İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinesinde düğmeye basılan operasyon, sabahın ilk ışıklarıyla başladı. Üsküdar Belediyesi'nde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci'nin de bulunduğu 20 şüpheli emniyet güçlerince gözaltına alındı

Baskınların hemen ardından belli başlı medya kuruluşlarına hızla bir görüntü servis edildi. Ekranda, bir evin içinde ele geçirilmiş valiz dolusu paralar vardı. Altyazılarda bu paraların belediyedeki rüşvet ağının en somut kanıtı olduğu iddia ediliyordu. Ancak yargısız infaz çok uzun sürmedi; o çantanın altından tamamen yasal ve sıradan bir ticari işlem çıktı.

Milyonlarca liranın 'rüşvet' ganimeti olduğu iddiasına ilk sert tepki CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'dan geldi. Tanal'ın "açık bir algı operasyonu" diyerek işaret ettiği gerçeğin tüm detaylarını ise paranın asıl sahibinin avukatı Özgür Emrah Cerrahoğlu canlı yayında kamuoyuyla paylaştı.



Meğer o paraların Üsküdar Belediyesi, imar ruhsatları veya gözaltına alınan memurlarla uzaktan yakından hiçbir organik bağı yoktu!



Avukat Cerrahoğlu'nun paylaştığı bilgilere göre film gibi olay tam olarak şöyle gelişti: Operasyon kapsamında gözaltına alınan isimlerden biri olan Burçin Çevik'in evinde arama yapılıyordu. O esnada Çevik'in nişanlısı Zeki Kulaç da tesadüfen oradaydı ve o meşhur paralar aslında Kulaç'a aitti.

Neden mi o kadar nakit vardı? Zeki Kulaç, Beyoğlu'nda tam bir aydır devir görüşmelerini sürdürdüğü "Urban Cafe" isimli işletmesini olaydan sadece bir gün önce, 6 Nisan akşamı Bulut Doğan isimli şahsa devretmişti. Anlaşma gereği 4.5 milyon TL'lik ön kaparo, Garanti BBVA Galatasaray şubesinden nakit olarak çekilip Kulaç'a teslim edilmişti. Ancak saat 17.00'yi geçtiği için bankalar kapanmış, Kulaç da mecburen parayı yanına alarak nişanlısı Burçin Çevik'in evine gitmişti. Gece yarısı polisler kapıya dayanınca da, tamamen yasal bir ticaretten elde edilen bu para, kameralara 'rüşvet kanıtı' olarak yansıtıldı.

Olayın bir medya kurgusuna dönüştürülmesine isyan eden Avukat Cerrahoğlu, ellerindeki somut delilleri işaret ederek sürecin peşini bırakmayacaklarını vurguladı.

İşletme devrine ilişkin tüm sözleşmeler, ön protokoller, banka dekontları ve hatta şubedeki kamera kayıtları an itibarıyla savcılığa sunulmuş durumda. Savcılık makamından bu yasal paranın derhal iadesi talep edilirken, avukatın "Elde edildiği iddia edilen paranın soruşturma dosyasıyla, şüphelilerle veya Üsküdar Belediyesi'yle hiçbir alakası bulunmamaktadır" şeklindeki resmi beyanı, medyanın aceleci tavrını bir kez daha sorgulattı.

Gaziosmanpaşa Senaryosu Tekrar Mı Ediyor?

Bu akılalmaz olay, hafızaları çok değil, kısa bir süre öncesine götürdü. Gaziosmanpaşa Belediyesi'ne yönelik benzer bir operasyonda devletin resmi kanalı TRT, para dolu devasa kasaları "operasyon anı" diyerek ekranlara taşımıştı. Ancak kısa süre sonra o görüntülerin internetten alınmış "stok görüntüler" olduğu ve gerçek operasyonla uzaktan yakından ilgisi olmadığı ortaya çıkmıştı.



CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in en üst perdeden tepki gösterdiği bu skandalın ardından hiçbir resmi özür dilenmemişken, şimdi de Üsküdar'da yasal bir devir parasının rüşvet gibi sunulması, sosyal medyada "Aynı kurgu, aynı senaryo! Bu kaçıncı oldu?" şeklindeki haklı isyanları beraberinde getirdi.

Editör Hakkında