DİYARBAKIR HABER- İstanbul Tıp Fakültesi 1990 mezunu doktorlar, mezuniyetlerinin 36. yıl dönümünde bu yılki buluşma adresi olarak Diyarbakır’ı seçti. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaklaşık 75 hekim, kentin tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde inceleyerek hem mesleki dostluklarını tazeledi hem de Diyarbakır’ı yakından tanıma fırsatı buldu.

Grup, programına tarihi Hasanpaşa Hanı’nda kahvaltı yaparak başladı. Ardından İçkale Müze Kompleksi, Ulu Cami, Hz. Süleyman Türbesi, Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi ve Dört Ayaklı Minare gibi kentin simge yapıları ziyaret edildi. Sur içindeki tarihi sokaklar, eski çarşılar, bakırcılar ve baharatçılar da gezinin önemli durakları arasında yer aldı.

İki gün Diyarbakır’da kalacak olan grup, programın devamında Zerzevan Kalesi ve burada bulunan Mithras Tapınağı’nı ziyaret ettikten sonra Mardin’e geçecek.

Dr. Nur Dönmez Yılmaz: “Beklentimin Çok Üzerinde Bir Şehirle Karşılaştım”

İstanbul’dan gelen ve Diyarbakır’a ilk kez adım atan Dr. Nur Dönmez Yılmaz, kente dair ilk izlenimlerini oldukça detaylı ifadelerle anlattı. Yılmaz, mezuniyetlerinin 36. yılı vesilesiyle Türkiye’nin farklı şehirlerinden bir araya geldiklerini belirterek şunları söyledi: “Buraya ilk defa geliyorum. Açıkçası böyle bir şehirle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Uzaktan duyduklarımız vardı ama gelip görünce insanın fikri tamamen değişiyor. Havaalanından itibaren gördüğüm manzara beni çok etkiledi. Şehirleşme, binalar, düzen gerçekten beklediğimin çok üzerindeydi. Aynı zamanda çok güzel bir organizasyon olmuş. Sabah çok erken saatlerde yola çıktık, aç geldik ama seçilen kahvaltı mekanı gerçekten çok doğru bir tercih olmuş.”

Kentin kültürel yapısına da dikkat çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Havaalanında hac uğurlaması vardı, davul zurna eşliğinde. Bu da çok hoşuma gitti. Yani geleneklerinden kopmamış ama aynı zamanda modernleşmiş bir şehir gördüm. Bu dengeyi kurabilmek çok önemli. Burada olmaktan gerçekten gurur duydum. Önümüzde birkaç gün daha var, bu sürecin çok güzel geçeceğini düşünüyorum.”

Hasanpaşa Hanı

Dr. İlhan Dalyancı: “Diyarbakır’ı Havadan Görmek Bile Yeterince Etkileyici”

Dr. İlhan Dalyancı ise Diyarbakır’a geliş sürecinden başlayarak kente dair gözlemlerini ayrıntılı şekilde aktardı. Her yıl farklı bir şehirde buluştuklarını ifade eden Dalyancı, bu yıl Diyarbakırlı arkadaşlarının davetiyle kentte bir araya geldiklerini belirtti. Dalyancı; “Uçakla gelirken Diyarbakır’ı havadan görmek bile başlı başına etkileyiciydi. O ovayı gördüğünüz anda zaten farklı bir coğrafyaya geldiğinizi hissediyorsunuz. Yaklaşık 650 metre yükseklikte, yemyeşil bir alan… Hele bu mevsimde daha da etkileyici. Dikkatli bakarsanız surları bile havadan görerek iniyorsunuz.” Diye konuştu.

Diyarbakır’ın tarihi önemine vurgu yapan Dalyancı, şunları söyledi:

“Burası Roma dönemine kadar uzanan köklü bir tarihe sahip. Dünyada sayılı sur kentlerinden biri ve belki de en önemlilerinden. Şu anda bulunduğumuz Hasanpaşa Hanı da tarihi hissedebildiğiniz çok özel bir mekan. Tam anlamıyla geçmişi yaşamasanız bile o ruhu hissediyorsunuz.”

Toplumsal algılara da değinen Dalyancı, şu ifadeleri kullandı: “Batı’da yaşayan insanlar olarak zaman zaman farklı algılar oluşabiliyor. Ancak buraya gelip görmekle o algıların değiştiğini söyleyebilirim. Kültürel olarak biz zaten bir bütünüz. Diyarbakır’da insanların misafirperverliği ve güler yüzü bunu açıkça gösteriyor.”

Içkale-2

Dr. Rana Işık: “Güzellikler Var Ama Daha Profesyonel Dokunuşlar Gerekli”

Diyarbakırlı olup uzun süredir İstanbul’da yaşayan Dr. Rana Işık ise hem duygusal hem de eleştirel bir değerlendirme yaptı. Uzun bir aradan sonra kente turistik amaçla geldiğini belirten Işık, şu ifadeleri kullandı. “Diyarbakır’a uzun süredir gelmiyordum. Bu gelişim aslında turistik anlamda ilk ziyaretim sayılır. İzlenimlerim genel olarak çok olumlu. Tarihi dokuyu ortaya çıkaran çalışmalar yapılmış. Doğal güzellikleri zaten tartışılmaz.”

Ancak bazı eksikliklere dikkat çeken Işık, özellikle İçkale Müze Kompleksi çevresindeki düzensizliğe vurgu yaptı. Işık, “Müze girişinin daha profesyonel olması gerektiğini düşünüyorum. Araç girişinin yasak olduğu yerlere araçların girmesi ciddi bir sorun. Rehberimizi dinlerken araç seslerinden dolayı zorlandık. Bu konuda daha sıkı denetim olmalı” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen kentin değerine dikkat çeken Işık, “Diyarbakır medeniyetlerin beşiği olan çok özel bir şehir” dedi.

Dr. Satiye Advan: “Arkadaşlarıma Doğduğum Şehri Göstermek İstedim”

Gezi organizasyonunda yer alan Diyarbakırlı Dr. Satiye Advan, bu buluşmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. “Diyarbakır doğumluyum, burada büyüdüm. 18 yaşıma kadar burada yaşadım. Sonrasında İstanbul’a gittim. Bu şehir bana çok güçlü bir kültür kazandırdı” diyen Advan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu organizasyonu yapmamızın en önemli nedeni, birlikte okuduğumuz arkadaşlarımızın bu kenti görmesini istememizdi. Yaklaşık 70-75 kişilik bir grubuz. Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerlerini, ardından da Mardin ve Midyat’ı gezdireceğiz.”

Geçmişle bugün arasında karşılaştırma da yapan Advan, şu değerlendirmede bulundu: “Ben çocukken bu kadar yüksek binalar yoktu. Keşke tarihi doku daha iyi korunabilseydi. Yine de buraya arkadaşlarımla gelmiş olmak benim için çok anlamlı. Onların bu şehrin ruhunu hissetmesini istiyorum.”

Içkale-3

Dr. Figen Yemlihan: “Bu Değerler Kaybedilmemeli”

Psikiyatri Uzmanı Dr. Figen Yemlihan ise Diyarbakır’ın uluslararası değerine dikkat çekti. “Dünyanın birçok yerini gezmiş biri olarak söylüyorum; burası çok etkileyici bir şehir. Daha önce 1999 yılında gelmiştim ama şimdi çok değiştiğini görüyorum” diyen Yemlihan, özellikle UNESCO vurgusu yaptı. Yemlihan; “Surların Dünya Mirası Listesi’nde olması çok önemli. Ancak tehlike altında olduğunu duyunca üzülmemek elde değil. Bu değerleri kaybetmeden sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.

Dr. Bülent Bayraktar: “Diyarbakır Bir Şehirden Fazlası”

Spor Hekimliği Uzmanı Dr. Bülent Bayraktar ise Diyarbakır’a daha önce birçok kez geldiğini belirterek her ziyaretinde farklı bir deneyim yaşadığını söyledi. “Diyarbakır’a gelmek sadece bir ziyaret değil, bir kültürel yolculuktur. Binlerce yıllık medeniyetin izlerini burada her an hissediyorsunuz. İnsanların sıcaklığı, misafirperverliği bu deneyimi daha da anlamlı hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Roma’nın gizemli mirası Diyarbakır’dan dünyaya!
Roma’nın gizemli mirası Diyarbakır’dan dünyaya!
İçeriği Görüntüle

Dr. Bayraktar, Türkiye’nin dört bir yanından insanların Diyarbakır’ı görmesi gerektiğini vurgulayarak, “Buraya gelen herkes bu zenginliği hissedecektir” dedi.

İstanbul Tıp Fakültesi 1990 mezunu doktorların Diyarbakır buluşması, yalnızca bir mezuniyet etkinliği olmanın ötesine geçerek, kente dair önyargıların kırıldığı, kültürel bağların güçlendiği ve Diyarbakır’ın tarihi kimliğinin yeniden keşfedildiği anlamlı bir organizasyon olarak kayıtlara geçti.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM