Eski Dekan Prof. Dr. Işık;  Diyarbakır bir elmas, sadece üzerindeki toz silinmeli
Eski Dekan Prof. Dr. Işık; Diyarbakır bir elmas, sadece üzerindeki toz silinmeli
İçeriği Görüntüle

DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine bağlı Elidol Mahallesi’nde depremzedeler tarafından kurulan prefabrik yapılarla ilgili yaşanan gelişmeler kamuoyunda tartışma yarattı.

İddiaya göre, 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla vatandaşların kendi imkânlarıyla kurduğu toplam 13 prefabrik yapı, idari bir kararla yıkım tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Konut sahipleri tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında, söz konusu yapıların zorunluluk hâli içerisinde inşa edildiği vurgulandı. Açıklamada, bu yapıların “lüks” ya da “villa” olarak nitelendirilmesinin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, deprem sonrası evsiz kalan yurttaşların geçici barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla oluşturulan yaşam alanları olduğu ifade edildi.

Yıkımm

Açıklamada ayrıca, yapıların bulunduğu alanın fiilen mera vasfını yitirdiği ve aynı parsel üzerinde çok sayıda betonarme evin bulunduğu ileri sürüldü. Bu yapılara yönelik herhangi bir işlem yapılmazken yalnızca 13 prefabrik yapının hedef alınmasının, eşitlik ve ölçülülük ilkeleri açısından ciddi hukuki sorunlar doğurduğu kaydedildi.

Yapı sahipleri, 25 Mayıs 2025 tarihinde durumu Diyarbakır Yenişehir Kaymakamlığı’na bildirdiklerini, ancak yetkililerin Aralık ayında bölgeye geldiğini belirtti. Bu süreçte kamu kurumlarının söz konusu yapılara numarataj verdiği, elektrik altyapısının sağlandığı ve fiilen yerleşim durumunun kabul edildiği ifade edildi. Aynı bölgede diğer yapılarda elektrik kullanımının devam ettiğine dikkat çekilerek, yalnızca bu 13 yapıya yönelik yıkım girişiminin “açık bir çifte standart” olduğu vurgulandı.

Öte yandan, yıkım işlemlerinin belediyeler eliyle yürütülmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Diyarbakır Yenişehir Kaymakamlığı tarafından Devlet Su İşleri’ne ait iş makineleriyle işlem yapılmak istenmesinin yetki ve usul açısından tartışmalı olduğu ifade edildi.

Depremzedeler, barınma hakkının hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası hem de uluslararası sözleşmeler kapsamında güvence altında olduğunu hatırlatarak, afet sonrası mağduriyet yaşayan yurttaşların yaşam alanlarının ortadan kaldırılmasının sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını dile getirdi.

Yıkım3-1

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Devletin bir eliyle tanıyıp diğer eliyle yok saydığı bu yaşam alanları, çaresizlik içinde tutunmaya çalışan insanların son sığınağıdır. Bugün burada sessiz kalınırsa, yarın başka mağduriyetlerin önü açılacaktır.”

Konut sahipleri taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

* Yıkım kararlarının derhal durdurulması,
* Deprem mağdurlarının barınma hakkının güvence altına alınması,
* Kalıcı ve insan onuruna yakışır çözümlerin ivedilikle hayata geçirilmesi,
* İdari işlemlerin eşitlik ve hukuka uygunluk ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi.

Yenişehir’de yaşanan bu gelişmeler, deprem sonrası barınma sorununun hâlâ çözüm bekleyen önemli başlıklardan biri olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Olayla ilgili yargı sürecinin devam ettiği öğrenilirken, gözler yetkililerin atacağı adımlara çevrildi.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM