DİYARBAKIR HABER- DİTAV İstanbul Şubesi ve Diyarbakır Valiliği tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen Diyarbakır Tanıtım Günleri, kentin kültür ve sanat değerlerini bir kez daha İstanbul’a taşıdı. Etkinlikte stand açan Diyarbakırlı hat sanatçısı Mehmet Han Akan, hemşehrileriyle buluşmanın kendisine büyük mutluluk verdiğini belirterek, hat sanatıyla dolu 39 yıllık serüvenini anlattı.

“Burada hemşehrilerimizle olmak mutluluğumuza mutluluk kattı”

Akan, etkinliğin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek,

“Böyle bir organizasyonda Diyarbakırlılarla bir araya gelmek mutluluğumuza mutluluk kattı. Sizleri görmek, burada birlikte olmak çok güzel.” dedi.

Mehmet Han Akan1

Silvan’dan İstanbul’a uzanan bir hat yolculuğu

1962 Diyarbakır-Silvan doğumlu olan Mehmet Han Akan, ilk, orta ve lise eğitimini Silvan’da tamamladı. Ardından İstanbul’a gelerek üniversite eğitimine devam etti. Felsefe alanında yüksek lisans yapan Akan, henüz 39 yıl önce genç yaşlarda başladığı hat sanatını ömrünün merkezine yerleştirdi.

Akan, hat eğitimini aldığı ustalarını şöyle anlattı:

“Mücahit Kılıçer’den Nesih, Celi Nesih ve Kudüs Celi Nesih alanlarında icazet aldım. Hamit Aytaç hocamıza yetişemedim ama öğrencileriyle sürekli çalıştım. Hasan Çelebi ve diğer kıymetli üstatlarla gelişimimi sürdürdüm.”

Diyarbakır Bismil’de Çırçır Fabrikası sahibi kayıplara karıştı, çiftçiler endişeli
Diyarbakır Bismil’de Çırçır Fabrikası sahibi kayıplara karıştı, çiftçiler endişeli
İçeriği Görüntüle

“Hat ilminin sonu yok; 300 yıl yaşasak yetmez”

Akan, merhum hattat Hasan Çelebi’nin hat sanatına dair sözlerini aktararak, sanatın sonsuz bir yolculuk olduğunu vurguladı.

Mehmet Han Akan,

“Hasan Çelebi hocamız ‘Allah hattatlara 300 yıl ömür vermeli; 100 yıl yazmayı öğrenmeli, 100 yıl öğretmeli’ derdi. Bu sanat sabır ve emek ister, meşakkatli bir yol.” dedi.

Diyarbakır’da hat sanatı yapan çok az kişi var

Akan, Diyarbakır’da kendisi dışında hat sanatıyla uğraşan çok az kişi olduğunu ifade ederek,

“Eğer varsa da ben duymadım. İnşallah vardır, inşallah yanılıyorumdur.” dedi.

Hat-1

Hat sevgisi ortaokulda bir öğretmen sayesinde başladı

Sanat yaşamının ilk kıvılcımını Silvan Ortaokulu'nda aldığını belirten Akan, bir öğretmeninin yazı yeteneğini fark ederek kendisine yol gösterdiğini söyledi.

Akan, şöyle dedi;

“Öğretmenim ismimi yazdığım kâğıdı görünce hayran kaldı ve ‘Bu çocuk gelecekte ya çok iyi bir ressam ya da çok iyi bir hattat olacak’ dedi. O söz beynimde bir kıvılcım yaktı.”

İstanbul’da 25 öğrenci yetiştiriyor

Akan, Eyüp Sultan’da 15 yıl önce kurduğu vakıf binasında hat eğitimi verdiğini belirtti. Kültür Bakanlığı sanatçısı ve devlet sanatçısı olarak eğitimlerine devam eden Akan, yıllardır 25 kişilik sabit bir öğrenci kadrosu ile çalıştığını ifade etti.

Akan, “Öğrenci 3-5 ayda değil, 3-5 yılda gelişir. Sabır isteyen bir sanat. Meşakkatli ama çok huzurlu bir yol.” dedi.

“Bir gün Diyarbakır’ın müzesinde büyük bir hat sergisi açmak istiyorum”

Diyarbakır’a yönelik projelerinden bahseden Akan, en büyük hayallerinden birinin memleketinde kapsamlı bir hat sergisi açmak olduğunu söyledi:

Hattat Akan, “Bir gün Diyarbakır’ın müzesinde kalemler ve mürekkeplerle büyük bir sergi açmak istiyorum. O gün geldiğinde eminim ki çok daha mutlu olacağım.” diye konuştu.

Diyarbakırlı ailelere önemli mesaj: “Çocukları sanattan uzak bırakmayın”

Akan, hemşehrilerine seslenerek çocukların sanatla büyümesinin toplumsal olarak büyük önem taşıdığını vurguladı.

Akan, “Mesajım çocuklara değil, ebeveynlere. Çocuklarını eğitim mutluluğuyla yalnız bırakmasınlar. Mutlaka bir sanat dalıyla tanıştırsınlar. Çocuk enerjisini doğru yere kanalize ederse, hem kendisi hem toplum kazanır" dedi.

“Memleketimle gurur duyuyorum”

Sözlerini Diyarbakır’a selam göndererek tamamlayan Akan,

“Ben bir Diyarbakırlı olarak memleketimle gurur duyuyorum. Allah hepsini var eylesin.” dedi.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM