Diyarbakır'da termometre 40'ı gösterdi, fırıncılar 350 derecede mesai yaptı
Diyarbakır'da termometre 40'ı gösterdi, fırıncılar 350 derecede mesai yaptı
İçeriği Görüntüle

DİYARBAKIR HABER - Türkiye’de kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç, Kürt meselesi, Suriye’deki son gelişmeler ve HAK-PAR’ın çözüm önerileri siyasetin en çok tartışılan başlıkları arasında yer alıyor.

Öz Diyarbakır Gazetesi olarak, Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı Düzgün Kaplan ile gündemin öne çıkan konularını kapsamlı şekilde ele aldık. Kaplan, mevcut sürecin değerlendirmesinden Kürt sorununun çözümüne, federasyon modeline ilişkin görüşlerinden HAK-PAR’ın siyasi hedeflerine kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İşte HAK-PAR Genel Başkanı Düzgün Kaplan’ın Öz Diyarbakır Gazetesine yaptığı özel açıklamalar…

“Terörsüz Türkiye Süreci, Kürt Sorununu Çözmeye Yönelik Bir Süreç Değil”

Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç nasıl başladı? Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Devletin ifade ettiği şekliyle bu bir “Terörsüz Türkiye” sürecidir. Ancak bizim açımızdan bu süreç, Kürt sorununu çözmeye yönelik gerçek bir çözüm süreci değildir. Sürecin arka planında özellikle Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler ve Suriye’deki değişim süreci bulunmaktadır. Türkiye’nin bu gelişmelere yönelik güvenlik eksenli politikalarının bu süreci şekillendirdiğini düşünüyoruz.

Röp1

“Suriye’deki Gelişmeler Bu Süreci Etkiledi”

Suriye’deki gelişmeler ile Türkiye’deki süreci bağlantılı mı görüyorsunuz?

Elbette. Suriye’de yaşanan gelişmeler ve Kürtlerin statü kazanma ihtimali Türkiye’nin politikalarını doğrudan etkiledi. Türkiye’nin temel yaklaşımı, sınırlarının hemen ötesinde yeni bir Kürt statüsünün oluşmasını engellemek oldu. Bugünkü gelişmeleri de bu çerçevede değerlendiriyoruz.

“Kürt Sorununun Çözümü Federatif Modeldir”

Sizce Kürt sorununun kalıcı çözümü nasıl sağlanabilir?

HAK-PAR olarak yıllardır savunduğumuz model demokratik federal sistemdir. Federasyon bölünme anlamına gelmez. Dünyada bunun birçok başarılı örneği vardır. Yerel yönetimlerin güçlendirildiği, halkların kendi kimlikleriyle özgürce yaşayabildiği demokratik bir yapı Türkiye’nin de yararınadır.

“Federasyon Bölünme Değil, Ortak Yaşam Modelidir”

Federasyon öneriniz kamuoyunda zaman zaman “bölünme” olarak değerlendiriliyor. Buna cevabınız nedir?

Bu doğru bir değerlendirme değil. Federasyon; ortak devlet çatısı altında yerel yönetimlerin güçlendirilmesidir. Ortak bayrak, ortak başkent ve ortak dış politika devam eder. Ama insanlar kendi bölgelerinde eğitim, kültür ve yerel yönetim konusunda daha fazla söz sahibi olur. Bu, dünyada uygulanan demokratik modellerden biridir.

“Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi Türkiye’nin Lehinedir”

Soru: Yerel yönetimlerin güçlendirilmesini neden bu kadar önemli görüyorsunuz?

Bugün sadece Kürt meselesi açısından değil, Türkiye’nin yönetim modeli açısından da yerinden yönetim önemlidir. Büyük nüfuslu şehirlerin tüm kararlarının merkezden alınması sağlıklı değildir. Gücün yerele aktarılması hem hizmet kalitesini artırır hem de demokrasiyi güçlendirir.

“HAK-PAR Şiddeti Değil, Demokratik Siyaseti Savunuyor”

Soru: HAK-PAR’ın temel siyasi yaklaşımı nedir?

Biz hiçbir zaman şiddeti savunmadık. Demokratik siyaset, hukuk ve barış içinde çözümü savunuyoruz. Kürt sorununun demokratik yollarla çözülebileceğine inanıyoruz. Bütün çalışmalarımızı da bu doğrultuda yürütüyoruz.

“Türkiye’de Yeni Bir Siyasi Sese İhtiyaç Var”

HAK-PAR’ın önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri nelerdir?

Türkiye’de hem mevcut iktidara hem de uzun yıllardır Kürt siyaseti yapan yapılara yönelik ciddi bir toplumsal eleştiri oluştuğunu görüyoruz. Biz HAK-PAR olarak yeni bir siyasi alternatif oluşturmayı hedefliyoruz. Şu anda teşkilatlanma çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve seçimlere daha güçlü katılmak için hazırlıklarımız devam ediyor.

“Demokratik Çözüm Herkesin Kazanacağı Bir Modeldir”

Röportajın sonunda Kaplan, Türkiye’nin farklı kimlikleri eşit vatandaşlık temelinde kabul eden demokratik bir yönetim anlayışına yönelmesi gerektiğini savunarak, HAK-PAR’ın çözüm önerilerinin diyalog, demokrasi ve barış eksenli olduğunu ifade etti.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM