunun temel nedeni mevcut ekonomik koşullar göz ardı edilerek belirlenen fiyatlandırma politikalarıdır” diyen Yaşar, yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti.

Meslek bağımsızlığı ve gelecek vurgusu

Türk Eczacıları Birliği olarak halk sağlığını, mesleğin bilimsel niteliğini ve eczacıların bağımsızlığını korumayı sürdüreceklerini belirten Yaşar, eczanelerin birinci basamak sağlık hizmetinin sürekliliğinin, ekonomik olarak güçlü ve mesleki bağımsızlığı korunmuş bir yapıyla mümkün olduğunu vurguladı.

Başkan Yaşar açıklamasını şöyle tamamladı: “Bilimsel eczacılığa, halk sağlığının korunmasına ve mesleki etik ilkelere olan bağlılığımızı sürdürüyoruz. Tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü kutluyor, vatandaşlarımıza sağlıklı günler diliyoruz.”

Muhabir: MESUT ASLAN