DİYARBAKIR HABER - İletişim teknolojilerinin baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde insanlar birbirine her zamankinden daha kolay ulaşabiliyor. Ancak buna rağmen yalnızlık, anlaşılmama ve duygusal kopukluk hissi giderek büyüyor. Uzman Klinik Psikolog Sadık Sun, modern çağın görünmeyen psikolojik sorunlarını gazetemize değerlendirdi. Sun, teknolojinin bilinçsiz kullanımının aile bağlarını zayıflattığını, çocukların gelişimini olumsuz etkilediğini ve insanların gerçek dostluklardan uzaklaştığını söyledi.

"İnsanlar birbirine hiç olmadığı kadar yakın ama aynı zamanda çok uzak"

Günümüz insanının en büyük psikolojik sorunlarından biri sizce nedir?

“İnsanlık tarihinin iletişim açısından en donanımlı dönemini yaşıyoruz. Dünyanın öbür ucundaki biriyle saniyeler içinde konuşabiliyoruz. Ama ilginç olan şu ki aynı zamanda bağlantısızlığın ve yalnızlığın da en yoğun yaşandığı çağdayız. İnsanların en temel problemlerinden biri artık yalnızlık”

Sadık Sun-2

"Kalabalıklar içinde yalnız hissetmek gerçek bir psikolojik sorun"

İnsan neden kalabalıklar içinde bile kendini yalnız hissediyor?

“Çünkü yalnızlık sadece fiziksel olarak tek başına olmak değildir. İnsan anlaşılmadığını, görülmediğini ve değer verilmediğini hissettiğinde de yalnızdır. Çevrenizde yüzlerce insan olabilir ama sizi gerçekten anlayan kimse yoksa o yalnızlık çok daha ağır hissedilir.”

"Kimsenin birbirini dinlemeye vakti kalmadı"

AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı için kritik gün: 4 isim Ankara’ya davet edildi
AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı için kritik gün: 4 isim Ankara’ya davet edildi
İçeriği Görüntüle

Bunun temel nedenlerinden biri nedir?

“Günümüz tam anlamıyla hız ve haz çağı. Herkes hızlı yaşamak, hızlı tüketmek ve hızlı sonuç almak istiyor. Bu tempo içerisinde insanlar birbirini dinlemeyi bıraktı. En yakınımızdaki insanı bile çoğu zaman fark etmiyoruz”

"Aynı masada oturan insanlar birbirinin yüzüne değil telefona bakıyor"

Teknoloji bu yalnızlığı artırıyor mu?

“Kesinlikle artırıyor. Artık insanlar aynı sofrada otururken bile birbirlerinin gözlerinin içine bakmak yerine telefon ekranına bakıyor. Sohbetler birkaç dakika sonra yerini sosyal medya akışına bırakıyor. Bu durum iletişimi zayıflatıyor”

"Teknoloji düşman değil, ölçüsüz kullanım tehlikeli"

Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak mümkün mü?

“Hayır. Teknoloji artık yaşamın bir parçası. Ancak önemli olan onu bilinçli ve ölçülü kullanmak. Kontrol teknolojiye geçtiğinde insanlar duygusal olarak birbirinden uzaklaşmaya başlıyor”

"Empati kurma becerimizi kaybediyoruz"

Bunun toplum üzerindeki etkisi nedir?

“İnsanlar artık başkalarının acısını hissedemiyor. Dünyanın bir yerinde büyük trajediler yaşanırken diğer tarafta insanlar hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edebiliyor. Bu da giderek artan bir duyarsızlaşmaya işaret ediyor”

Sadık Sun-7

"Binlerce takipçi yalnızlığı bitirmiyor"

Sosyal medya gerçekten insanı sosyalleştiriyor mu?

“Sosyal medyada binlerce takipçiniz olabilir, telefon rehberiniz yüzlerce kişiyle dolu olabilir. Ama gerçekten zor bir gününüzde kime gönül rahatlığıyla telefon açabiliyorsunuz? İşte asıl soru bu”

"Telefon artık çocukların yeni emziği haline geldi"

Çocuklarda teknoloji kullanımı konusunda ailelere ne önerirsiniz?

