DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kentin toplumsal hafızasında önemli bir yer tutan 5 Haziran 2015 saldırısında hayatını kaybedenlerin anısını yaşatmak ve yaşananların unutulmamasını sağlamak amacıyla yeni bir projeyi hayata geçiriyor.
Belediyenin Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan “5 Haziran Anıt Meydanı ve Anma Yeri Fikir ve Tasarım Projesi” kapsamında sanatçılar, mimarlar ve tasarımcılar açık çağrıya davet edildi.
Kent hafızası kamusal alana taşınacak
Proje ile Diyarbakır’ın geçmişinde iz bırakan olayların kamusal alanda görünür hale getirilmesi ve toplumsal belleğin gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.
Projenin çağrı metninde kentlerin yalnızca meydan, cadde ve yapılardan oluşmadığına dikkat çekilirken, kentlerin aynı zamanda yaşanmışlıkların, tanıklıkların ve hikâyelerin taşıyıcısı olduğu vurgulanıyor.
Bu kapsamda oluşturulacak anıt meydanın, geçmiş ile gelecek arasında bir hafıza mekânı olması hedefleniyor.
Anıtın yanı sıra meydan ve anma alanı tasarlanacak
Projede yalnızca bir anıt-heykel tasarımı değil, çevre düzenlemesi, meydan kurgusu ve anma alanlarını kapsayan bütüncül bir tasarım yaklaşımı benimseniyor.
Hazırlanacak çalışmalarda estetik değer, toplumsal mesaj, mekânla uyum ve yaratıcılık gibi kriterlerin öne çıkması bekleniyor. Seçilecek tasarımın, Diyarbakır’da belirlenecek bir alanda uygulanması ve kentin ortak hafızasının önemli bir parçası haline getirilmesi planlanıyor.
Anıt meydanın, yalnızca geçmişte yaşananları hatırlatan bir alan olması değil, aynı zamanda barış, umut ve ortak yaşam fikrini güçlendiren bir kamusal mekân olarak kullanılması hedefleniyor.
Başvurular 25 Eylül’e kadar
Açık çağrı kapsamında gönderilecek projeler, alanında uzman ve bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilecek.
“5 Haziran Anıt Meydanı ve Anma Yeri Fikir ve Tasarım Projesi” için son başvuru tarihi ise 25 Eylül 2026 olarak belirlendi.
Sanatçı, mimar ve tasarımcılar projelerini belediyenin oluşturduğu başvuru formu üzerinden iletebilecek.
Proje, Diyarbakır’ın geçmişine dair toplumsal hafızanın korunması ve kamusal alanda yaşatılması açısından önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor.