“Çok küçük yaşlardan itibaren çocukların eline telefon veriliyor. Yemek yerken telefon, uyurken telefon, ağladığında telefon... Telefon adeta yeni neslin emziği oldu. Bu durum çocukların dikkat gelişimini, duygu düzenlemesini ve sosyal becerilerini olumsuz etkiliyor”

"Çocuk yemeğin tadını bile hissedemiyor"

Bunun uzun vadeli sonuçları neler olabilir?

“Yemek yerken sürekli ekran izleyen çocuk, yediği yemeğin farkına bile varmıyor. İlerleyen yaşlarda da televizyon ya da telefon olmadan yemek yiyemeyen bireylere dönüşüyor. Bu hem farkındalığı hem de sağlıklı beslenmeyi olumsuz etkiliyor”

"Travmayı atlatmanın en güçlü ilacı sosyal destektir"

Zor olaylardan sonra insanların toparlanmasını sağlayan en önemli unsur nedir?

“Araştırmalar gösteriyor ki travmanın kalıcı olup olmamasını belirleyen en önemli faktör sosyal destek. İnsan kendisini anlayan, sarılan, yanında duran insanlara sahipse yaşadığı travmayı çok daha kolay atlatabiliyor”

"Mutluluğun sırrı güçlü ilişkiler"

İnsan gerçekten neyle mutlu oluyor?

“Uzun yıllar süren araştırmalar gösteriyor ki insanı mutlu eden en önemli unsur güçlü sosyal ilişkiler. Yanınızda sizi anlayan, yalnız bırakmayan dostlar varsa hayata karşı çok daha dayanıklı oluyorsunuz”

"Gerçek dostluklar hâlâ var ama eskisi kadar değil"

Sizce gerçek dostluklar azaldı mı?

“Tamamen bittiğini söyleyemeyiz ama sayıları azaldı. İnsanlar yaşadıkları hayal kırıklıkları nedeniyle kendilerini yalnızlaştırıyor. Kimseye güvenmemeyi tercih ediyorlar. Ancak bu da yeni psikolojik sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor”

Düşünmek

"Yalnızlık demans riskini bile artırabiliyor"

Sürekli yalnız kalmanın ruh sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir?

“Uzun süreli yalnızlık sadece psikolojik değil, fiziksel sağlık açısından da risk oluşturuyor. Araştırmalar yalnızlığın ilerleyen yaşlarda demans gibi hastalıkların görülme riskini artırabildiğini gösteriyor”

"Eski komşuluk ve akrabalık ilişkilerini yeniden canlandırmalıyız"

Bu yalnızlığı azaltmak için neler yapılabilir?

“İnsan ilişkilerini yeniden güçlendirmemiz gerekiyor. Dostlarımızı ihmal etmemeli, aile büyüklerimizi ziyaret etmeli, birlikte çay içebileceğimiz insanları hayatımızda tutmalıyız. Bizi anlayan insanlara sıkı sıkıya sarılmalıyız”

"Çocuklar doğayla yeniden buluşmalı"

Doğanın ruh sağlığı üzerindeki etkisi nedir?

“Günümüzde çocuklar doğadan uzak büyüyor. Ağaçları, hayvanları tanımadan yetişiyorlar. Oysa doğayla temas hem ruh sağlığını güçlendiriyor hem de insanın sosyal bağlarını kuvvetlendiriyor”

"Gerçek dünya ile bağımızı koparmamalıyız"

Son olarak okuyuculara ne söylemek istersiniz?

“Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmamız gerekmiyor ama onun esiri olmamalıyız. Gerçek dostluklara, aile ilişkilerine ve yüz yüze iletişime daha fazla zaman ayırmalıyız. İnsan, insanla iyileşir. Eğer yalnızlığın giderek arttığı bu çağda ruh sağlığımızı korumak istiyorsak gerçek dünyayla bağımızı güçlendirmemiz gerekiyor”

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM